• Ana Sayfa
  • Kimdir?
  • Giriş
  • Basında Biz
Gezer Döner – Gezi Rehberi Sitesi
  • Ana Sayfa
  • Kimdir?
  • Giriş
  • Basında Biz
7 Nisan 20267 Nisan 2026

Mechelen Gezisi

Mechelen Gezisi
Yazı Dizisi : Belçika Gezi Rehberi
Daha Fazla Yazı
  • Brüksel Gezisi-Avrupa’nın Başkenti
  • Brugge Gezisi-Belçika’nın En Güzel Kenti
  • Saksafonun Mucidi Adolphe Sax Müzesi
  • Bir Midye Efsanesi Chez Léon
  • Bira Efsanesi Delirium
  • Belçika ve Bisiklet
  • Dinant Kalesi
  • Brugge Begijnhof Gezisi
  • Kutsal Kan Bazilikası
  • Aan Zee Gezimiz
  • Kışın Brugge Gezisi
  • Kışın Yaptığımız De Haan Gezimiz
  • Brüksel Amsterdam Ulaşımı
  • Leuven Küçük Begijnhof Gezisi
  • Groot Begijnhof Leuven Gezisi
  • Arenberg Kalesi (Arenbergkasteel)
  • Het Steen Kalesi
  • Hortus Botanicus Lovaniensis
  • Brüksel Ulaşım Sistemi
  • Zoet Water
  • Leuven Çan Kulesi
  • KU Leuven Üniversite Kütüphanesi
  • Dinant Gezisi
  • Noel’de Brüksel Gezisi
  • Kışın Gent Gezisi
  • Kışın Antwerp Gezisi
  • Oostende Strand
  • Kışın Yaptığımız Oostende Gezisi
  • Abdij van Park Gezisi
  • Mechelen Gezisi

Yazar : Serhat ÇELEBİOĞLU

Brüksel ve Antwerp şehirleri arasında bulunan Mechelen, zengin tarihi ile güzel mimarisini samimi kültürü ile birleştirmiş bir şehir. Bu nedenle Mechelen Gezisi tüm gezgin arkadaşlarım için hem kültürel hem de tarihi keşifler için ideal bir etkinlik. 

Mechelen; bugün UNESCO listesinde yer alan 4 yapı da dahil olmak üzere, Flanders’da en fazla koruma altına alınmış binaya sahip 2. şehir olmasına rağmen maalesef tur rotalarında olmadığından genel olarak Belçika’yı ziyaret edenler tarafından gözden kaçırılan bir şehir.

Diğer taraftan kompakt yapısı, kolay ulaşılabilirliği ve herkes için sunduğu özel olanaklarıyla da öne çıkan bir şehir.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

Mechelen, tarih içerinde de önemli bir yere sahip. 15. yüzyılın sonları ve 16. yüzyılın başlarında Burgonya ve Habsburg yöneticileri altında Burgonya Hollandası’nın başkenti bile olmuş. Bu durum, görkemli katedralinden, etkileyici belediye binasından, meydanlarından ve ana caddeleri süsleyen güzel evlerinden açıkça görülmekte zaten.

Mechelen, çok hızlı bir dönüş içerisinde. Son döneme kadar Antwerp’in tarzına veya Ghent’in ilerici ruhuna sahip değilmiş. 120 farklı ülkeden gelen ucuz kira arayan göçmenlerin yerleştiği sıkıcı bir yermiş.

Ama 2000 yılında Bart Somers’ın belediye başkanı seçilmesiyle şehirde dönüşüm de başlamış. Çok başarılı iş çıkaran Başkan, Mechelen şehrini Belçika’nın en çekici yerlerinden birine dönüştürdüğü’ için 2016 Yılının En İyi Belediye Başkanı seçilmiş. Bu da yetmemiş en iyi Dünya Belediye Başkanı Ödülü’ne de layık görülmüş.

2019 yılında Financial Times, Mechelen’i geleceğin en iyi 10 mikro-Avrupa şehrinden biri olarak listelemiş. Yani artık planlarda es geçilecek görmemezlikten gelinecek bir şehir değil.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

Gezginler için yazımın bundan sonraki bölümlerinde şehir ile ilgili işinize yarayacak detaylı bilgiler vereceğim.

Mechelen Gezisi

Brüksel, Kuzeybatı Avrupa’da, Londra, Paris, Amsterdam üçgeninin kalbinde merkezi bir konuma sahip. Her gün Paris, Lille, Londra, Amsterdam ve Köln’e tren seferleri yapılıyor. Çok yakında bulunan Mechelen ile de çok sık aralıklı bir tren bağlantısı var.

Merkezi konumu sayesinde Mechelen, Belçika ve Avrupa’nın neredeyse tüm şehirlerinden trenle kolayca ulaşılabilir şehir. Mechelen’de halihazırda 2 tren istasyonu bulunmakta: Mechelen İstasyonu (ana ulaşım noktası) ve Mechelen-Nekkerspoel İstasyonu.

Mechelen Tren İstasyon’undan Grote Markt’a yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılabilirken, Mechelen-Nekkerspoel’den ise sadece 10 dakika sürüyor.

-Brüksel’den Ulaşım

Brüksel ya da Brüksel Zaventem Havaalanı arabayla yaklaşık yarım saat mesafede bulunuyor.

Brüksel Zaventem Havaalanı
Brüksel Zaventem Havaalanı

Şehre vardığınızda, aracınızı şehrin kenarında ücretsiz park edebilir veya ücretli otoparklardan birini kullanabilirsiniz. Ücretli otoparkı tercih ederseniz, şehir merkezine giden yollardaki elektronik tabelalar sizi farklı otoparklara yönlendirecektir.

Mechelen Gezisi Kathedraal Otoparkı
Mechelen Gezisi Kathedraal Otoparkı

Aziz Rumbold Katedrali’nin her 2 tarafında da geniş yeraltı otoparkları mevcut Mechelen çevre yolundan, Grote Markt Otoparkı veya Kathedraal Otoparkı tabelalarını takip edin. Her 2 otoparka da Sint-Katelijnestraat üzerinden ulaşılabilir. Boş yer sayısı, yol boyunca bulunan elektronik tabelalarda belirtiliyor. Duruma göre seçim yapabilirsiniz.

Brüksel Zaventem Havaalanı’ndan otobüse binmek de Mechelen’e ulaşmanın kolay bir yolu. De Lijn, 282, 681, 682, 683 ve 686 Numaralı Hatlar ile Mechelen İstasyonu’na saatte 2 kez direkt otobüs seferi düzenlemekte. 686 numaralı otobüs hattı sadece hafta içi çalışmakta. Otobüs yolculuğu 45-50 dakika sürmekte ve bilet fiyatı yaklaşık 3 €.

Tercih ederseniz Brüksel Zaventem Havaalanı-Mechelen taksi ücreti de 75 € civarında.

Arabanız yoksa;

Bruxelles-Centraal Tren İstasyonu ile Mechelen arasında günde yaklaşık 108 tren seferi bulunmakta ve bu trenler genellikle 21 km’lik mesafeyi seçilen opsiyonlara göre 27-30 dakikada kat etmekte. Brüksel’den Mechelen’e tren bilet ücreti kişi başı 5,8 €’dan başlamakta.

Bruxelles-Centraal Tren İstasyonu

Brüksel Zaventem Havaalanı ile Mechelen arasında günde yaklaşık 59 tren seferi bulunmakta ve bu trenler genellikle 13 km’lik mesafeyi seçilen opsiyonlara göre 11-29 dakikada kat etmekte. Brüksel’den Mechelen’e tren bilet ücreti kişi başı 11,1 €’dan başlamakta.

-Leuven’den Ulaşım

Biz buraya 25 km uzaklıktaki Leuven’den hem tren ile hem de arabayla geldik. Leuven’den Mechelen arabayla yaklaşık 45 dakika mesafede bulunuyor.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

Şehre vardığınızda, aracınızı şehrin kenarında ücretsiz park edebilir veya ücretli otoparklardan birini kullanabilirsiniz. Ücretli otoparkı tercih ederseniz, şehir merkezine giden yollardaki elektronik tabelalar sizi farklı otoparklara yönlendirecektir.

Mechelen Gezisi Kathedraal Otoparkı
Mechelen Gezisi Kathedraal Otoparkı

Aziz Rumbold Katedrali’nin her 2 tarafında da geniş yeraltı otoparkları mevcut. Mechelen çevre yolundan, Grote Markt Otoparkı veya Kathedraal Otoparkı tabelalarını takip edin.

Mechelen Gezisi Kathedraal Otoparkı
Mechelen Gezisi Kathedraal Otoparkı

Her 2 otoparka da Sint-Katelijnestraat üzerinden ulaşılabilir. Boş yer sayısı, yol boyunca bulunan elektronik tabelalarda belirtiliyor. Duruma göre seçim yapabilirsiniz.

Opsinjoorke
Opsinjoorke

Bu arada otoparkın üstündeki park Aziz Rumbold’un mezarının muhtemelen olduğunun düşünülülen bir park var. Otoparktan parka çıktığınızda bu alanda Opsinjoorke Bebeği Heykeli’ni göreceksiniz.

Orijinal bebek 1647 yılında yapılmış. Opsinjoorke, geçit törenlerinde ve alaylarda taşınan bir bebek. Büyük bir keten bez içinde havaya fırlatılıyor. Başlangıçta, karılarına kötü davranan sarhoş kocaları anımsatan Sotscop veya Vuilen Bruidegom (Kirli Damat) olarak adlandırılıyormuş. Bu nedenle, bebek ceza olarak havaya fırlatılıyormuş.

Bebek, mevcut adını 4 Temmuz 1775 tarihinde almış. Aziz Rumbold’un şehre gelişinin bininci yılını kutlayan alay sırasında, bebek fırlatılınca kalabalığın içine düşmüş. Antwerp’li bir seyirci de bebeği uzaklaştırmak için kollarını uzatmış ancak, Sotscop’u çalmak istemekle suçlanmış. Birkaç öfkeli kişi onu dövmüş. Kurban, Mechelen yargıcına yazdığı protesto mektubunda masumiyetini savunmuş ve tazminat talep etmiş. Sotscop, bir sinjoor’a (Antwerp halkının lakabı) düştüğü için o zamandan beri Opsinjoorke olarak anılmaktaymış.

Arabanız yoksa;

Mechelen Antwerp-Leuven Tren hattı’nın tam ortasında bulunuyor. Trene bindikten sonra arkanıza yaslanıp rahatlayabilirsiniz, çünkü Mechelen’e giderken herhangi bir aktarma yapmanız gerekmeyecek.

Leuven Tren İstasyonu
Leuven Tren İstasyonu

Leuven ile Mechelen arasında günde yaklaşık 68 tren seferi bulunmakta ve bu trenler genellikle 22 km’lik mesafeyi seçilen opsiyonlara göre 15-33 dakikada kat etmekte. Leuven’den Mechelen’e tren bilet ücreti kişi başı 5,8 €’dan başlamakta.

Belçika’da 12 yaş altında kendi başına ya da ebeveyn başına 4 çocuğa kadar tren bileti ücretsiz bilginize.

Belçika’da tren işletmecisi SNCB. Biletleri aplikasyon ya da web sitesinden alıp telefonunuza yükleyebiliyorsunuz.

Leuven Tren İstasyonu

Yapamam diyorsanız varsa istasyonlarda bulunan otomatlardan ya da açıksa bilet satış ofislerinden kağıt bilet alabilirsiniz. Trende kondüktörden alırsanız bilet ücretine ilave 9 € ödemek zorunda kalırsınız. Değişken fiyat ve zaman planlaması için tıklayınız.

-Weekend Ticket ve Youth Ticket

Belçika’da trenlerde gezginler için 2 güzel uygulama sizi bekliyor.

Otomatlardan ya da SNCB sitesine girip telefon uygulamasından Weekend Ticket alırsanız hafta sonu olmak şartı ile geri dönüşler için ücret alınmıyor.

Örneğin Leuven Tren İstasyonu’ndan Mechelen Tren İstasyonu’na gelmek ve dönmek için hafta sonu kişi başı 4,1 € ödüyorsunuz. Aynı yolculuğu hafta içi standart bilet ile yaparsanız tek yönde 5,8 € ödersiniz. Yani Belçika’da trenle (Belçika sınıra yakın sınır ötesi şehirler dahil) nereye giderseniz gidin hafta sonu gidin.

Diğer bir uygulama ise Youth Ticket. 26 yaşına kadar geçerli. Bu bilete ise standart ücretin yarısı kadar bir ücret ödeniyor. Yaşınız uygunsa ve hafta sonu ise gerçekten harika…

-Şehir İçi Ulaşım

De Lijn, şehir dışı olduğu gibi şehir içi otobüs seferlerini de işletmekte. Otobüsler şehir dışı hatlarda genellikle saatte 1, şehir içi hatlarda genellikle 15 dakikada bir kalkmakta. Hafta sonları ve okul tatillerinde seferler azaltılmakta.

Mechelen, kısa otobüs yolculukları için mükemmel bir yer. Kısa yolculuklar için özel ucuz biletler bile mevcut; tek yön bilet yaklaşık 2,5 €. Otobüsü istediğiniz kadar kullanmanıza olanak sağlayan günlük bilet ise 7,5 €.

Banka kartınızın (banka veya kredi kartı), akıllı telefonunuzun veya akıllı saatinizin temassız ödeme teknolojisini kullanarak yolculuğunuzun ücretini doğrudan ödeyebilirsiniz.

Taksi tercih ederseniz taksimetre ücreti yolculuğunun ilk 2 kilometresi dahil 8,70 €. Gece (22:00 ile 06:00 arası) 11 €. Bundan sonra km başına 2,60 € (Mechelen dışında 2,90 €) ücret uygulanıyor. Bekleme ücreti ise saatte 30,00 €.

Daha uygun ücretler için Uber uygulamasıyla, Mechelen’de istediğiniz zaman, 7/24 araç çağırabilirsiniz.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

Yürümeyi sevmiyorsanız hem trafiğin kısıtlı olduğu şehir merkezini hem de Mechelen’in yemyeşil banliyölerini keşfetmenin en keyifli yolu bisikletle gezmek. Zaten Mechelen, arabaları caydırmak için radikal bir plan benimseyen ilk Flaman şehirlerinden biri olmuş. Her sokakta bisikletlilerin ve yayaların arabalara göre öncelikli olduğunu balirtelim.

Burada bisiklet sürmenin sayısız avantajı var. Sağlıklı, çevre dostu ve çoğu durumda etrafı dolaşmanın en hızlı yolu. Şehirde halihazırda yüzlerce kilometrelik güvenli ve konforlu bisiklet yolları bulunuyor.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

Sadece kiralama noktalarından değil konakladığınız otelden ve diğer geçici adreslerden de bisiklet kiralayabilirsiniz.

Mechelen’de Blue Bike bisikletleri ana istasyonda, Nekkerspoel Tren İstasyonu’nda ve Veemarkt’ta bulabilirsiniz. Sistem basit: İhtiyacınız olduğunda 7/24 bisiklet ödünç alabilirsiniz! Yıllık 12 € abonelik ücreti ve aylık kullanım ücreti ödersiniz.

Mechelen Tarihi

Mechelen, Belçika’nın en eski şehirlerinden biri. En eski yerleşim yeri hakkında çok az şey bilinmektedir, ancak Roma döneminde ve ardından Cermen Kabilelerinin yerleşimine dair kanıtlar var.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

İnanışa göre Aziz Rumbold, 756 yılında buraya gelmiş ve yerli halkın Hristiyanlığı kabul etmesini sağlamış. Bu çalışmaları sırasında şehit edilmiş.

Geleneksel olarak ölümünün 775 yılında olduğu söylense de Aziz Rumbold’a ait olduğu iddia edilen kalıntıların modern analizi, ölüm tarihinin 580 ile 655 yılları arasında olduğunu gösteriyormuş.

O dönemde kasaba, Aziz Rumbold’un türbesine gelen çok sayıda hacı ve Dijle Nehri boyunca yapılan ticaretle birlikte giderek büyümüş ve refah kazanmış.

Mechelen, Dijle Nehri üzerindeki elverişli konumu ve özellikle 1301 yılında balık, tuz ve yulaf üzerinde temel ithalat haklarını elde etmesinden sonra, güçlenen bir ticaret gücü olmuş.

1303 yılında Brabant Dükü II. John tarafından kasabaya karlı ticaret hakları verilmiş ve bu durum da Antwerp ile süregelen bir rekabete yol açmış. Gelen zenginlik koruma da gerektirmiş. 13. yüzyılda, 7 ana kapı ve 5 küçük kapıdan oluşan yeni şehir surları inşa edilmiş.

Orta Çağ’da Machlina (Mechlinia) olarak adlandırılan şehir, Liège prens-piskoposları (915-1333) ve Flanders Kontları (1333-1369) tarafından yönetilmiş.

14. yüzyılın ortalarında Hollanda’nın büyük bir kısmı Burgonya Düklerinin kontrolüne geçerken 1369 yılında şehrin yönetimi de Burgonyalılara geçmiş.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

1473 yılında Burgonya Dükü I. Charles Busleyden Sarayı’nda Hollanda’nın en yüksek mahkemesi olan Büyük Konsey’i kurmuş. Bu kurum, Mechelen’i 15. yüzyılın Strasbourg’u haline getirmiş. Şehir, avukatları ve meclis üyelerini olduğu kadar sanatçıları ve müzisyenleri de kendine çekmiş.

Şehir, Edward IV ve Richard III’ün kız kardeşi olan Yorklu Margaret’in (1446-1503) 1468 yılında V. Charles’ın büyük büyükbabası Burgonya Dükü I. Charles ile evlenmesinin ardından elde ettiği çeyiz yerleşimlerinin bir parçası olmuş.

Margaret, güzelliğinin yanı sıra enerjisi, zekası ve dindarlığıyla da tanınıyormuş. Charles ve Margaret’in çocukları olmamasına rağmen, Margaret kendisinden 11 yaş küçük olan ve 1477 yılında Burgonya topraklarını miras alan üvey kızı Burgonya’lı Mary ile yakınlaşmış.

I. Charles’ın ölümünden sonra Mechelen bir kez daha önem kazanmış ve İngiliz dul eşi Yorklu Margaret, Mechelen’deki bir saraya (şimdi Avusturyalı Margaret’in sarayının karşısındaki şehir tiyatrosu) taşınmış.

Margaret, yaşamak için Mechelen’i şu nedenlerle seçmiş.

Çeyiz şehirlerinin en büyüğüymüş ve kocası I. Charles burayı Hollanda’nın adli merkezi yapmış.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Ghent veya Bruges’e göre halk yönetici aileye daha sadık olarak kabul ediliyormuş ve şehir; surlar ve hendeklerle iyi korunuyormuş.

Nispeten müreffeh bir şehirmiş ve 14. yüzyıldaki büyük bir yangından sonra yeniden inşa edildiği için daha fazla kaldırım döşeli caddeye sahip olduğundan diğer birçok kasabaya göre daha sağlıklı kabul ediliyormuş. 

Şehir, İngiltere’nin (Margaret’in kraliyet ailesinden olan erkek kardeşleri) ve kocasının Hollanda’yı yöneten haleflerinin verdiği ticaret ayrıcalıklarından ve ayrıca yüksek rütbeli soyluların ve yabancı elçilerin ziyaretlerinden faydalanmış.

Üvey kızı Mary (Zengin Mary olarak bilinir), babasının Nancy savaşında ölümünden 7 ay sonra, 1477 yılında Avusturyalı Maximilian (Habsburg) ile evlenmiş ve böylece Burgonya mirası Habsburglarla bağlantılanmış.

Yorklu Margaret, Mary’nin 1482 yılında Wijnendaele sınırlarında şahinlerle avlanırken geçirdiği bir kaza sonucu Bruges’te zamansız ölümü nedeniyle Burgonya topraklarının varisi Philip the Fair olarak bilinen oğlan ve Avusturyalı Margaret olarak bilinen kız çocuğunun da bulunduğu birkaç üvey torununu büyütmüş.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

1490 yılında, Roma Kralı Avusturyalı Maximilian, Altın Post Şövalyelerinin bir araya gelerek bir meclis oluşturmasını arzulamış. Zira 1481’deki önceki meclisten bu yana 13 şövalye ölmüş. Kendisi Hollanda’ya gelemeyeceği için, en küçük oğlu Güzel Philip meclise başkanlık edecekmiş. Meclisin yapılacağı yer olarak Hollanda’daki genel düşmanca atmosfer nedeniyle, Philip’in güvenliği için daha küçük bir şehir olan, sadakati nedeniyle yakın zamanda kontluk statüsüne yükseltilen ve 12 yaşındaki Philip’in zaten kaldığı Mechelen şehri seçilmiş.

18 Temmuz 1507 Pazar günü, Mechelen’deki Aziz Rumbold Kilisesi’nde Arşidük Philip için görkemli bir cenaze töreni düzenlenmiş. Aziz Rumbold Kilisesi’nde düzenlenen törende Charles İmparator ve kraliyet prensi ilan edilmiş. Avusturyalı Margaret,ten de bu andan itibaren onun için baba ve anne rolünü üstlenmesi istenmiş.

Şehrin kaderi İmparator Charles ve kız kardeşlerinin yetiştirilmesinden sorumlu Avusturyalı Margaret’in çocukluğunu geçirdiği binanın karşısında kendine yeni bir saray inşa ettirip 1507 yılında Brüksel’den Mechelen’e yerleşmesi ile değişmiş. Bu hamle, bu mütevazı şehri Hollanda’nın başkenti ve kuzey Rönesans kültürünün merkezi haline getirmiş.

Ghent’te doğmasına rağmen, V. Charles ilk 15 yılının büyük bir bölümünü, 1507’den 1515’te reşit olana kadar teyzesi Avusturyalı Margaret’in vesayeti altında Mechelen’de geçirmiş.

Mechelen, 1507’den 1530’a kadar Burgonya Hollandası’nın idari ve yasama başkenti olmuş. Diğer taraftan şehir Kuzey Rönesans Kültürünün merkezi haline de gelmiş.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

Bu dönemde şehir yöneticiler, sanatçılar, filozoflar, bilim insanları vb. için bir cazibe merkezi haline gelmiş. Yani sadece siyasi değil entelektüel ve kültürel bir merkez de olmuş. Burgonya Rönesansı da tam burada başlamış.

Avusturyalı Margaret, çağdaşlarına göre, ülkeyi basiret ve öngörüyle yönetmiş. En büyük başarılarından biri, Fransız kralının annesi Savoylu Louise ile zorlu müzakereler sonucunda 1529’da sağladığı “Cambrai Hanımlar Barışı olmuş.

Avusturyalı Margaret 3 kez evlenmiş, ancak her kocası ölmüş bu nedenle çocuğu da olmamış. Mechelen, Margaret’in 1530’da ölümüyle Hollanda’nın başkenti olma özelliğini kaybetmiş.

Yeni naip, Charles’ın kız kardeşi Macaristanlı Mary, hükumet merkezini Brüksel’e taşınmış ve şehir yavaş yavaş gerilemeye başlamış.

Yüksek Mahkeme görevi gören Büyük Konsey Mechelen’de kalmasına rağmen, diğer idari ve hükumet işlevleri kaldırılınca varlıklı avukatlar ve aristokratlar şehri terk etmiş ve sarayları terk edilmiş.

Bununla birlikte şehrin dini önemi devam etmiş. İspanya Kralı II. Philip’in şehri Katolikliğin kalesi haline getirmesiyle şehir de dini hoşgörü azalmış. Hoşgörülü Rönesans dönemi acımasız bir şekilde sona ermiş.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Mechelen, 1559’dan beri Belçika’nın tek başpiskoposluğunun merkezi haline gelmiş. Kral’ın görevlendirdiği Başpiskopos Antoine Perrenot de Granvelle, Avusturyalı Margaret’in boş sarayına yerleşmiş. Mechelen Başpiskoposu, Hollanda’nın en kıdemli din adamıymış.

Hollanda’da Philip’in yönetimine karşı artan dini ve siyasi düşmanlık dönemi Antoine Perrenot de Granvelle’in popülaritesinin azalmasına, 1564 yılında Konsey Başkanlığı görevinden alınmasına yol açmış. Bundan kısa bir süre sonra, Hollanda’nın bazı bölgelerinde Hollanda İsyanı başlayınca önce şehir, İkonoklazm (1566) ile yüzleşmiş. 1572 yılında da Mechelen, İspanyol birlikleri tarafından yağmalanıp yakılmış.

Şehir; 16., 17. ve 18. yüzyıllardaki savaşlarda büyük zarar görürken İspanyollar, İngilizler ve Fransızlar tarafından birkaç kez ele geçirilmiş.

17. ve 18. yüzyıllardaki yeniden yapılanma ve toparlanma, şehrin ticaret merkezi konumuna dayanıyormuş. Bu dönemde şehir; dantel, duvar halısı ve barok mobilya üretimiyle Dünya’da tanınmış.

1781 yılında İmparator II. Joseph, günümüzde iç çevre yolunun güzergahını oluşturan şehir surlarının yıkılmasını emretmiş; orijinal 13. yüzyıl surlarından sadece Brüksel Kapısı (Brusselepoort) kalmış.

1794 yılında Belçika, Fransız birlikleri tarafından işgal edilmiş. Bu işgal, kiliseler ve manastırlara yönelik ağır bir zulümle birlikte gelmiş: kiliseler ve manastırlar yağmalanmış, Katolik ibadeti yasaklanmış ve rahipler ile din adamları sürgüne gönderilmiş. 1801 yılında, Kutsal Makam ile Napolyon arasında, din karşıtı yasaları yürürlükten kaldıran Konkordat imzalanınca durum düzelmiş.

Mechelen Gezisi
Mechelen Gezisi

19. yüzyıldaki sanayi gelişimi Belçika’ya nispeten erken gelmiş. Kıta Avrupası’ndaki ilk buharlı demiryolu 1835 yılında Mechelen’i Brüksel’e bağlamış ve şehir, demiryolu atölyeleri, bira fabrikaları ve mobilya fabrikalarıyla bir sanayi merkezi haline gelmiş. Diğer metal işleme endüstrileriyle birlikte demiryolu atölyeleri açılmış. Ancak sanayi refahı uzun sürmemiş.

Çok daha sonra bu demiryolu bağlantıları, Mechelen’in Nazi geçiş kampı olarak seçilmesine yol açmış ve buradan 25.000’den fazla insan ölüm kamplarına gönderilmiş.

Şehir hem 1. hem de 2. Dünya Savaşlarında ağır hasar görmüş.

1. Dünya Savaşı sırasında 1914 yılı Alman işgali sırasında Mechelen önemli ölçüde hasar görmüş ve yapılan bombalama saldırılarda, St Rumbold Katedrali ve IJzerenleen boyunca uzanan evler de dahil olmak üzere tarihi yapıları ağır şekilde hasara uğramış.

Antwerp ve Brüksel arasındaki konumu nedeniyle 1918 ateşkesine kadar işgal altında kalmış.

1918 yılına kadar şehir, özellikle Antwerp savunma hattının bir parçası olan ve ağır hasar gören Fort Walem yakınlarında yoğun ve düzensiz çatışmalara tanık olmuş.

II. Dünya Savaşı sırasında Mechelen, merkezi konumu ve demiryolu bağlantıları nedeniyle Belçika’daki ana sürgün merkezi olmuş. Dossin Kışlası’nda bulunan ve 1942 ile 1944 yılları arasında 25.000’den fazla Yahudi ve Roman’ın Auschwitz-Birkenau’ya sürüldüğü merkez bir Nazi geçiş kampı olarak hizmet vermiş.

Şehir 1944 yılında Müttefik bombardımanlarına maruz kalmış. Mechelen çevresinde halen, 2. Dünya Savaşı sırasında Müttefik bombardımanlarından kalma çok sayıda bomba krateri bulunmakta.

Normandiya çıkarmasına hazırlık olarak, kıyıya giden ikmal yolunu kapatmak amacıyla yapılan bombardımanlar, çok sayıda Alman malzemesinin bulunduğu bir merkezi hedef almış. Şehir, 4 Eylül 1944’te İngiliz kuvvetleri tarafından kurtarılmış.

Mechelen Gezilecek Yerler

Şehir, ikonik katedrallere, Burgonya tarzı saraylara, şirin sokaklara, sevimli kiliselere ve Dijle Nehri’nin kıyılarını süsleyen güzel barok cephelere ev sahipliği yapıyor.

Mechelen’i keşfetmenin en iyi yolu şüphesiz yürümek. Tarihi şehir merkezi kompakt ve küçük ölçekli. Yani yürüyerek hiçbir şeyi kaçırmazsınız.

Brusselpoort’tan merkeze doğru yürüyüş, şehri gezenler için en iyi başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Sonraki gezi rotasını sağlık durumunuza, önceliklerinize ve taleplerinize göre yapabilirsiniz.

-Brüksel Kapısı (Brusselpoort)

Merkezin güneybatısında yer alan Brusselpoort, 1264 ile 1268 yılları arasında inşa edilmiş şehir surlarından günümüze ulaşan tek giriş kapısı.

Yapı Tournai taşından Gotik tarzında inşa edilen devasa yapı Mechelen çevre yolunun ortasında yer almakta. Brusselpoort ziyaretçilere açık değil.

Adres: Hoogstraat 83, 2800 Mechelen Tel: +32 15 29 76 54

-Dijle Kanalı Yolu

Eskiden sadece tekneyle ulaşılabilen nehir kıyısı boyunca yeni bir kentsel proje olarak ahşap bir yürüyüş ve bisiklet yolu olan Dijlepad inşa edilmiş.

Dijle Kanalı Yolu
Dijle Kanalı Yolu

Bu sakin rota, bölgenin doğal güzelliğini ve zengin tarihini deneyimlemenin eşsiz bir yolunu sunmakta. Birçok yorumcu, burayı keyifli ve huzurlu bir yürüyüş olarak tanımlıyor.

Burada yapılacak bir gezinti gezginler için Mechelen’in mimarisine farklı bir açıdan bakma imkanı sağlıyor; hem tarihi hem de modern binaların yanı sıra nehir kıyısındaki evlerin arka bahçelerinin manzaralarını da görmenizi sağlıyor. Bazıları ise bunu ıslanmadan yapılan bir tekne turuna benzetiyor.

Eskiden bir patika olan bahse konu yol, 1530 yılında balıkçı loncası için etkileyici bir Rönesans evinin inşa edildiği eski bir liman olan Zoutwerf’e çıkıp daha sonra alçak bir köprünün altından geçerek eski bir bira fabrikası olan Lamot Kültür Merkezinde sona eriyormuş.

Dijle Kanalı Yolu Fonteinbrug
Dijle Kanalı Yolu Fonteinbrug

Bugün ise Van Breethhoverenburg’dan başlayan gezi yolu Dijle Nehri’nin yanından ve yer yer kanal üzerinden de devam ederek Fonteinbrug’da sona eriyor.

Buradan da Mechelen Botanik Bahçesi’ne (Kruidtuin) kadar devam ediyor.

Dikkatinizi çekmiştir. Burada bir not düşelim. Ludwig van Beethoven’ın büyük anne ve babasının Mechelen’de yaşamış. Gerçi ünlü besteci Mechelen’i hiç ziyaret etmemiş çünkü büyükbabası öldüğünde sadece 3 yaşındaymış. Yine de kökleri Flanders’da, bu yüzden isminde Almanca von değil, Flaman dilindeki van kullanılıyor. Bilginize…

Mechelen Botanik Bahçesi'(Kruidtuin)
Mechelen Botanik Bahçesi'(Kruidtuin)

Yeni güzergah sizi eski evlerin, terk edilmiş fabrikaların ve bakımsız bahçelerin yanından geçiriyor.

Şehrin kalbinde su kenarında yürüyüş yapmak, özellikle Dijle Nehri’nin yüzen kısmından geçerseniz, eşsiz ve rahatlatıcı bir deneyim!

Bu unutulmuş yerde, nehre bakan terasları olan birkaç yeni apartman binası da çoktan yükselmiş. Birçok su kuşu da burayı atmosferik ve çocuklar için eğlenceli kılıyor.

Dijle Kanalı Yolu
Dijle Kanalı Yolu

Dyle Kanal Yolu’na şu noktalardan erişebilirsiniz:

-Haverwerf

-Dyle Kanal Yolu 2 (Fontein köprüsünün yanında)

-Raghenoplein 21 (Thomas More Üniversitesi De Ham kampüsü ile De Vest kampüsü arasında)

-Nekkerspoel Borcht Ulaşım

Dijle Kanalı Yolu
Dijle Kanalı Yolu

Aşağıda anlatacağım ünlü rıhtımlara direk gelmek için şu opsiyonları kullanabilirsiniz.

Yürüyerek gelmek için Mechelen Tren İstasyonu’ndan yola çıkıyorsanız, istasyondan çıkın ve ana cadde olan ‘Stationsstraat’a doğru ilerleyin. ‘Korenmarkt’a ulaşana kadar yaklaşık 10 dakika düz yürüyün. Burada şehrin güzel mimarisini göreceksiniz. Solunuzda ‘St. Rumbold Katedrali’ni geçerek düz devam edin. Yaklaşık 5 dakika sonra ‘Haverwerf’e varacaksınız.

Dijle Kanalı Yolu
Dijle Kanalı Yolu

Toplu taşıma kullanacaksanız Mechelen Tren İstasyonu’ndan 1 veya 2 numaralı otobüs hatlarını kullanabilirsiniz. İstasyon durağından otobüse binin. 3 durak sonra (yaklaşık 8 dakika), ‘Korenmarkt’ta inin. Oradan ‘Haverwerf’e doğru 5 dakika düz yürüyebilirsiniz.

Bisikleti tercih ediyorsanız, Mechelen tren istasyonunun yakınında bisiklet kiralayabilirsiniz. ‘Stationsstraat’ üzerinde güneye doğru ilerleyerek ‘Korenmarkt’a ulaşın. Ardından sola dönerek ‘Haverwerf’e girin. Tüm yolculuk yaklaşık 10-15 dakika sürecektir.

Adres: 2800 Mechelen, Belçika Tel: +32 15 29 76 54

-Tuz İskelesi (Zoutwerf)

Güneyden Ijzerenleen’e doğru Dijle Nehri’ni geçerken sağda tarihte Mechelen’in en prestijli ticari sitelerinden biri olan Zoutwerf (Tuz İskelesi) rıhtımını göreceksiniz.

Zoutwerf
Zoutwerf

Şehir 1301 yılında tuz üretimi için gerekli kaynağı elde ettiğinde, Grootbrug (Büyük Köprü) üzerindeki tarihi rıhtım ‘Zoutwerf’ veya Tuz İskelesi olarak yeniden adlandırılmış.

Burada gezerseniz 1540 yılına tarihlenen ‘De Waag’ ve ‘De Steur’ın 2 otantik cephesini hemen fark edeceksiniz. Buradaki rıhtımda tekneler boşaltılıp yükleri elleçlenirmiş.

De Steur depo olarak hizmet verirken, mallar De Waag’da (‘Tartıhane’) tartılıyormuş.

De Waag, 3 bölmeli ve üst üste bindirilmiş 3 bölümden oluşan bir cepheye sahip. ​​Zemin ve üst katlarda ahşap çapraz çerçeveli pencereler var. Çatı alınlığı, saçak tahtalarıyla sınırlandırılmış yenilenmiş tahtalarla kaplı; altta, 2 dikdörtgen panjur arasında sürekli bir damlama pervazı bulunan dikdörtgen çatı katı penceresi bulunuyor.

Zoutwerf
Zoutwerf

Sağ taraftaki tuğla cephe, yuvarlak kemerler üzerinde çıkıntılı üst kat ile tamamlanmış; ön cephede kumtaşı konsol görülebiliyor.

Hemen yanındaki De Steur ise üst katı çıkıntılı, daha az işlemeli üçgen çatıya sahip. Üst katta 2 adet çapraz çerçeveli pencere ve en üstte, saçak tahtalarıyla sınırlandırılmış dikdörtgen pencereler; damlama pervazları mevcut. Zemin katın sol bölümü kısmen taş kaplı. Sağ taraf ise geniş bir giriş kapısına dönüştürülmüş.

Buradaki bir diğer dikkat çekici binalar ise balıkçıların eski lonca binası olan In Den Grooten Zalm ve Den Kleinen Zalm.

Huis De Zalm
Huis De Zalm

In Den Grooten Zalm adını kapının üzerinde kabartma olarak göreceksiniz. Zaten bina rıhtımdaki en yüksek bina fark tememeniz mümkün değil. Kapının üzerinde ‘In den Grooten Zalm’ yazılı bir şerit, yaldızlı somon balığının etrafına sarılmış.

Hikayesine gelince; 1519 yılında balıkçılar loncası, Zoutwerf’te Sandvliet olarak adlandırılan evi satın almış. Sandvliet o zaman hala iyi durumdaymış, ancak cephesi 1530 ile 1535 yılları arasında usta taş ustası Willem Van Werchtere’nin tasarımına göre tamamen yenilenmiş.

Cephe, değerli mavi sert taştan inşa edilmiş ve Avesne taşından yapılmış yüksek kaliteli ince oymalarla tamamlanmış.

Gotik cephe yapısı İtalyan Rönesans unsurlarıyla birleştirilmiş. Bu, sadece Mechelen’de değil, tüm Hollanda’da bir ilk olmuş.

Yani bahse konu bina, Hollanda’daki Rönesans tarzının en eski örneklerinden biriymiş. Hal böyle olunca yeni sakinler de binaya In den Grooten Zalm  yani Büyük Saray adını vermiş.

Sonuç olarak o dönemde Balıkçılık mesleği, In den Grooten Zalm’ı zenginliklerine ve itibarlarına yakışır bir mimari şaheserine dönüştürmüş. Dikkat ederseniz görkemli Rönesans cephesi, bu loncanın zenginliğine dair bir fikir vermekte.

Huis De Zalm
Huis De Zalm

Bu arada söz konusu bina inşa edilirken diğer loncalar ise hala Gotik tarzda ve ahşaptan binalar inşa ediyormuş.

Sandvliet’in solunda, o zamanlar hala Innehuysken olarak adlandırılan Den Kleinen Zalm bulunuyormuş çünkü vergiler orada ödeniyormuş. bu, erken dönem bir vergilendirme biçimiymiş.

Bina 17. yüzyılda bir yangında yıkılmış, ancak balıkçılar bir araya gelerek binayı yeniden inşa etmiş ve adını ‘De Kleine Zalm’, yani ‘Küçük Somon’ olarak değiştirmişler.

1550 ile 1561 yılları arasında Brüksel-Rupel Kanalı ve daha sonra 18. yüzyılda Leuven Kanalı’nın kazılmasıyla, Dijle Nehri kıyısındaki Mechelen balıkçı dükkanları giderek önemini yitirmiş.

Son darbe ise İmparator II. Joseph’in eylemleriyle gelmiş ve balıkçı loncası 1795 yılında resmen feshedilmiş.

Bir yıl sonra, In den Grooten Zalm ve Den Kleinen Zalm binalarına Fransız işgalciler tarafından el konulmuş ve milli mülk olarak satılmış.

Bu dönemde Den Kleinen Zalm bir hana dönüştürülürken, In den Grooten Zalm birkaç kez el değiştirmiş; önce bira üreticisi Jean-Baptiste Olivier’in, ardından da Karel De Stobbeleer’in mülkiyetine geçmiş.

1874 yılında her ikisi de ressam olan Willem Geets ve eşi Emilie de Bruyne, In den Grooten Zalm’a taşınmış. 1. Dünya Savaşı arifesinde Geets ve de Bruyne evi terk etmişler ve kısa süre sonra ev Alman askerleri tarafından işgal edilmiş. Savaş bitince, In den Groote Zalm, Geets’in mirasçılarının mülkiyetine geçmiş.

Yaklaşık 20 yıl sonra, 1943’te, Mechelen şehri, eski sakini Willem Geets’in anısına bir müze açmak amacıyla, Den Kleine Zalm ile birlikte bu mimari mücevheri satın almaya karar vermiş. Aynı yılın ilerleyen aylarında, şehir, tarihi ve sanatsal değeri nedeniyle binayı koruma altına alınmış bir anıt olarak tescil ettirmiş.

15 Şubat 1945 tarihinde o zamana kadar Den Kleine Zalm ve In den Grooten Zalm olarak adlandırılan Huis De Zalm , bir Alman V1 bombasıyla vurulmuş . Patlamadan sadece doğal taş merdivenler neredeyse hiç hasar görmeden kurtulmuş. Cephe de ayakta kalmış, ancak bina biraz öne doğru eğilmiş.

Huis De Zalm
Huis De Zalm

Yapılan restorasyonlar sonrası 1959 yılında Huis De Zalm, Eski Mechelen El Sanatları Müzesi olmuş.

2023 yazından beri de Huis De Zalm Hannah Arendt Enstitüsü’ne ev sahipliği yapıyor.

Adres: Zoutwerf, 2800 Mechelen Tel: +32 15 29 76 54

-Yulaf İskelesi (Haverwerf)

Güneyden Ijzerenleen’e doğru nehri geçerken solda yer alan Haverwerf (Yulaf İskelesi) rıhtımlarında, balıkçı loncası için inşa edilen Aziz Joseph Evi, Şeytan Evi ve Cennet Evi’ndeki oymalar gibi birçok ilginç eski bina bulunmakta.

Başlangıçta yulaf bu rıhtımdaa boşaltılıp ticareti yapılıyormuş. Yulaf eskiden tahılla eş anlamlıymış ve Mechelen tahıl konusunda münhasır haklara sahipmiş.

Haverwerf
Haverwerf

Tahıl taşıyan tekneler Mechelen’e yanaşmak ve tüm yükü 3 gün boyunca satışa sunmak zorundaymış. Tüccarların Mechelen’de satamadıkları ürünler ancak teknelere geri yüklenip başka yerlere götürülebiliyormuş.

Gezerseniz köprünün yakınındaki yukarıda bahsettiğim 3 evi fark etmemeniz mümkün değil. 16. ve 17. yüzyıllardan kalma bu evler, Haverwerf’e insanları çeken unsurlardan biri.

Köşedeki evin adı Het Paradijske, yani Küçük Cennet. Geç Gotik tarzındaki ev, 16. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmekte. Cephe, R. Keldermans’a atfedilmekte.

Pencerelerin üzerindeki kabartma paneller, Eski Ahit’ten ‘Dünyevi cennet’ ve ‘İyilik ve kötülüğün bilgisi ağacı’ sahnelerini tasvir ediyormuş.

1991 yılında restorasyon sırasında, bunlar replikaları ile değiştirilmiş.

Ortadaki ev ise De Duiveltjes, yani Küçük Şeytanlar, Belçika’nın en güzel ahşap cephelerinden birine sahip. J. Grootaers’e göre yapı 1545-1550 inşa edilmiş ancak bazılarına göre günümüzdeki görünümünü 1669 yılında almış.

Özellikle Mechelen’deki erken Rönesans etkisine sahip Gotik ahşap yapıların en güzel örneklerinden biri olarak mimari-tarihsel değeri yüksek bahse konu büyüleyici mekan, Belçika’nın geçmişine bir bakış sunarak, dönemin olağanüstü işçiliğini ve sanatını da sergiliyor.

Eskiden De Verloren Zoon, yani Kayıp Oğul olarak adlandırıldığını biliyoruz, çünkü hikaye ön kapının üzerinde tasvir edilmiş. Şimdi ise sütun görevi gören küçük şeytanlardan adını alıyor.

Zemin kat, konsollu asma kat, yüksek üst kat ve üçgen çatılı (mekanik kiremitli) çatı katı bulunan derin bir ev.

Yapının cephesi 1867 yılında restore edilmiş: üst kattaki ve tepedeki tahta döşeme ve su kanalları yenilenmiş. Zemin katta orijinal kalıplar, oyma konsollar ve saçak tahtası korunmuş.

1. Dünya Savaşı’ndan sonra zemin kattaki pencere pervazları yenilenmiş; 1963’te vitray pencereler takılmış ve iç mekan yenilenmış.

Çatı alınlığı ve bitişik pencerelerin ve parapetlerin pervazları, sürekli pervazlar ve su kanallarıyla işaretlenmiş.

Zemin kat doğal taş bir kaide üzerindedir; lentoların altında, Kayıp Oğul’un heykeltıraşlık sahnesini gösteren merkezi bir kapı bölmesi bulunmakta.

Ortada, satir heykelleriyle süslenmiş, dikmeler arasında çift pencere bulunan, çıkıntılı asma kat var.

Yatay olarak eklemli çatı alınlığı, çıkıntılı bir yapıda; üst pencerelerin dikmelerine bağlanan konsollar, cesaret, sadakat, güç, kader, ihtiyat, gurur tasvirleriyle süslenmiş; ortada, sağda bir satir ve solda bir sirenle sonlanan, üç loblu kavisli bir rüzgar gülü altında, merkezi bir yuvarlak pencere ve çatı katı penceresi bulunmakta. Solda tuğla yangın duvarı, ardışık çıkıntılarda kumtaşı omuz parçalarıyla desteklenmiş.

Solda Sint-Jozef olarak bilinen ev; ortada ise Çocuk İsa’yı tutan Aziz Yusuf’un kabartması yer almakta.

2 katlı ve 3 bölmeli, güzel bir Barok cephede inşa tarihi 1669 yılı yazsa da 1904 yılında yeniden inşa edildiği söyleniyor.

Tuğla ve kumtaşı cephesi, yenilenmiş çiftli çapraz pencerelerin açık işlemeli çıtalarıyla desteklenmiş.

Üst katta kişisel; profilli kemer sırtları, sıralı kilit parçaları ve uyumlu konsolları olan 3 sepet kemer bulunmakta. Gömme kemer alanları, kartuşlarla zenginleştirilmiş ve ortada Aziz Yusuf ve Çocuk İsa’yı tasvir eden ve “Bu Aziz Yusuf’tadır” yazılı bir kabartma panel yer alıyor.

Adres: Haverwerf 20, 2800 Mechelen Tel: +32 15 29 76 54

-Hanswick Meryem Ana Bazilikası (Onze-Lieve-Vrouw-van-Hanswijkbasiliek)

Dijle Kanalı Yolu gezisi yaparsanız mutlaka göreceğiniz katedral içerisinde ahşap oymacılığı da dahil olmak üzere muhteşem sanat eserleri bulunan, güzel ve sakin bir barok katedral.

Belçika’daki az sayıdaki kubbeli kiliseden biri. Mechelen’deki çoğu kilise gibi bakımlı, aydınlık ve zarif. İç mekanı, eski İspanyol Hollandası’nın Barok tarzının sıra dışı bir yönünü yansıtıyor.

Onze-Lieve-Vrouw-van-Hanswijkbasiliek
Onze-Lieve-Vrouw-van-Hanswijkbasiliek

Efsaneye göre 988 yılında Dijle Nehri’nde bir gemi karaya oturmuş. Geminin kurtarılması ancak Meryem Ana heykelinin kıyıya çıkarılmasıyla mümkün olmuş. Bu olay, Hanswijk bölgesinde Meryem Ana’ya duyulan saygının başlangıcı olarak kabul edilmiş.

Bazilika, Rubens’in öğrencilerinden ve baş yardımcılarından biri olan yerel mimar ve heykeltıraş Lucas Fayd’herbe tarafından inşa edilmiş. Yapının temeli 1663 yılında atılmış. Bazilika 1678 yılında ibadete açılmış.

1 Mayıs 1944 yılında, 2. Dünya Savaşı sırasında kilise hava bombardımanı sonucu ağır hasar görmüş ve savaş sonrasında kapsamlı bir restorasyon yapılmış.

1985 yılında Papa John Paul da 65. doğum gününde burayı ziyaret etmiş. Böylece Dünyaca da ünlü olmuş.

Bazilikayı her gün 09:00–17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Adres: Hanswijkstraat 69, 2800 Mechelen, Belçika Tel: +32 477 20 26 29

-Leliëndaal Meryem Ana Kilisesi (Onze-Lieve-Vrouw-van-Leliëndaalkerk (Jezuïetenkerk))

Bruul Caddesi üzerinde bulunan Leliëndaal Meryem Ana Kilisesi (Cizvit Kilisesi), 17. yüzyılda Leliëndaal’daki Nobertine Rahibeleri’nin eski manastırına aitmiş.

Bu kilise, Norbertin Tarikatı’nın emriyle 1662 ile 1670 yılları arasında yine Rubens’in öğrencilerinden ve baş yardımcılarından biri olan yerel mimar ve heykeltıraş Lucas Fayd’herbe tarafından inşa edilmiş.

Onze-Lieve-Vrouw-van-Leliëndaalkerk (Jezuïetenkerk)
Onze-Lieve-Vrouw-van-Leliëndaalkerk (Jezuïetenkerk)

Barok tarzındaki kilisede Cizvitlerin imgeleri ve ideolojisi kilit bir rol oynuyor. Cephedeki Loyola’lı Ignatius heykeli, ana sunaktaki resim, Lourdes mağarası ve Meryem Ana’nın çarpıcı varlığı, bu Cizvit ilhamının örnekleri.

2. Dünya Savaşı sırasında ağır hasar görmüş. Yine de, iç mekanın genel Barok karakteri iyi korunmuş.

Kilise mobilyaları Fransız Devrimi’nden sonra satılmış. Bu nedenle, mevcut mobilyaların çoğu 20. yüzyıldan kalma.

Adres: Bruul, 2800 Mechelen, Belçika Tel: +32 15 27 19 90

-Mechelen Aziz Rumbold Katedrali (St Romboutskathedraal)

Yaklaşık 1200 yılında yapımına başlanan kilise, Aziz Rumbold’a adanmış. Bu nedenle en başından beri etkileyici ve diğer tüm bölge kiliselerinden daha büyük olarak tasarlanmış. İnşaat 15. yüzyıla kadar sürmüş.

Bir çok aziz gibi, Aziz Rumbold’un hayatı da oldukça belirsiz. 6. 7. veya 8. yüzyılda yaşadığına inanılıyor. İskoçya’da ya da İrlanda’da doğduğunu düşünenler gibi belki de hiç doğmadığını düşünenler de var.

Kayıtlara göre 7. yüzyılda, Aziz Rumbold, Dijle’nin bataklık kuzey kıyısında bir münzevi olarak yerleşmiş ve ölümünden sonra mezarının yakınında bir manastır kurulmuş. Burası da hacıların ziyaret ettiği bir yer olmuş.

10. yüzyılın başlarında, Mechelen bölgesi Prens-Piskopos’un ve Liège’li Aziz Lambert manastırı desteklemiş. Daha sonra bu destek devamlılık kazanmış.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

1491 yılında Kutsal Roma İmparatoru Avusturyalı Maximilian’ın en küçük oğlu Güzel Philip için düzenlenen Altın Post Nişan Töreni ile 1507 yılında Arşidük Philip için düzenlenen cenaze töreni ve Charles’ın İmparator ve kraliyet prensi ilan edilmesi töreni bu kilisede yapılmış.

1559’da Mechelen Başpiskoposluğu’nun kurulmasıyla katedral statüsüne yükseltildiğinde, statüsü ve ihtişamı daha da artmış. Daha sonra ‘başpiskoposların kilisesi’ haline gelmiş. Böylece, bir dizi inşaat çalışmasının ardından, şehrin göz alıcı yapısı haline gelmiş.

16. yüzyıldaki dini savaşlarda katedral ağır darbeler almış. Eski iç mekanın büyük bir kısmı ikonoklazm ve yağmalama nedeniyle yok olmuş.

O yüzyılın sonunda Kalvinist yönetim, Katolik ibadetine dair tüm referansları ortadan kaldırmış.

1794 yılında Belçika, Fransız birlikleri tarafından işgal edildiğinde katedral de yağmalanmış, Katolik ibadeti yasaklandı ve rahipler ile din adamları sürgüne gönderilmiş. Rahipler 1801 yılında Napolyon’un din karşıtı yasaları yürürlükten kaldırması ile geri dönebilmiş.

2. Dünya Savaşı’nda şehir ağır bombardımana uğramış ancak katedral bu bombardımanları az hasar ile atlatmış.

Katedralin içi gerçekten nefes kesici.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

İç mekan, tozlu heykelleri sallayan gürleyen bir org ile Gotik mimarinin çarpıcı bir örneği. Etkileyici bir şekilde oyulmuş bir kürsüye ve iyi bir müzeyi dolduracak kadar çok sayıda tabloya sahip.

Sanat koleksiyonu, Aziz Rumbold’un hayatından bölümleri betimleyen bir dizi hasarlı yağlı boya tabloyu içeriyor.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

Anthony van Dyck’ın ‘Çarmıhtaki İsa’ tablosunun yanı sıra Michel Coxcie, Gaspard de Crayer ve Abraham Janssens’in eserlerini de hayranlıkla izleyebilirsiniz.

Özenle korunmuş bu eserler, Flaman sanatının büyük başyapıtları arasında.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

Ancak asıl göz kamaştırıcı eser, 1665 tarihli Lucas Faydherbe’nin yaptığı yüksek sunak olmalı. 17. yüzyıldan kalma siyah beyaz yüksek sunak, Lucas Fayd’herbe tarafından yapılmış. Aynı şekilde Başpiskopos Creusen’in heykeli (1660) de onun eseri.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

Katedralin içinde, 100 metreden uzun ve 28 metre yüksekliğindeki etkileyici 13./14. yüzyıl nefi, Gotik tarzda inşa edilmiş.

Kemerlerden birinde, Aziz Norbert’in dönüşümünü gösteren 18. yüzyıl Barok vaaz kürsüsü bulunmakta- burada kurbağaları, salyangozları, sincapları, pelikanı ve diğer hayvanları yakından inceleyebilirsiniz.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

Kuzey koridorundaki şapeller, Yorklu Margaret’in şehirde yaşadığı 1498 ile 1502 yılları arasında eklenmiş.

Güney transeptinde Anthony van Eyck’in ‘Çarmıha Geriliş’ tablosu bulunurken, kuzey transeptinde Ocak 1926’da ölen Kardinal Mercier’in mezarı ve İngiltere Kilisesi tarafından sunulan bir plaket yer almakta.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

Benim dikkatimi ise Michiel Van der Voort tarafından yapılmış minber çekti. Gerçekten muhteşem bir oyma işçiliği.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

Katedral yüzyıllardır Mechelen’e hükmetmiş. Ancak katedral son yıllarda bitmek bilmeyen skandallarla sarsılmış. Artık birçok insanın hayatında bir rol oynamıyormuş.

Hatta katedralin karşısına Il Cardinale adlı moda bir hamburger restoranı bile açılmış. Restoran, Meryem Ana’nın yüzlerce ironik heykeliyle dekore edilmiş ve hoş değil ama menüde “Meryem’in Küçük Bir Kuzusu Vardı” ve “Bebek İsa” gibi hamburger isimleri varmış.

Katedrali her gün 08:00-17:30, pazar: 12:00-17:30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Adres: St Rumbolds Tower, Onder den Toren 12, 2800 Mechelen Tel: +32 15 29 40 32

Usta mimarlar Keldermans Ailesinin 15. yüzyılda inşa ettiği kule, Katedralin en dikkat çekici özelliği.

Başlangıçta 77 metrelik bir sivri uç da dahil olmak üzere olağanüstü 167 metreye ulaşması planlanmış olsa da, sivri ucun sadece 7 metresi inşa edilmiş.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

8 Katlı 538 basamaklı kulede, her biri 49 çana sahip ve toplam ağırlığı 80 tondan fazla olan, biri diğerinden 39 basamak yukarıda olmak üzere 2 çan kulesi bulunmakta.

Mechelen halkı, kuleyle ilgili bir hikaye nedeniyle ‘Maneblussers’ (Maneblussers) lakabını almış. Efsaneye göre, 17. yüzyılda, yakındaki bir birahanede karnını doyurduktan sonra eve dönen bir Mechelenli, katedral kulesinin yandığını sanmış. Alarm çığlıklarını duyan yerliler yangını söndürmeye çalışmış.

Meğerse, kafası iyi olan Mechelenli, kulenin etrafındaki ay ışığının alışılmadık kırmızımsı parıltısını yangın sanmış.

Ortada yangın yokken insanlar koşuşturunca şehirde bulunan Antwerpliler de Mechelen halkı için Ay Söndürücüler (“Maneblussers”) lakabını takmış.

Şehri keşfetmenin bulutların arasında olmaktan daha iyi bir yolu yok. Bu konuda St Rumbold Kulesi, her şeyi bir arada sunan eşsiz bir deneyim sunuyor.

St Romboutskathedraal
St Romboutskathedraal

500 yüzyıl sonra bile kule, Mechelen’e hala hakim bir konumda. 97 m yüksekliğindeki 49 çanlı kulenin etrafındaki gök yolu ve kuleye tırmanış gerçekten muhteşem. Kulesi’nin çatısına çıkış, iniş ve gezi yaklaşık 1-1,5 saat sürüyor.

Kulede asansör bulunmamakta. Sağlık sorunları olanlar, hareket kabiliyeti kısıtlı olanlar veya yükseklik korkusu olanlar tırmanmayı denememeli.

Kuleye bireysel ziyaretçiler her gün 13:00-18:00 arası, Cumartesi günü 10:00-18:00 arası çıkabiliyor. Ancak çıkış her 20 dakikada 25 ziyaretçi ile sınırlı.

Giriş ücreti yetişkinler için 8 € ama en az 10 kişi iseniz grup indirimi ile 6 €. Çocuklar ve gençler (4-26 yaş): 3 €. Aile bileti de düşünülmüş. 1 veya 2 yetişkin + 1 ila 4 çocuk/genç (26 yaş altı) için %20 indirim yapılıyor.

Bireysel ziyaretler için özellikle sezonda rezervasyon öneriliyor, gruplar için ise rezervasyon zaten zorunlu.

Günlük, talep üzerine rehberli tur yapılıyor. Tercihinize göre 1 -2 saat süren turların fiyatı 90 € (en fazla 25 katılımcı/rehber) + kişi başı 5 € ve Rezervasyon ücreti 3 € 

Gezide AR uygulaması sayesinde, Gök yolunda, Artırılmış gerçeklik (AR) gözlüğü ile 1516 yılından kalma çeşitli Burgonya sarayları, şehir vahaları ve anıtları hakkında size daha fazla bilgi veriliyor.

Düşünürseniz biletiniz Dijle Kanalı tekne turunda grup indirimi ve Oyuncak Müzesi biletlerinizde indirim de sağlıyor.

1, 50, 86, 2, 3 Numaralı Otobüsler meydanın yakınından geçiyor. 1 Numaralı Otobüs Mechelen İstasyonu Platformu 9’dan kalkıyor.

-Büyük Pazar Meydanı (Mechelen Grote Markt)

Grote Markt, şehrin en büyük meydanı ve tarihi şehir merkezinin canlı kalbi.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Meydana Aziz Rumbold Katedrali Kulesi hakim. Meydanın diğer tarafında ise Belediye Binası var.

Meydan, 16. yüzyıldan kalma Rönesans ve 18. yüzyıldan kalma Rokoko dahil olmak üzere farklı dönemlerden ve çeşitli stillerden evler ile çevrili.

1286 tarihli bir belgede “Forum Machliniense” olarak zaten bahsedilen ve günümüzdeki Schoenmarkt’ı da içeren bir köy meydanıymış. 1486’dan beri “Grote Markt” olarak biliniyor.

Belediye binası (Stadhuis), birbirine zıt tarzlara sahip 3 orijinal binadan oluşmakta.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Sağda, aslen 14. yüzyıldan kalma ve 17. yüzyılda eklenmiş bir üçgen çatıya sahip olan 
Lakenhal Yünlü Kumaş Tüccarları Salonu (Lakenhal) bulunmakta.

Ortada, yine aslen 14. yüzyıldan kalma ve bir kısmı 16. yüzyılın başlarında 3. bölüm olan Büyük Konsey Sarayı’na yer açmak için yıkılan Belfort yer almakta.

Solda, 1526 yılında inşa edilen Büyük Konsey Sarayı (kuzey belediye binası kanadı) görülüyor. Saray, döneminin en büyük mimarı Rombaut Keldermans’ın yönetiminde inşa edilmiş. Süslü, kemerli bir yapı olan Saray, diğer bölümlerin sade taş işçiliğiyle tezat oluşturan bugünkü halini ancak 20. yüzyılda almış.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Sarayın yan tarafında, birinci katın üst kısmında (dış cephe) Hollanda hükümdarlarının kabartma portreleri bulunmakta; bunlar arasında Charles’ın büyük anne ve babası Maximilian ve Mary ile babası Yakışıklı Philip de yer almakta. Restorasyon çalışmaları bittiğinde modern şehir müzesinin burası olması planlanıyor.

Belediye binasının önündeki modern heykel, şehrin maskotu olan ve artık Op Signoorke (‘Seninor’) olarak bilinen, bir battaniyeye sarılmış halde tasvir edilmiş. Maskotun eski versiyonlarının tamamı, erkeklerin sorumsuzluğunu – sadakatsiz sarhoş veya vefasız damat – temsil ediyor gibi görünmekte.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Bu maskotun da hikayesi şu. 1775 yılında, rakip şehir Antwerp’ten genç bir adamın heykeli çalmaya çalışmış. Yakalanıp dövülmüş ve daha sonra Mechelenliler, Antwerp halkı için kullandıkları eski takma ad olan ‘Op Signoorke’ adını vermişlerdir. Bu takma ad, İspanyolca ‘senor’ kelimesinden gelmekte olup, Antwerp’in önceki İspanyol yönetimi altındaki ayrıcalıklı statüsüne bir gönderme ve hakaret olarak tasarlanmış.

Mechelen Grote Markt
Mechelen Grote Markt

Meydanın ortasında, 1849 yılında Jozef Tuerlinckx tarafından yapılan Avusturyalı Margaret’in beyaz mermerden bir heykeli bulunuyor.

1, 50, 86, 2, 3 Numaralı Otobüsler meydanın yakınından geçiyor. 1 Numaralı Otobüs Mechelen İstasyonu Platformu 9’dan kalkıyor.

-Savoy Sarayı (Hof van Savoye)

Avusturyalı Margaret, 1507 ile 1530 yılları arasında Habsburg Hollandası’nın naibliğini yapmış. Konutu ise Hollanda’daki ilk Rönesans binası olan Hof van Savoye (Savoy Sarayı) olmuş.

Saray, 16. yüzyılın başlarında mimar Roumout Keldermans tarafından mevcut binalara eklemeler yapılarak inşa edilmiş.

Çitlerle çevrili merkezi bir avlu etrafında yer alan arka binalar geç gotik tarzda, ancak giriş kapısı, bizzat Margaret tarafından görevlendirilen Savoylu Guy de Beaugrant tarafından tasarlanan, Kuzey Avrupa’daki en eski Rönesans tarzı binalardan biri.

Rönesans tarzı mimarı ilk olarak bölgede buradan yayılmış. Keizerstraat’ta bulunan sarayın muhteşem Rönesans cephesinde ve büyüleyici bahçesinde görebilirsiniz.

Burası sadece Margaret’in sarayına ev sahipliği yapmakla kalmamış, aynı zamanda V. Charles’ın hükümet ve iktidar dünyasıyla ilk temasını kurduğu yer de olmuş.

V. Charles burada özellikle Avusturyalı Margaret,, 1509’dan itibaren Guillaume de Croy (Chievres Lordu), Margaret’in baş danışmanı Mercurino Gattinara, Utrechtli Adrian ve saraya gelen diğer birçok ünlü ziyaretçi tarafından gözetim ve rehberliği altında tutulmuş.

Margaret’in ölümünden sonra, uluslararası ilgi odağı olmaktan çıksa da, sarayda Kardinal Granvelle ikamet etmiş.

Saray, 1616’dan 1796’ya kadar Güney Hollanda’nın en yüksek hukuk mahkemesi olan Büyük Konsey’e ev sahipliği yapmış.

1796’dan beri Avusturyalı Margaret Sarayı, Adalet Sarayı olarak hizmet veriyor. Cephesinde hala Margaret’in arması, V. Charles’ın arması ve Adalet Tanrıçası (Justitia) figürü yer alıyor. Binalar halka açık değildir, ancak avludan iyi bir izlenim edinilebilir.

Bu nedenle bahçeyi ve taht odasını Pazartesi-Cuma günleri 08:00-16:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Cumartesi günleri ise sadece bahçe 09:00-16:00 saatleri arasında ziyarete açık. Bilginize…

Adres: Keizerstraat 20, 2800 Mechelen, Belçika Tel: +32 15 29 76 54

Mechelen’de Ne Yenir? Nerede Yenir?

Belçika mutfağı başta komşu Fransa, Almanya ve Hollanda mutfakları olmak üzere tüm Dünya’dan etkilenmiş bir mutfak çeşitliliğine sahip. Diğer bir deyişle bir kaç özel tür hariç bence Belçika mutfağı diye bir şey yok ya da neredeyse yok.

Dünyaca ünlü bu özel türler ise çikolata, waffle, patates kızartması ve biradan oluşuyor. Ev yapımı yemekler basit ve besleyici türler. Aşçılık arıyorsanız karşınıza Fransız mutfağı çıkıyor.

Zenginliğin getirdiği imkanlar Belçikalıları daha çok dışarıda Dünya Mutfağı ile buluşturuyor. Diğer bir deyişle Dünya Mutfağı Belçika’da Belçikalıların ağız tadına uyduruluyor. Belçikalılar da tüm kültürel mutfaklara açık ve her birini ayrı ayrı deneme meraklısı insanlar.

Dünya’nın tüm popüler yemeklerine o kültürleri sunan milletlerin restoranlarında ulaşmanız mümkün. Bu durum tabii ki Mechelen için de geçerli.

Yemeklerde et, peynir ve tereyağı gibi temel malzemelerinin yanı sıra patates, pırasa, karides, kuşkonmaz ve yerel bira tercih ediliyor.

Öğünler ise çok basit bir kahvaltı, sandviçli öğle yemeği, atıştırmalık ve rezervasyonlu bir akşam yemeğinden oluşuyor. Belçika’da çok sayıda yerel yemek ve ürün var. Mesela Ghent waterzooi, Dinant couque bisküvi, Liege Salade liégeoise ve Verviers tarte aur riz ile ünlü.

Atıştırmalıklarda karides kroketleri çok fazla tercih ediliyor. Geleneksel bir Belçika yemeği olan bu kroketlerin gri karidesle karıştırılmış kalın ve kremsi bir beşamel dolgusu var.

Ana yemeklerde en çok bilinenler soğan ve kerevizle veya buharda pişirilmiş midye Moules-frites, Belçika birası ile yapılan ve genelde ekmek, patates kızartması ve hardalla servis edilen Belçika sığır eti güveci Carbonade Flamande, biftek ile patates kızartmasından oluşan Steak-frites, tavuk veya balık, sebze, krema ve yumurtadan oluşan güveç çorba Waterzooi, peynirli beşamel soslu gratin Belçika hindibaları Chicons au gratin, patates kızartması ve elma soslu tavuk Kip met frieten en appelmoes, Belçika birası gueuze içinde tavşan Konijn in geuze öne çıkan tatlar.

Tatlı olarak Belçika waffle’ları Gaufres, kısa hamurlu tarçınlı bisküvi Speculoos, derin yağda kızartılmış hamur topları Croustillons, sütlaç bazlı dolgulu turta Rijstevlaai.

Belçika’da patates kızartması gerçekten çok özel, bu nedenle restoranlardan ayrı olarak bir atıştırmalık şeklinde fast food tezgahlarında veya friteries, frietkot veya frituur (kızartma kulübesi”) adı verilen özel fast food restoranlarında satılıyor.

Mechelen’e gelince şehrin çevresi; Belçika hindibası (witloof), kuşkonmaz ve karnabahar gibi sebzelerin yetiştirilmesiyle ünlü.

Seviyorsanız 1471 yılında kurulan Het Anker Bira Fabrikası, ‘Gouden Carolus’ (Altın Charles) birasıyla dünya çapında üne sahip. Bu özel bira, 2012 yılında Dünya Bira Ödülleri’nde -3. kez- altın madalya kazanmış.

Bu seride, imparatorun en sevdiği içecek olduğu iddia edilen Mechelsen Bruynen’den esinlenerek üretilen kehribar rengi bira Gouden Carolus Ambrio’nun yanı sıra Gouden Carolus Tripel ve Gouden Carolus Blond da bulunuyor.

Mechelen’de Klasik Flaman ve Belçika mutfağı mı arıyorsunuz? O zaman Grote Markt’a gitmelisiniz. Burada, hepsi muhteşem bir dekor sunan güzel eski lonca binalarında veya konaklarda yer alan restoranlar, brasserieler ve tavernalar bulunuyor.

Belediye Binası’nın hemen arkasaında Befferstraat üzerinde yer alan De Fortuyne; yemek paylaşımı, enfes mutfak, hoş atmosfer ve sevimli, hafif dokunuşlu ama samimi hizmetin güzel bir birleşimi. Seviyorsanız. özellikle somon ve ördek konusunda gerçekten uzmanlar.

Dünya mutfağı arıyorsanız aradığını Wollemarkt’ta bulabilirsiniz. Rahat bir ortam, çocuklar için bir oyun alanı ve birkaç eski taverna bu meydanın tipik arka planını oluşturuyor.

Vismarkt, şehrin en dinamik bölgesidir. Daha klasik Grote Markt’a göre daha trend bir alternatiftir. Rahat publar, şık lounge barlar ve trend restoranlar, Mechelen’deki genç ve popüler kitlenin bulunduğu yerler.

Vismarkt’da coffee & brunch alanında Sister Bean ön planda. Kahve, kek veya brunch için küçük, şirin ve sevimli bir mekân. Hafta sonları üst katta, tamamen ev yapımı yemeklerden oluşan ve sahipleri tarafından özenle hazırlanmış bir brunch büfesi kuruluyor. İçeride çok fazla masa olmadığı için genelde kalabalık.

Bu özetten sonra bizim seçimimize dönmek istiyorum. Bizim Mechelen’de restoran tercihimiz Vleeshalle oldu.

Vleeshalle
Vleeshalle

Bina Victor Louckx tarafından tasarlanmış ve 1881 tarihinde kapılarını et pazarı olarak açmış. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra bakımsız kalınca kasaplar burayı terk etmiş. 1967 yılında bina damgalama ofisi olarak hizmet vermiş. 1992 yılından itibaren binanın tamamı yenilenerek eski ihtişamına kavuşturulmuş. O zamandan beri her ziyaretçi, lezzetli bir atıştırmalık, içecek, toplantı veya başka bir aktivite eşliğinde binanın keyfini çıkarıyor.

Vleeshalle bugün, kendine özgü karakteri olan, mutfak ve yaratıcı girişimcilerle, otantik yemek tezgahlarıyla ve başka hiçbir yerde bulamayacağınız canlı bir atmosferle dolu bir mekan.

Vleeshalle
Vleeshalle

Bu kocaman salonun içerisinde mezelerden özenli akşam yemeklerine kadar her yemek, isteklerinize tamamen uygun olarak, sevgi ve kaliteyle sunuluyor. Buna eşsiz bir ambiyans, esnek bir düzenleme ve profesyonel destek de eklediğinizde mutlaka gelip görüp deneyimlemeniz gereken bir yer.

Çeşitli yiyecek tezgahlarının yanından geçerken kendinizi bir gastronomi macerasında hissediyorsunuz.
Attığınız her adımda, sizi beklenmedik lezzet keşifleri karşılıyor. İçeride sizi İskandinavya, Amerika, Meksika, Belçika, Vietnam, Ortadoğu, Hindistan, Kore ve İtalyan mutfaklarının spesiyallerini sipariş edebileceğiniz tezgahlarla dolu devasa bir yemek pazarı bekliyor.

Burası her gün 11:00–21:00 saatleri arasında açık.

Biz burada önce patates ile şov yapan Bar Patat standı ile ilgilendik. Patates deyip geçmeyin Kumpir’in değişik görünüm ve pişirimli lüks halini size tabakta çok özel lezzet olarak sunuyorlar. Patates/ev yapımı ıstakoz sosu/ karides/ roka/ istediğiniz diğer malzemeler ile sunulan Deluxe Z muhteşem gözükse de (20,5 €) gördüğümüz kuyruk ve hazırlaması için 30 dakika gerek denince mecburen en çabuk seçeneğe yöneldik.

Vleeshalle
Vleeshalle

Burgers & Grapes’te uzun kuyruk olsa da şefin çabası ve malzemeyi görünce çok düşünmedik. Standta mükemmel burgeri yaratmak için özenle seçilmiş, yüksek kaliteli et ve taze, yerel malzemeler kullanılıyor.

Hamburgerler yapılırken bizzat başındaydım. Gerçekten şef inanılmazdı bu kadar çabuk bu kadar güzel bir lezzete ulaşabilmek kesinlikle takdire şayan. İster bizim de tercih ettiğimiz Chili Cheese, ister maceracı bir vejetaryen seçeneği tercih edin, her burger unutulmaz ayrı bir mutfak macerası gibi….

Oldukça doyurucu diyebileceğim Chili Cheese; çift katlı burger, çedar peyniri, jalapeno biberi, chipotle sos ile yapılıyor. Yanında ekstra sıcak Belçika Patatesi ve sosu ile 20,5 € civarında tutan bir menü.

Yediğimiz burger gerçekten çok güzeldi. Şefimiz oldukça nazik ve ilgiliydi. İlerleyen saatlerde tüm salon oldukça kalabalık oldu. Burayı mutlaka gezip kendinize göre bir şeyler yemelisiniz.

Adres: Huidevettersstraat 7, 2800 Mechelen, Belçika

Mechelen’de Alışveriş

Mechelen, özgün ve otantik mağazaların yanı sıra büyük ve tanınmış perakendecilerle de dolu. Mechelen’in en ünlü alışveriş caddesi Bruul’da ünlü markaları bulabilirsiniz.

Mechelen Gezisi Bruul
Mechelen Gezisi Bruul

Mutlaka alınması gereken ne var diye soruyorsanız seviyorsanız ve tabii ki de çok zenginseniz elmas takılar ve mücevherler konusunda şehir oldukça ünlü. Antwerp’in rakibi gibi.

Mechelen’in tanınmış mücevher tasarımcısı Helga Kordt, gerçekten göz alıcı parçalar yaratıyor! Helga Kordt mücevher galerisinde tasarımlarını hayranlıkla izleyerek bir öğleden sonrayı rahatlıkla geçirebilirsiniz. Eğer bir tane satın almak isterseniz, diğer tanınmış isimlerin özel mücevherlerini de satan Stadswinkel Verberdt-Kordt’a uğrayabilirsiniz.

Bunun dışında Belçika, Çikolata denince Dünya’da ilk akla gelen ülkelerden biri. Hatta Belçika Çikolatası bugün bir marka haline gelmiş durumda.

Ülke ekonomisinin ve kültürünün önemli bir parçasını oluşturan çikolata 19. yy.dan bu yana ülkede endüstriyel seviyede üretiliyor. Mesela herkesin çok sevdiği Pralin, Belçika çikolata endüstrisinin bir icadı.

Tabii ki bu duruma Afrika kolonisi olan Belçika Kongo’sundan getirilen büyük miktarlardaki kakaonun etkisi çok büyük. İhracat ise iç tüketimin tamamen karşılanabildiği 1980’den bu yana katlanarak artmış durumda. Neuhaus, Godiva, Leonidas ve Guylian ise en çok bilinen Belçika markaları.

Mechelen’de enfes el yapımı çikolatalar sunan çok sayıda küçük aile işletmesi çikolata dükkanı ile karşılaşacaksınız. Bunların çoğu yerel üretim yapan dükkanlar. Ortalama çikolatanın kilosu ise 40-80 € civarında geziyor. Kilosu 40 € altı çikolatalara iyi göz ile bakılmıyor.

Dükkanlarda daha çok pralin tipi dolgulu çikolata satıyorlar. Ad vermeye gerek yok genelde hepsi aynı kalitede çikolata üreten uzmanlar.

Pralinler; fındık, badem ezmesi, tuzlu karamel, kahve, likör, kremalı likör, kiraz ya da dış kabukla kontrast oluşturan çikolata dolgulu olabiliyor. Genellikle hediye kutularında deniz kabuğu, balık, elmas şeklinde satılıyorlar.

Adını duyabilirsiniz. Edouard Gauthier, pralin işletmesini 1964 yılında Mechelen’de kurmuş. Günümüzde Gauthier, şehirde ve çevresinde tanınmış bir isim. Dükkânda satılan her şey el yapımı olup, hiçbir koruyucu madde içermez. Dahası, Gauthier, Belçika’da hala çiğ bademden marzipan yapan az sayıdaki çikolata üreticisinden biri.

Truffles denen çeşitlere de bu dükkanlarda çokça rastlıyorsunuz. Pul pul veya pürüzsüz bir çikolata topu veya geleneksel olarak yer mantarı şeklinde bazen gofret içeren veya yüksek kaliteli bir kakao tozuyla kaplanmış oluyorlar. İçlerinden ise meyve, fındık, kahve ya da likör ganajı bulunabiliyor.

Canınız çikolata yemek de isteyebilir. Genel olarak 100 gramlık karışımları (altı veya daha fazla parça) yaklaşık 10 €’ya veya tek tek parçaları yaklaşık 1,5 €’ya satın alıp yiyebiliyorsunuz.

Mechelen Gezisi Bruul
Mechelen Gezisi Bruul

Özel bir şey arıyorsanız Adegemstraat’taki neşeli “şapka hanımları” Wies ve Els’ oldukça ünlü. Anne ve kızı neredeyse 10 yıldır rengarenk şapkalar, atkılar, ayakkabılar ve el çantaları tasarlıyor. Tüm aksesuarlar Belçika’da üretiliyor ve müşterinin özel isteklerini karşılamak için farklı boyut ve renklerde yapılabiliyor.

Değerlendirme

Mechelen belki de Belçika’nın en büyük şehirlerden biri değil, ama ziyaret etmeye kesinlikle değer.

İster tarihive kültürel keşifler, isterse de keyifli bir kaçamak arıyor olun, Mechelen sizi kesinlikle şaşırtacak. Tarihi cazibesi, enfes yemekleri ve çeşitli aktiviteleriyle mükemmel bir konum. 

Bu nedenle yolunuz buralara düşerse ve vaktiniz de varsa en az bir geceyi de burada geçirmek kaydıyla planlamalısınız.

Belçika ile ilgili diğer yazılarımız için Belçika Gezi Rehberi‘ne bakmayı unutmayın. Bölgesel bir planlama için Benelüks Gezi Rehberi‘ne bakabilirsiniz. Sağlıcakla Kalın.

Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi Mechelen Gezisi

Konu: Belçika, Avrupa, Kısa Foto Gezileri, Serhat Celebioglu
Etiket: Belçika, Belçika Gezi Rehberi, Benelüks, Benelüks Gezi Rehberi, Mechelen, Mechelen Gezi Rehberi
Yorum Yaz
Serhat ÇELEBİOĞLU
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest

Yorum Gezintisi

   Kışın Ayvalık Gezisi

Bunu da Beğenebilirsin

Kışın Ayvalık Gezisi

Kışın Ayvalık Gezisi

Devamını Okuyun
Macaron Mahallesi

Macaron Mahallesi

Devamını Okuyun

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gezer Döner Com Yeni Yazarlarını Arıyor Tıkla ve Başvur
Hemen Başvur

4 Kıta Keşfedildi
40 Ülke Gidildi
250 000 KM Gezildi
5000 Fotoğraf Çekildi

© gezerdoner.com Bir Gezi ve Fotoğraf Sitesidir. Tüm Hakları Saklıdır.