- Amsterdam Gezisi-Kuzeydeki Venedik
- Delft Gezilecek Yerleri Delft’de Nerede Ne Yenir? | Hollanda
- Modern Mimarinin Başkenti Rotterdam
- Scheveningen-Hollanda Yazlık Merkezi
- Lahey Gezisi-Dünya Adalet Merkezi
- Volendam; Peynir, Tahta Ayakkabı ve Kibbeling
- Marken-Dünyaca Ünlü Hollanda Köyü
- Limburg Tatlıcısı Bisschopsmolen
- Brüksel Amsterdam Ulaşımı
- Maastricht Prens Karnavalı
- Amsterdam Ulaşım Sistemi
- Van Stapele Koekmakerij
- Sandwichshop Amsterdam
- Vrijthof
- Binnenstad
- Maastricht Gezisi
- Zaanse Schans Gezisi
- Zaandam Gezisi

Kışın Amsterdam seyahatimiz kapsamında Zaanse Schans Gezisi de yapma imkanımız oldu. Hollanda’nın en popüler ve sevilen tarihi yerlerinden biri olan bu yel değirmeni köyü, Amsterdam’a sadece 20 dakika uzaklıkta bulunuyor.
Zaanse Schans, 13,5 km uzunluğundaki Zaan Nehir üzerinde yer alıyor. Burası Avrupa’nın en eski sanayi bölgelerinden biri olma özelliğini taşıyor.

İşin ilginci görecekleriniz sıradan değirmenler değil. Bizler değirmenleri sadece öğütme amaçlı kullanırken onlar yüzlerce yıl önce bu değirmenleri her biri farklı sanayi ürünleri üreten fabrikalar olarak kullanmışlar.
Bugün köy değirmencilere, müzelere, atölyelere ve el sanatları dükkanlarına ev sahipliği yapıyor. Değirmenlerden bazıları hala faal ve çalışıyor. Değirmenler dahil hala burada yaşayan ve aynı işlerde çalışan insanlar olması da ayrı bir ilginç konu.

Gezginler için yazımın bundan sonraki bölümlerinde söz konusu yel değirmeni köyü ile ilgili işinize yarayacak detaylı bilgiler vereceğim.
Zaanse Schans Gezisi
Zaanse Schans’a Ulaşım
Öncelikle şunu belirtmek gerek. Amsterdam Ulaşım Sistemi harika. Bütçeye uygun çok güzel çözümler de sunuyor ama zaman da değerli olduğu için eğer Amsterdam gezinizde Zaanse Schans ve çevresini de gezecekseniz Amsterdam Sloterdijk Metro İstasyonu çevresinde kalmanızda fayda var.

Çünkü o çevreye Alkmaar yönlü trenler gidiyor ve Alkmaar Trenleri de Amsterdam Sloterdijk Metro İstasyonu’nunun altından geçiyor.

Genel olarak burada ana metro istasyonları ile Amsterdam’a yakın bölgelerdeki turistik destinasyonlara giden tren hatları kestirilerek ulaşım oldukça kolaylaştırılmış.
Burada yine bir tavsiye daha veriyorum. Eğer Amsterdam gezinizde Zaandam ve çevresini de gezecekseniz Toplu Taşıma Çip Kartı (OV-Chipkaart) olarak şehre gelir gelmez Amsterdam GVB Bilet ve Bilgi Ofisleri’nden Amsterdam GVB Seyahat Bileti değil Amsterdam ve Bölge Seyahat Bileti almalısınız. Çünkü Zaandam ve çevresi Amsterdam GVB Seyahat Bileti kapsamında değil. Zaandam ve çevresi için I Amsterdam Şehir Kartı da geçmez bilginize…
Bu bilet ile ilgili fiyat, kapsam, süre ve alım yerleri ve tüm şehir ulaşım detayları için Amsterdam Ulaşım Sistemi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Eğer bu biletiniz yoksa tüm metro istasyonlarında bulunan biletmatiklerinden tren biletlerini alabilirsiniz.

Tren bilet ücreti tek yön alırsanız 3-4 € civarında eğer gidiş dönüş alırsanız 5,6 €. Bir de online olarak E-bilet alırsanız tek yön 3 €’dan başlıyor.

Amsterdam Sloterdijk Metro İstasyonu ile Alkmaar arasında NS İntercity Trenleri çalışıyor. Bu hatta geçen günlük tren sayısı 141.

İstasyonlar arası seyahat süresi uğranılan istasyonlara göre 7 ile 20 dakika arasında olabiliyor.

Hollanda’da tren yolculukları rahat olmakla birlikte örneğin Belçika’ya göre biraz daha pahalı. Bunun da bilinmesinde fayda var.

İstasyon çıktıktan sonra aşağı doğru yürüyüp Zaandam’dan Zaanse Schans gitmek için Vinkenstraat Otobüs Durağı’na gitmelisiniz. Buradan geçen otobüslere Amsterdam ve Bölge Seyahat Bileti ile binebilir 20 dakikada Zaanse Schans bölgesine ulaşabilirsiniz.

Bu bilete sahip değilseniz malesef otobüs şoförü para almıyor. Kredi kartı ile ödeme yaparsanız sistem tüm GVB ağında gün boyunca en fazla 10 € karşılığında sınırsız seyahat edebilmesini sağlıyor.

Burada önemli olan gün boyunca aynı banka/kredi kartınızı veya mobil cihazınızı kullanmanız ve aynı banka/kredi kartınızı veya mobil cihazınızı araçlara girişte ve çıkışta göstermeniz. Kayıt vb işlem yok. Böylece siz hiç bir şey yapmadan OVpay sizin tüm giriş/çıkışlarınızı bir yolculuk olarak sayıyor ve gün sonunda da kartınızdan azami 10 € çekim yapıyor. Tek yön ücret 3,2 € civarında. Günlük harcama 10 € altında ise gün sonunda kartınıza yükleniyor.
Buraya Zaandam’dan bisiklet kiralayıp da gelebilirsiniz. Zaanse Schans, Zaandam’dan bisiklet ile sadece 5 km mesafede ve ortalama 20 dakika süren tüm rotalar gerçekten çok güzel. Bisikletleri genelde ilk saat 5 € sonraki her saat 3 € olacak şekilde kiralıyorlar. Yanınızda nakit para olmasında da fayda var.
Buradaki en büyük sıkıntı sezonda bisiklet bulabilmek. Zaman kıymetli ve çok fazla zaman kaybetme riskiniz büyük. Bu nedenle bisiklet kullanacaksanız ve sezondaysanız mutlaka bisikleti rezerve ettirin. Çok fazla sürpriz yaşandığından yazışmalarınızı da mutlaka gösterecek durumda olun.
Amsterdam’dan arabayla gelirseniz buraya 20 dakikada varırsınız. Değirmenler bölgesinde arabanızı bırakabileceğiniz Schansend 7 adlı tek bir otopark var. Günlük ücreti de 15 €.
Zaanse Schans Değirmenler Bölgesi Giriş Ücreti ve Çalışma Saatleri
Köyü gezmeniz için ücret alınmıyor tüm köyü dışarıdan ücretsiz olarak gezebilirsiniz.
Değirmenler için giriş ücreti yetişkinler 7,50 €, 4-17 yaş arası gençler 3,75 €. I Amsterdam Kartı ile ücretsiz. Ziyaret saatlerini aşağıda değirmen bazında belirttim.
Değirmen Müzesi için giriş ücreti yetişkinler 16 €, 4-17 yaş arası gençler 8,5 €. I Amsterdam Kartı ile ücretsiz. Müze; her gün mart–ekim: 10:00-17:00 arası, kasım–şubat: 12:00-17:00 arası ziyarete açık.
Tel:075-6288968
Zaanse Schans Müzesi için giriş ücreti yetişkinler 14,5 €, 4-17 yaş arası gençler 7,5 €. I Amsterdam Kartı ile ücretsiz. Müze; her gün 10:00-17:00 saatleri arası ziyarete açık.
Tel:075-6810000
Zaanse Schans Tarihi
Zaanse Schans, 400 yıllık zengin bir tarihe sahip. Buradaki tüm ahşap evler 1578 ve sonrasına tarihlenmekte. Bunun nedeni, İspanyolların Kuzey Hollanda’dan geri çekilirken Zaan köylerini ateşe vermeleriymiş.

Zaan tarzı ahşap evler, dış duvarları toprak ve dokuma hasırlardan yapıldığından yüksek katlı inşa edilemiyormuş.
1592 yılında Uitgeest’li Cornelis Cornelisz, ‘Het Juffertje’ adlı değirmenine bir krank mili takmaya karar vermiş. Bu, yelkenlerin dönüşünü dikey, yukarı-aşağı bir testere hareketine dönüştürerek kereste işleme alanında devrim yaratmış. Yani ilk kereste fabrikası burada icad edilmiş.

Kereste fabrikasının icadından sonra, Zaan bölgesi dünyanın en büyük kereste limanlarından biri ve 17. yüzyıldaki refahın beşiği haline gelmiş. Düz arazi yapısı, Amsterdam’a yakınlığı ve mükemmel su yolları, burayı bu amaç için ideal bir konum haline getirmiş.
Kereste fabrikalarının gelişimi evlerin mimarisini de değiştirmiş. Destekleyici payandalar yanlara çekilerek, destek ve payandalardan oluşan, stabiliteyi artırmak için konsolların kullanıldığı bir ahşap çerçeve oluşturulmuş.

Dış duvarlar (Zaan lehçesinde ‘wegen’ olarak adlandırılır) sağlam çivilerle sabitlenmiş ahşap kalaslarla kaplanmış. Çatı kiremitlerine benzer şekilde, kalaslar üst üste bindirilerek sabitlenmiş ve bu da ‘getrapte weeg’ (‘basamaklı duvar’) adının ortaya çıkmasına neden olmuş.
1700’lü yıllara gelindiğinde bölgede çalışır 600 değirmen varmış.

İşlenmiş kereste üretimi ile birlikte burada gemi inşa sanayisi de gelişmiş ve büyümüş; ardından sayısız yelken dokumacısı, demirci ve kalıp atölyesi ortaya çıkmış.
Yüzyıllar boyunca, bölge İmparator Napolyon (‘Sans Pareil’) ve ressam Monet gibi önemli ziyaretçileri ağırlamış.

Fransız ressam Claude Monet (1840-1926), Zaan manzarasından o kadar etkilenmişti ki, 1871’deki bir gezisinde bu manzarayı tam 25 tablo ile resmetmiş.
Çar Büyük Petro da 1697 yılında gemi yapımı hakkında bilgi edinmek için bölgede kalmış.

Bugün gezdiğiniz Zaanse Schans fikri ise ilk olarak 1947 yılında ortaya çıkmış. Savaş sonrası ortamında Zaan tarzı ahşap binaların sonsuza dek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalınmış.
Belediye Başkanı Joris in ‘t Veld, bu kapsamda tarihi evlerin yerini değiştirme fikrini ortaya atmış. Mimar Jaap Schipper tasarımı çizmiş ve Kalverpolder’de ideal yeri bulmuş; ünlü değirmen panoramasının ressamı ve eğitimci Frans Mars ise ‘Zaanse Schans’ adını önermiş.

Zaanse Schans’a 1955 yılında gelen ilk değirmen ‘De Huisman’ olmuş. İlk ev birkaç yıl sonra inşa edilmiş. Bundan sonra proje hızla ilerlemiş ve Kraliçe Juliana 1972 yılında Zaanse Schans’ı resmen açmış.
Zaanse Schans Gezilecek Yerler
Burada gezilecek yerler dendiğinde ilk olarak akla yel değirmenleri geliyor. Bugün yel değirmenlerinden sadece 10 tanesi ayakta ve 6 tanesi gezilebilir durumda. ve bunların her biri canlı tarihi bir müze gibi….Bunların yanında gezebileceğiniz müzeler ve eski evler de var.

Gezi güzergahında size en yakın 4 değirmen yakından uzağa sırasıyla De Gekroonde Poelenburg (Yeşil), De Kat, De Zoeker ve Het Jonge Schaap.
-De Huisman
Aşağıdaki fotoğrafta en solda görülen bu yel değirmeninin tarihi 1786 yılına dayanıyor. Milli anıt statüsünde. 1955 yılında buraya taşınmış.
Asıl işlevi tütünle ilgili olsa da, “De Huisman” adını ve şöhretini, 1961 yılında Zaanse Schans’ın ilk sakinleri olan Bosman ailesi tarafından başlatılan Zaanse Hardalı’nın üretimiyle kazanmış. Ünlü Zaanse hardalının yaratılması ve dünya çapındaki ünü, Bosman ailesinin çabalarına borçlu. Burada birkaç kez kraliyet ailesi üyelerini ağırlamışlar.

Bugün değirmen orijinal ihtişamına kavuşturulmuş ve hala tarçın kokusuna kendinizi kaptırabileceğiniz bir baharat dükkanına dönüştürülmüş.
Baharat ve hediyelik eşya dükkanı her gün 10:00-17:00 saatleri arası açık. Değirmenin rehberli turları küçük gruplar için ücret karşılığında düzenlenmekte.
-De Kat
Ortada görülen “De Kat” Boya Değirmeni 1646 yılında bulunduğu yere inşa edilmiş. Milli anıt statüsünde. Söz konusu değirmen, Zaan bölgesinde, dünyaca ünlü ressam Rembrandt van Rijn’in tarifine göre, geleneksel boya üretimi için ham maddelerin pigmentlere dönüştürüldüğü eşsiz bir değirmen. O zamandan beri yüksek kaliteli boyalar ve pigmentler üretiyormuş. Değirmen bugün dünyada kalan tek boya değirmeni kabul ediliyor.

Değirmenin 2 çift taşı varmış: biri tebeşir, diğeri boya için. Değirmenci Kempenaar, eski resim tekniklerinde ustaymış ve pigmentleri, özellikle Rembrandt Evi ve Van Gogh Müzesi de dahil olmak üzere sanatçılar ve restoratörler tarafından dünya çapında büyük rağbet görmekteymiş. Değirmenden çıkan öğütülmüş tebeşir, bugün hala spor alanlarında beyaz çizgiler çizmek gibi çeşitli uygulamalarda kullanılıyor.
Yılda yaklaşık 130.000 ziyaretçisiyle burası Hollanda’nın en işlek değirmen. Mağazasında birçok eşsiz boya ürünü satılıyor, ayrıca çok çeşitli eğlenceli ve orijinal ‘değirmen’ hediyelik eşyaları da mevcut!
Değirmeni her gün 09:00-16:30 arasında ziyaret edebilirsiniz.
-De Gekroonde Poelenburg
Aşağıdaki fotoğraftaki en önde görülen 1866 yılında inşa edilmiş bu yel değirmeni çok özel bir kereste değirmeni. Zaan bölgesinde inşa edilen son yel değirmeni olduğu kayıtlı. Milli anıt statüsünde. 1963 yılında bulunduğu yere getirilmiş. Gerçekten de, bu bir paltrok değirmenidir, yani dikey bir yapı üzerine inşa edilmiş ve rüzgarla birlikte hareket edebilmekte.

Değirmenin rüzgara doğru dönmesi, tüm değirmenin bir taş silindir halkası üzerinde döndürülmesiyle sağlanıyor. 2004 yılında kapsamlı restorasyonuna başlandığında, orijinal yeşil rengine boyanmış. Kendine özgü açık yeşil rengi ve oldukça alışılmadık şekliyle dikkat çekiyor.
Sadece talep üzerine açılmakta bu nedenle sadece dışarıdan ziyaret edilebilmekte.
-De Zoeker
Aşağıdaki fotoğrafta en sağda gözüken 1609 yılında inşa edilmiş bu yel değirmeni Zaanse Schans’taki en eski değirmen. Milli anıt statüsünde.
Değirmen, aslen 1609 yılında Beemster polderini kurutmak için diğer değirmenlerle birlikte su pompalamak için inşa edilmiş, 1672’den itibaren endüstriyel bir yağ değirmene dönüştürülmüş. 1891’den itibaren boya değirmeni ve kakao değirmeni olarak hizmet verdikten sonra tekrar yağ değirmenine dönüştürülmüş.

Değirmeninde her gün otantik yöntemle tohumlardan ve yer fıstıklarından dövülerek yağ elde ediliyor.
Yel değirmeni sadece yaz aylarında halka açık tutuluyor. Sadece cumartesi günleri 09.30-16.30 saatleri arasında ve grup ziyaretleri için açık. Kasım-şubat ayları arası kapalı, sadece grup ziyaretleri için açık.
-Het Jonge Schaap
Aşağıdaki fotoğrafta en sağdaki 1680 yılına dayanan orijinal değirmen 1942 yılında yıkılmış. 2005 ve 2007 yılları arasında, yüzyıllar öncesine ait orijinal inşaat planlarına dayanarak yeniden inşa edilmiş. Söz konusu değirmen, bölgedeki değirmenler içinde en yeni olanı. Belediye anıtı statüsünde.
Hollanda’daki son üstten çapraz ahşap kereste fabrikası olan altıgen bir fabrika gövdesine ve 3 testere çerçevesine sahip tekerlekli bir ağaç işleme değirmeni. Kereste fabrikası, Hollanda’da Altın Çağı mümkün kılan 17. yüzyıl kereste kesme teknolojisinin eşsiz bir örneği. Bir diğer özelliği ise Hollanda’daki 8 altıgen kereste fabrikasından biri ve bunlardan tek kereste fabrikası olması.

Bir zamanlar Zaan bölgesinde yaklaşık 109 adet üstten çapraz kereste fabrikası faaliyet gösteriyormuş ve ‘Het Jonge Schaap’ bunların sonuncusuymuş.
Burada her gün, yüzyıllar önce olduğu gibi, devasa kütükler kesiliyor…ağırlıklı olarak meşe, karaağaç ve çam gibi yerel ağaçlar işleniyor.
Değirmeni her gün 09:30-16:30 arasında ziyaret edebilirsiniz.
-De Bonte Hen
1693 yılında inşa edilmiş bu yel değirmeni, Zaanse Schans’ta en kuzeydeki değirmen. 1973 ile 1978 yılları arasında, kapsamlı bir restorasyondan geçirmiş. Milli anıt statüsünde.
Aslen bir kereste fabrikası olarak inşa edilmiş olup günümüzde bir yağ fabrikası olarak hizmet vermekte. Defalarca yıldırım çarpmasına rağmen, hala orijinal yerinde duruyor…
İskeleli bu sekizgen üst değirmen, dikkat çekici derecede ince bir şekle sahip ve uzun süre tohum ve fındıklardan yağ sıkma işinde kullanılmış. Bugün keten tohumu yağı da dahil olmak üzere çeşitli yağ ürünleri satılmakta.
Kasım-şubat ayları arası kapalı (randevu ile açık). Mart-ekim ayları arasında: salı, cuma, cumartesi ve pazar günleri 10:00-17:00 arası ziyarete açık. Kasım-Şubat ayları arasında sadece randevu ile ziyaret edilebiliyor.
-De Os
Aşağıdaki fotoğrafta en sağda gözüken değirmen Zaan bölgesinde inşa edilen en eski endüstriyel değirmenlerden biri. Milli anıt statüsünde.
Aslen inşa tarihi 1663 yılından öncesine dayanıyor. 1915 yılında değirmen, mevcut sahibinin büyükbabasının mülkiyetine geçmiş ve o da elektrik motoruyla kakao kabuklarını sıkmak için kullanmış. Çatı, balkon ve yelkenler 1916 yılında kaldırılmış ve ardından yağ değirmeni bir süre motorla çalışmış.

Yel değirmeni döneminden kalma tahrik mekanizması hala ‘De Os’ta mevcut. ‘De Os’, Zaanse Schans’ta hala özel mülkiyette olan tek değirmen. Günümüzde değirmende 2 aile yaşıyor. Bu nedenle de ziyaretçilere açık değil.
-Het Klaverblad
Bir ahırın tepesinde duran çok küçük bir değirmen. Oyuk direkli değirmen denilen kaybolmuş bir değirmen türü. Belediye anıtı statüsünde.
Sahibi tarafından 30 yıllık özverili çalışmanın etkileyici bir sonucu; değirmeni kendisi inşa etmiş. Değirmenin inşaatına 1973 yılında başlanmış ve azim ve özel finansal kaynak yatırımları sayesinde 2005 yılında tamamlanmış. Değirmenciden randevu alınarak ziyaret edilebiliniyor.
-De Bleeke Dood
Bu, Hollanda’da hala varlığını sürdüren en eski önlüklü değirmen. Değirmen kapalıdır ancak bir dükkan bulunmakta. Burada her cuma ekmek hamuru ve un satılmakta. Sadece talep üzerine açılıyor.
-De Ooievaar
Aslen Zaan bölgesinde inşa edilmemiş, Assendelft’ten taşınmış. Çeşitli bitkisel yağların üretiminde kullanılmış. Halka kapalı.
-Değirmen Müzesi
Yel değirmenlerinin daha kuzeyinde bulunuyor. Orijinal ahşap bina 2007 yılında inşa edilmiş.
Burada rüzgar enerjisinin icadı ve Zaans sanayi değirmenlerinin tarihi hakkında her şeyi öğrenebilirsiniz.
Hollanda’nın Altın Çağı ve sonrasındaki gelişiminde yel değirmenlerinin oynadığı önemli rolü burada keşfedebilirsiniz.
Zaan bölgesindeki 1000’den fazla değirmeni gösteren etkileşimli model ve ressam Frans Mars’ın 11 m genişliğindeki Dünyanın en büyük değirmen resmi gerçekten harika.
Müzede, dönemin ticaret ve zenginliğin ihtişamlı günlerinin yanı sıra zorlu çalışma koşulları, yoksulluk ve sosyal gelişmeyi de görebiliyorsunuz.
Önce müzeyi gezip yeterince bilgi sahibi olduktan sonra değirmenleri gezmek sanki daha doğru bir yaklaşım.
-Zaans Müzesi
Zaans mirasını korumak ve muhafaza etmek amacıyla 1998 yılında açılmış. Çeşitli tarihi koleksiyonları mükemmel iklim kontrolüyle bir arada barındırmak amacıyla, depo benzeri bir düzene sahip. Binanın eğimli şekli, Zaan Nehri’ne bir gönderme.
Müze, koleksiyonunda Zaan bölgesinde yaşam ve çalışma hakkında sayısız büyüleyici hikaye barındırıyor.

Zaan bölgesinin simgesi olan yeşil Zaan ahşap binasından Hollanda değirmenlerine kadar Kuzey Hollanda’nın bu dünyaca ünlü bölgesinin zengin tarihi de anlatılıyor.
Müze, zengin bir kültürel yaşamın atmosferini ve gemi yapımı, balina avcılığı ve gıda endüstrisinin etkileyici tarihini mutfak eşyaları, giysiler, resimler ve fabrika malzemeleri ile birlikte sunuyor.
Zaans Müzesi, Monet’nin “Voorzaan ve Westerhem” adlı tablosunu 2016 yılında koleksiyonuna katmış. Koleksiyondaki diğer başyapıtlar arasında 1647 tarihli “Boğanın Zulmü” ve 1668 tarihli “Ayının Altındaki Adam” yer alıyor.
İlk tablo, bir kadının bir boğa tarafından saldırıya uğradığı efsanevi ve tuhaf bir hikâyeyi içerirken, ikinci tablo ise Arktik’te balina avcılığı sahnesini gösteriyor; burada “De Hoop op d’Swarte Walvis” adlı balina avı gemisinin komutanı bir kutup ayısı tarafından saldırıya uğruyor – hayatta kalıyor ve “ayının altındaki adam” lakabını alıyor.
Önce müzeyi gezip yeterince bilgi sahibi olduktan sonra değirmenleri gezmek sanki daha doğru bir yaklaşım.
-Zeilenmakerspad 1
Eski Westzaan belediye başkanının konutu, kapısının üzerinde hala belediye arması sergileniyor… 1750 yılında inşa edilmiş. 1969 yılında buraya taşınmış.
Yan tarafında, dekoratif çan çatılı bir eklenti bulunuyor. Bunlar, Zaan bölgesindeki iş adamlarının karlı bir yılın ardından evlerini yenileme ve genişletme alışkanlığından kaynaklanıyormuş.

Ev numaralandırma sistemi Hollanda’da ancak 19. yüzyılın başlarında Napolyon tarafından getirilmiş. O zamana kadar, Zaan bölgesindeki evler, sakinleri hakkında meslekleri veya isimleri gibi bilgiler veren boyalı veya oyma ahşap sembollerle süslenirmiş. Üst kiriş genellikle bu amaçla kullanılırmış.
Özel konut olduğu için ziyarete açık değil.
-Kalverringdijk 8
Çatı sırtında geleneksel taç direkleri ile orijinal Zaan tarzı ahşap bina benim burada gördüğüm en güzel ve fotojenik ev. 1734 yılında inşa edilmiş. 1965 yılında buraya taşınmış.

Bina, çatı sırtında kendine özgü, geleneksel üçgen alınlık taç direkleri içeren otantik bir tasarıma sahip.
Evin küçük bir kıyı kulübesi var, bu da ev sakinlerinin çamaşırlarını evin yanından geçen hendeğin içinde yıkamasını kolaylaştırıyor. Özel konut olduğu için ziyarete açık değil.
-Zonnewijzerspad 1-2
Evin cephesinde 1743 tarihi yazılı, alt kısımdaki atölye ise 1673 yılına ait. Bina 1964 yılında buraya taşınmış. Ulusal Miras Alanı statüsünde.
Zaanse Schans’taki Zonnewijzerspad (Güneş Saati Yolu) boyunca hem işçi evleri hem de tüccar evleri inşa edilmiş.
Ev, nesiller boyu “haren” adı verilen hasırların üretildiği zengin bir tarihe sahip. Keten tohumu ve yer fıstığı preslemede kullanılan, deri kaplamalı, çift örgülü at kılından yapılmış hasırlar cephedeki “Klaas Haremaker en Comp” tabelasında da görülebileceği gibi, ailenin de adı haline gelmiş.

Bu tipik Zaanse binaları genellikle tek katlı ve genellikle yeşil ve beyaz renkte boyanmış. Evler benzer, ancak tüccar evleri daha büyük ve daha süslü bir şekilde dekore edilmiş.
Özel konut olduğu için ziyarete açık değil.
-Zaandam
Amsterdam’ın hemen kuzeyinde yer alan Zaandam, Kuzey Hollanda eyaletinde bulunan büyüleyici bir şehir. Aynı zamanda, Hollanda’nın en popüler ve sevilen tarihi yerlerinden biri olan Zaanse Schans’a açılan kapı olarak da biliniyor.

Başlangıçta Zaan Nehri kıyısında gemi yapımı ve kereste işleme üzerine yoğunlaşmış bir sanayi kasabası olan Zaandam, son 30 yılda yapılan modern iyileştirmeler sayesinde popüler bir turistik destinasyon haline gelmiş.

Zaandam ile ilgili detaylı bilgi için Zaandam Gezisi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Zaandam Alışveriş
Hollanda dendiğinde ilk akla gelen peynir. Köyde peynir ürünlerini De Catharina Hoeve Peynir Çiftliği’nde bulabilirsiniz.

Burada tüm peynir üretim sürecini izleyebilir ve mevcut birçok çeşidin tadına bakabilirsiniz!

Kaasmakerij, peynir üretiminin her yönünü gösteren günlük peynir yapım gösterilerine ev sahipliği yapıyor.

Dünyaca ünlü Edam ve Gouda peynirlerinin yanı sıra keçi ve koyun peyniri ve hatta ısırgan otu peyniri gibi sunulan tüm peynir çeşitlerini mutlaka deneyin.

Üçlü eskitilmiş peynirlerden biz de aldık. Kesinlikle herkese tavsiye ederiz. Özellikle keçi peynirli peynirler gerçekten harikalar.
Burası Mart-Eylül arası, 08:00-18:00 ve Ekim-Şubat arası, 08:30-17:00 saatleri arasında açık.
Değerlendirme
Zaanse Schans, Amsterdam geziniz kapsamında görmeniz gereken en önemli destinasyonlardan biri. Buranın en önemli özelliği Hollandayı gelişmiş bir ülke yapan enerjinin kaynağı olması.
Burası her ne kadar turistik bir oluşum gibi gözükse de aslında tarihi ve moderni harmanlayan önemli bir destinasyon. Avrupa’nın gelişimini anlayabilmek için her biri birer fabrika olan bu değirmenleri de anlamak gerek.
Tabii ki buraya bir fotoğrafçı gözüyle bakmak da önemli. Yakın bölge sezonda çok kalabalık olacağı için eğer bir bisiklet kiralayabilirseniz hem tüm değirmenleri gezebilir hem de sakin ortamda harika değirmen fotoğrafları çekebilirsiniz.
Ülke bazında bir planlama için Hollanda Gezi Rehberi‘ne, bölgesel planlama için Benelüks Gezi Rehberi‘ne bakabilirsiniz. Sağlıcakla Kalın.
Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi Zaanse Schans Gezisi



