Site icon Gezer Döner – Gezi Rehberi Sitesi

Bled Kalesi Gezisi

Bled Kalesi

Bled Kalesi

Yazı Dizisi : Slovenya Gezi Rehberi
Daha Fazla Yazı

Yazar : Serhat ÇELEBİOĞLU

Bled’e gelip Bled Kalesi Gezisi yapmadan asla…..Çünkü buradan göreceğiniz manzara kesinlikle Slovenya’nın en güzel manzarası olacak. Ortaçağda bu kalenin ihtişamını ve önemini yerinde göreceksiniz.

Gölden yaklaşık 150 m yükseklikteki olağanüstü konumu, korunmuşluğu ve göl ile Slovenya’nın sembolü haline gelmiş ikonik ada kilisesi üzerindeki nefes kesen manzarası hep birlikte buraya gelen herkesi yüzyıllardır büyülüyor.

Kalenin adı tarihi kayıtlarda ilk olarak 1011 yılında geçmiş. Bu nedenle Slovenya’nın en eski kalelerinden biri olarak gösteriliyor. Tarihsel olarak da Orta Avrupa ile bağlantılı olan kale, burada düzenlenen etkinlikler, restoran ve kafesi ile bugün hala canlı bir kültür merkezi olmaya devam ediyor.

Bled Kalesi

Yazımızın bundan sonraki kısmında söz konusu kale ile ilgili gezgin arkadaşlarımın işine yarayacak daha detaylı bilgilere yer vereceğim.

Bled Kalesi Gezisi

Kredi kartınız, akıllı telefonunuz, tabletiniz veya akıllı saatiniz varsa tüm toplu ulaşım araçlarında temassız ödeme yapabilirsiniz.

Bled Kalesi Ulaşım

Bled Gölü ve çevresinde rahat gezebilmek için öncelikle Ljubljana Ulaşım Sistemi konusunda yeterli bilgi sahibi olmak şart. Çünkü Bled, Bohinj ve Jože Pučnik Havaalanı da şehir ile direkt bağlantılı Ljubljana metropolitan alanında kabul ediliyor.

Ljubljana Ulaşım Sistemi yazımız ile şehir ve metropolitan alanında kullanabileceğiniz tüm ulaşım modlarını ve istenen ücretler dahil kullanım bilgilerini detaylı olarak anlatmaya çalıştım. Yazımı dikkatlice okuduğunuz takdirde şehir ve metropolitan alanında çok daha rahat bir şekilde gezebileceğinizi değerlendiriyorum.

–Ljubljana Bled Ulaşım

Eğer araba kiralamadıysanız Ljubljana‘dan Bled’e ulaşabilmek için elinizde 4 seçenek bulunuyor.

1. Seçenek buraya çoğunluğun da yaptığı gibi Ljubljana Otobüs Terminali (Avtobusna postaja Ljubljana)‘nden Ljubljanski potniški promet (LPP)’ye bağlı Arriva Şirketi tarafından işletilen otobüsler ile gelmek.

Ljubljana Otobüs Terminali (Avtobusna postaja Ljubljana)

Ljubljana Otobüs Terminali, şehrin banliyö, ulusal ve uluslararası otobüs bağlantılarını sağlıyor.

Şehirler arası ya da uluslararası seyahat için biletlerinizi bu küçücük açık hava terminalinden alıyorsunuz. Açıkçası bir başkentin böyle küçücük bir garı olması hakikaten yakışmadığı gibi oldukça da düşündürücü.

Ljubljana Ulaşım Sistemi

Ljubljana Jože Pučnik Havaalanı, Bled ya da Bohinj‘e gidecek otobüsler de bu terminalden yolun karşısındaki 28 Numaralı Duraktan kalkıyor.

Biz biletleri otelimiz de yakın olduğu için sabah çok talep olabileceğini de düşünerek yolculuk öncesi akşam terminalden aldık. Biletleri internetten ya da şoförden almak da mümkün. Bu otobüslerin zaman çizelgesi için tıklayınız.

Ljubljana Ulaşım Sistemi

Biz yolculuğumuzu efektif hale getirmek için planlama olarak önce Bohinj sonra Bled (6,3 €)’e gideceğimizden hattın en uzak noktası olan Bohinj bileti aldık. Kişi başı 8,7 € ücret ödedik.

Hemen belirteyim, burası aynı zamanda terminalin hemen karşısında bulunan Ljubljana Tren İstasyonu (Železniška postaja Ljubljana)’nun da önü.

Ljubljana Ulaşım Sistemi

Otobüsler, şehir merkezi ve Bled arasındaki başlıca duraklarda durup merkezde bulunan Bled Otobüs Terminali’ne gidiyor. Buradan da belirli saatlerde Bohinj’e doğru devam ediyor. İsterseniz ödemeyi nakit olarak otobüs şöförüne de yapabiliyorsunuz.

Yolculuk uğranılan yerlere göre ortalama 1 saat 15 dakika sürüyor. Yeri gelmişken açsanız zaman da kaybetmemek adına durağın tam karşısında yolun diğer tarafında bir börekçi var. Gayet iyi Türkçe de anlıyor. Otobüs kalkmadan bir şeyler alıp yolculuk sırasında yiyebilirsiniz.

Bled Dönüş Ulaşım Tarifesi

Bled Otobüs Terminali’nden Ljubljana Otobüs Terminali‘ne dönüş saatlerini de işinize yaracağını düşünerek buraya koydum. Burası turistlerin gözdesi olduğundan yaz kış fark etmez akşam saatlerinde Ljubljana‘ya dönüş de çok sıkıntılı oluyor.

O nedenle mümkünse Bled Otobüs Terminali’nden dönüş otobüsüne binmeyin. Bohinj’den gelen otobüslere 1 durak önceden binmeye çalışın. Kesinlikle hayat kurtarıcı bir bilgi.

Bled Otobüs Terminali

Otobüsleri, Ljubljana Ulaşım Sistemi yazımız da anlattığım toplu taşıma bilet ve kartları ile kullanabilirsiniz. Bilet ya da kartınız hep yanınızda olmalı. Biletsiz yakalanırsanız, 40 €’ya kadar para cezası alabilirsiniz.

Bir diğer önemli bilgi de bu otobüslerde şifresiz wi-fi hizmeti sunuluyor. Bilginize…

Olumsuz bir durumu mutlaka karşılaşacağınızı düşündüğüm için yazıyorum. Slovenya’da gördüğüm tek olumsuzluk, sıraya girme bilinci. Maalesef burada pek çok yerde şahit olduğumuz bir durum. Kesinlikle sıraya girmiyorlar. Devamlı bir itiş kakış hali….Son derece rahatsız edici…

2. Seçenek buraya tren ile gelmek. Ljubljana Tren İstasyonu (Železniška postaja Ljubljana), Slovenya’nın merkez tren istasyonu. İstasyon aynı zamanda ülkedeki tüm aktarmaların da merkezi.

Bz oradayken geniş çaplı bir inşaat çalışması vardı. Sanırım istasyonu artık başkente yakışır bir terminal haline getirmeye çalışıyorlar.

Bahse konu istasyondan ünlü Bled Gölü‘ne de 2 seçenekli tren ile ulaşabilirsiniz. Bled merkezine demiyorum çünkü Bled merkezinden demiryolu geçmiyor.

Lesce-Bled Tren İstasyonu Bled için ana istasyon. Ljubljana’dan buraya ortalama 30 dakika bir tren kalkıyor ve yolculuk yaklaşık 45 ila 60 dakika sürüyor; ancak bahse konu istasyon göl kıyısından yaklaşık 4-5 km uzakta yer aldığından, merkeze ulaşmak için trene bağlı çalışan otobüs veya taksi yolculuğu da yapmanız gerekiyor. Bu da kişi başı ödeyeceğiniz 5-7 € ücrete ilave otobüs ya da taksi ücreti ve 15-20 dakika ekstra zaman kaybı demek. Bu nedenle bu alternatifi tavsiye edemiyorum.

Ljubljana Tren İstasyonu (Železniška postaja Ljubljana)

Diğer bir seçenek gölün batı yakasındaki Bled Jezero Tren İstasyonu. Bu istasyon da malesef Bohinj demiryolu hattı üzerinde hizmet veriyor. Yolculuk 1,5 saat sürüyor ve kişi başı 7,7 € ücret ödüyorsunuz. Bu istasyondan yürüyerek 10 dakika da gölün batı kıyısına inebilirsiniz. Ancak, buradaki aktarmalı tren seferleri Lesce-Bled ana hattına kıyasla çok daha seyrek ve çok daha yavaş. Muhteşem manzaralı bir yolculuk ise pozitif tarafı…

Eğer zamanınız varsa ve gölü batı yakasından gezerek görmek istiyorsanız bence harika bir seçim. Bled Adası’nın batı yakasına daha yakın olduğu dikkate alınırsa çok iyi bir planlama ile özellikle fotoseverler için harika bir gezi olabilir.

Trenleri, Ljubljana Ulaşım Sistemi yazımız da anlattığım toplu taşıma bilet ve kartları ile kullanabilirsiniz. Bilet ya da kartınız hep yanınızda olmalı. Biletsiz yakalanırsanız, 40 €’ya kadar para cezası alabilirsiniz.

3.Seçenek buraya taksi ile gelmek. Mesafe ortalama 55 km. Araba kiralayıp da buraya 40 dakikada gelebilirsiniz ama otoparkların yazın dolu olduğunu ve günlük ortalama 15 € bedel ödeyeceğinizi de unutmayın.

Taksileri siyah harflerle “TAKSİ” yazan sarı tabeladan tanıyabilirsiniz.

Taksiler, ister geleneksel lisanslı taksileri ister Uber vb. araç çağırma uygulamalarını kullanın, Ljubljana ve çevresinde dolaşmak için rahat bir yol sunuyor. 

Ljubljana ve çevresinde taksi çağırmak için kullanabileceğiniz birçok taksi uygulaması mevcut. En popülerleri Uber. İçinizin rahat etmesi için ücret tahmini ve GPS takibiyle hızlı teslimat hizmeti sunuyorlar.

Ljubljana ve çevresinde taksiye binmenin 2 yolu var;

İlki uygulamalar ile taksi çağırmak. Böylece yolculuğunuzu uygulama üzerinden gördüğünüz ücret ile ayırtıp sürücünüzü de gerçek zamanlı olarak takip edebilirsiniz. (Ort.50 €)

İkincisi yoldan taksi çevirmek veya taksi duraklarından taksiye binmek. Bu durumda uygulamanın 2 katı ücret isteyebiliyorlar. Kesinlikle vermeyip pazarlık yapın. (Ort.100 €)

Ljubljana ve çevresinde taksi ücretleri taksimetreli olup durakta bekleyen taksi başlangıç ​​​​ücreti 0,80 €-1,50 €, km ücreti 0,70-1,70 €.

Biz şehir merkezli bir çok hareketimizde hava alanında tanışıp bize yakın hissettiğimiz Tarık isimli Boşnak arkadaşın taksisini kullandık. Daha hesaplı ödemeler yaptık. Telefon numarasını buraya bırakıyorum. +386 70 355 215

4. Seçenek buraya rehber eşliğinde turla gelmek. Turlar otel kalkışlı, kişi başı 50-70 € ücret ödemeli oluyor. Bohinj’e de götürüyorlar. Tercih tabii ki sizin ancak bu para ile neredeyse ailece hem adadaki Bled Kilisesi (Sveta Marija Vnebovzeta na Otoku)ni hem de Bled Kalesi (Blejski grad)’ni gezebilirsiniz. Bled bence rehberle gezilecek kadar zor bir yer değil. Seçim tabii ki sizin.

–Jože Pučnik Havaalanı (LJU) Bled Ulaşım

Slovenya’nın en büyük havaalanı olan Ljubljana Jože Pučnik Havaalanı, Bled’in yaklaşık 35 km güneybatısında bulunuyor.

Ljubljana Jože Pučnik Havaalanı

Eğer araba kiralamadıysanız havaalanından Bled’e ulaşabilmek için elinizde 2 seçenek bulunuyor.

1. Seçenek buraya çoğunluğun da yaptığı gibi havaalanından Ljubljanski potniški promet (LPP)’ye bağlı Arriva Şirketi tarafından işletilen otobüsler ile gelmek.

Ljubljana Jože Pučnik Havaalanı Otobüsleri

Terminalin hemen ön tarafındaki duraklardan kalkan otobüsler Ljubljana, Kranj ve Bled şehir merkezlerine doğrudan sefer yapıyor. 

Ortalama 2 saatte bir kalkan otobüsler, havaalanı ve Bled arasındaki başlıca duraklarda durup Bled merkezine gidiyor. Kişi başı ücret 4,1 €. İsterseniz ödemeyi nakit olarak otobüs şöförüne de yapabiliyorsunuz.

Havaalanı Bled Ulaşım Tarifesi

Otobüslerin karşılıklı çalışma saatlerinin fotoğrafını çektim. Gördüğünüz gibi havaalanından Bled’e ya da Bled’den havaalanına yolculuk için tek kişi için 4,1 € ödeniyor.

Yolculuk uğranılan yerlere göre ortalama 30-40 dakika sürüyor. İsterseniz ödemeyi nakit olarak otobüs şöförüne de yapabiliyorsunuz.

Otobüsleri, Ljubljana Ulaşım Sistemi yazımız da anlattığım toplu taşıma bilet ve kartları ile kullanabilirsiniz. Bilet ya da kartınız hep yanınızda olmalı. Biletsiz yakalanırsanız, 40 €’ya kadar para cezası alabilirsiniz.

Bir diğer önemli bilgi de bu otobüslerde şifresiz wi-fi hizmeti sunuluyor. Bilginize…

Olumsuz bir durumu mutlaka karşılaşacağınızı düşündüğüm için yazıyorum. Slovenya’da gördüğüm tek olumsuzluk, sıraya girme bilinci. Maalesef burada pek çok yerde şahit olduğumuz bir durum. Kesinlikle sıraya girmiyorlar. Devamlı bir itiş kakış hali….Son derece rahatsız edici…

2. Seçenek uygun fiyatlı shuttle servisler. Eğer otobüs beklemek istemiyorsanız Bled’e shuttle servisler de kalkıyor. Biletlerinizi https://www.goopti.com/en/ adresinden önceden veya vardığınızda Terminal B’de bulunan servis satış noktasına bizzat giderek bilet satın alabilirsiniz.

Ljubljana Jože Pučnik Havaalanı Shuttle Servisler

Servis ücreti Bled merkezi için kişi başı 9 €. Yolculuk uğranılan yerlere göre ortalama 40-50 dakika sürüyor. Maalesef biz uçaktan inip satış noktasına vardığımızda servislerin dolduğunu söylediler.

Bu servisleri kullanabilmek için hem servisin havaalanına dönüşünü hem de gelecek uçakları beklemeniz gerekiyor. Bu nedenle bu servisler için önceden rezervasyon yapmak daha doğru. Yoksa bizim gibi taksi kullanmak zorunda kalırsınız.

3.Seçenek Bled’e taksi ile gitmek. Üzerinde sarı tabela bulunan taksiler terminal binasının geliş çıkışının hemen dışında bulunuyor.

Mesafe ortalama 55 km. Araba kiralayıp da buraya 40 dakikada gelebilirsiniz ama otoparkların yazın dolu olduğunu ve günlük ortalama 15 € bedel ödeyeceğinizi de unutmayın.

Taksiler, ister geleneksel lisanslı taksileri ister Uber vb. araç çağırma uygulamalarını kullanın, Ljubljana’da dolaşmak için rahat bir yol sunuyor. 

Ljubljana ve çevresinde taksi çağırmak için kullanabileceğiniz birçok taksi uygulaması mevcut. En popülerleri Uber. İçinizin rahat etmesi için ücret tahmini ve GPS takibiyle hızlı teslimat hizmeti sunuyorlar.

Ljubljana Jože Pučnik Havaalanı Taksi

Havaalanından taksiye binmenin 2 yolu var;

İlki uygulamalar ile taksi çağırmak. Böylece yolculuğunuzu uygulama üzerinden gördüğünüz ücret ile ayırtıp sürücünüzü de gerçek zamanlı olarak takip edebilirsiniz. (Ort.50 €)

İkincisi taksi duraklarından taksiye binmek. Bu durumda uygulamanın 2 katı ücret isteyebiliyorlar. Kesinlikle vermeyip pazarlık yapın. (Ort.75 €)

Ljubljana ve çevresinde taksi ücretleri taksimetreli olup durakta bekleyen taksi başlangıç ​​​​ücreti 0,80 €-1,50 €, km ücreti 0,70-1,70 €.

Biz şehir merkezli bir çok hareketimizde bize yakın hissettiğimiz Tarık isimli Boşnak arkadaşın taksisini kullandık. Daha hesaplı ödemeler yaptık. Telefon numarasını buraya bırakıyorum. +386 70 355 215

–Bled Merkez Bled Kalesi Ulaşım

Öncelikle şunu netleştirmek lazım. Bahse konu kale, yaklaşık 130-150 m yükseklikteki sarp bir kayalığın üzerine bulunuyor. Bugün kalenin kendine özel merkez bağlantılı bir ulaşım ya da asansör bağlantısı yok.

Zamanında kalenin yükseğe yapılma zorunluluğu malesef bugün kaleye ulaşımı da özellikle yaşlılar ve solunum sorunu olanlar için oldukça zorlaştırıyor.

Bled Kalesi

Bu nedenle kendi aracınız ya da taksi ile buraya gelmeniz dışında malesef kaleye direkt ulaşmanız mümkün değil. Kendi aracınızla gelirseniz kalenin önünde geniş bir otopark alanı göreceksiniz.

Bled Kalesi Otoparkı

Otopark küçük olduğu için yazın burada yer bulmanız hayli zor. Otomattan anladığım kadarıyla otoparkın ücreti de 3€/saat ancak bu ücretler de sezona göre değişebiliyormuş.

Yokuş çıkmak istemiyorsanız merkezden taksiye binebilirsiniz. Araçlar sizi kalenin hemen girişindeki küçük otopark alanında bırakıyor. Taksiye de yakın olsa da açılış ücreti yüksek olduğundan 9-12 € bir ücret ödüyorsunuz.

Otobüslerin sizi bıraktığı merkezde bulunan Bled Otobüs Terminali ile kale otoparkı arasında çalışan shuttle servis de var. Kişi başı 5 € karşılığında onlar da sizi otoparka bırakıyor ancak dolmadan kalkmamaları ya da seyrek olmaları sizi malesef bu kısa ama dik mesafeyi yürümeye zorluyor.

Bled Kalesi Çıkış

Yürüyerek kaleye ulaşmak için Bled Otobüs Terminali’nden veya gölün hemen arkasındaki St. Martin Kilisesi’nin (Župnijska cerkev sv. Martina) ‘nin yanından başlayan patika yolları yokuş yukarı tırmanarak kaleye ulaşabilirsiniz.

Ancak, özellikle parkın içerisinden yapacağınız yürüyüş doğasıyla harika olmakla birlikte tamamen dik ve basamaklı bir yürüyüş rotası. Bu rota kondisyonunuza bağlı olarak 15-25 dakika sürüyor. Rahat bir ayakkabı da gerektiren bu yol kesinlikle özellikle yaşlılar ve solunum sorunu olanlar için uygun değil. Hatta tehlikeli….

Bled Kalesi Çıkış

Biz oradayken bir yaşlı hanım sanırım torunuyla birlikte bu merdivenleri çıkmaya kalktı. Nefes almakta oldukça zorlandığı için yolun ortasında ambulansın da ulaşamayacağı bir noktada çağırmak zorunda kaldılar. Bilginize..

–Bled Kalesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti

Kale her gün 08:00-18:00 saatleri arasında ziyarete açık.

Bled Kalesi

Yetişkinler için kişi başı 17 €, 4-14 yaş çocuklar için 7 € ücret alınıyor. 10 kişi ve üstü gruplarda giriş ücreti 14 €. Bir çocuklu aileler için 14 yaş altı çocuktan ücret alınmıyor.

Bled Kalesi

Eğer kale müzesini gezmek istiyorsanız ekstra 11 € daha ücret ödemeniz gerekiyor.

–Bled Kalesi Tarihi

Kalenin adı tarihi kayıtlarda ilk olarak 1011 yılında geçmiş. Bu nedenle Slovenya’nın en eski kalelerinden biri olarak gösteriliyor.

Bled Kalesi Surları

Kalenin resmi internet sitesine göre bölgenin tarihi 1004 yılında Alman Kralı II. Henry’nin, Kuzey İtalya’da Alman egemenliğini sağlamlaştırmadaki destekleri için minnettarlık göstergesi olarak Carniola’daki Bled mülkünü Brixen Piskoposu Albuin’e ve piskoposluğuna hediye etmesi ile başlamış. Tarihçiler bu dönemde zaten bu tepede zaten bir Romanesk kule olduğunu değerlendiriyor.

Kale ifadesi ise ilk kez Kral II. Henry tarafından 1011 yılında imzalanan bir bağış senedinde geçiyor.

Brixen’den Carniola’ya at sırtında 6 gün süren tehlikelerle dolu yolculuk sebebiyle Brixen piskoposları Bled’i nadiren ziyaret ettiğinden, kale ve arazi, neredeyse 350 yıl Bled Şövalyeleri olarak bilinen hizmetkarları tarafından yönetilmiş.

Bled Kalesi Şarap Mahzeni

1371’yılında Brixen Piskoposları Bled mülkünün doğrudan yönetiminden vazgeçerek onu Konrad von Kreigh’e kiraladımışlar. Kreigh ailesi Bled’i yaklaşık 200 yıl boyunca yönetmiş.

Reform, burada daha 1550’den önce şekillenmeye başlamış. 16. yüzyılın başlarında Bled ve çevresindeki köylü halk bir dizi zorlukla karşılaşmış.

1510 yılında veba birçok can almış. 1511 yılında meydana gelen güçlü bir deprem, Bled Kalesi de dahil olmak üzere büyük hasara yol açmış. Kalenin göle çökmesinden korkan sakinler kaçmış. Depremin neden olduğu hasarın onarımı neredeyse 60 yıl sürmüş.

1515 yılında Kreigh Ailesi’nin serflere uyguladıkları sert muamele nedeniyle, bazı Bled çiftçileri 1515 yılında Sloven köylü isyanına katılmış. Sloven köylü ayaklanmasının bastırılması ciddi sonuçlar doğurmuş.

1542 yılında veba yeniden ortaya çıkmış ve bölge, alışılmadık büyüklükteki çekirge sürüleri tarafından istilaya uğramış.

Tüm bu olaylar, yerel halkın dini yaşamını derinden etkilemiş.

Bled Kalesi

Kale 1558 yılında Türklere karşı tanınmış bir savaşçı ve koyu bir Protestan olan Baron Herbard Auersperg von Turjak’ın eline geçmiş. Yeni inançların yayılması için koşullar daha da iyileşmiş.

1561 yılında, Sloven edebiyat dilini kuran Slovenya’nın en önemli kültür figürlerinden biri olan Primož Trubar, Korensko Geçidi’ni aşıp gizlice Carniola’ya gelmiş ve kaleyi ziyaret etmiş.

Trubar’ın geçitteki güvenliğini sağlayan atlıları bizzat Protestan davasına sempati duyan Bled Kalesi’nden Leydi Kristina Auersperg göndermiş.

Kaledeki karşılaması dostane olmuş, çünkü sadece yerel lord değil, Bled köylüleri ve yakındaki Radovljica kasabasının halkı da çoğunlukla Protestanmış. Burada kısa bir süre kalan Trubar, buradan Brdo Kalesi’ne geçmiş.

Burada Protestan Reformu ile Trubar arasındaki ilişkiyi anlamak çok önemli. Slovenya’nın Oluşumunda Osmanlı Etkileri konulu yazımda bu durumu çok detaylı anlattım. Burada kısaca bir özet yapmak istiyorum.

Bled Kalesi

Protestan Reformu, 16. yy.ın başlarında gelişmiş ikinci yarısında ise Slovenya Toprakları’nı kasıp kavurmuş.

Reform hareketleri Slovenya’da 3 temel şekilde iz bırakmış. Birincisi, ilk defa yerel dilde yani Sloven dilinde edebiyatın temeli oluşturmuş. İkincisi, Sloven hafızasında malesef “Türk” üzerine söylem için kötü bir dil standardını belirlemiş. Son olarak, Sloven ulusal kimliği için onu yazılı bir dile bağlayarak meşruiyet yaratmış.

Özellikle vaizler tarafından köylülerle kurulan her birleşimde Protestanlığı yaymak için Türk karşıtı fikirler kullannılmış hatta Türkler neredeyse şeytanlaştırılmış.

Yani reform hareketleri Türk düşmanlığı üzerinden yürütülürken yine Türk düşmanlığı üzerinden yazılan bir çok eserin de Slovence yayınlanmasını sağlamış.

Slovenya’daki reform hareketlerinin lideri olarak Primož Trubar (1508–1586) kabul ediliyor. İlk Sloven edebi dilini yaratan ve ilk Slovence kitapların yazarı olan Trubar, 1535’te vaiz olmuş ve 1561 ile 1565 yılları arasında Ljubljana’daki Protestan topluluğuna liderlik ettmiş. Kendisi bu nedenle Sloven edebiyatının da kurucusu kabul ediliyor.

Bled Kalesi Matbaası

Sloven tarihçilere göre Trubar, Osmanlı akıncılarının şiddetini ilk elden deneyimleyen biriymiş. Akınlar sırasında Taborilerde çok kötü deneyimler yaşadığından hayatı boyunca militan bir Türk düşmanı olmuş. Köylülerin güvenini kazanmak için Slovence vaaz verirken köylülerin deneyimlerini Türklere olan nefretlerini gösterebilmek için kitaplaştırmış. Bu kitaplar tabii ki çok fazla abartılarak tüm ülkede vaazlarda kullanılmış. Böylece hem Slovence hem de Türk düşmanlığı tüm ülkede yayılmış.

Aslında tarihçilere göre 16. yy.da Türkler Avrupa’da mevcut ancak soyut bir tehditmiş ve bu durum da Hıristiyan Türk karşıtı propagandanın etkililiğine yardımcı oluyormuş. Bu propaganda, Protestan-Katolik ayrımının her iki tarafında da mevcutmuş.

İşte burada Protestanlığın kurucusu Luther, rahiplerin Hıristiyanları Türklere karşı silahlı mücadeleye çağırmasını istemiş. Örneğin Trubar’da Sloven dilinde “Türk’e Karşı İlahi” yazmaya başlamış.

Bled Kalesi

Trubar ilahilerinde düşmanı “şeytan Türk” olarak adlandırırken Tanrı’dan da “Türklere karşı koruma” istiyormuş. İlahilerde hep iyi Hristiyanlar için 3 korku varmış. Şeytan, ölüm ve Türkler.

Bu durum malesef sonraki yüzyılları bile etkilemiş. Öyle ki Türklerin bölgede olmadığı 19. yüzyıl yazarlarının yazılarında bile ele aldıkları ortak söylem Türk düşmanlığı olmuş.

Sonuç olarak Baron Herbard Auersperg von Turjak da Primož Trubar da gerçek birer Türk Düşmanı.

Baron Herbard Auersperg von Turjak, dini inançları nedeniyle baron 1574 yılında Bled’den ayrılmak zorunda kalmış. Ancak, güçlü Karşı Reform hareketi nedeniyle 1590 yılına gelindiğinde Bled bölgesi yeniden Katolikleşmiş.

Brixen Piskoposları, kiracılık sistemini terk ederek valileri kendileri atamaya başlamışlar. Valiler arasında en dikkat çekenler Eggenbergler, Turjak ailesi, Petschacherler ve Gallenfels ailesiymiş. Bazıları Bled’de ikamet ederken, diğerleri kaleyi kâhyalar aracılığıyla yönetmiş.

Bled Kalesi

Kalede birkaç kez yıldırım çarpması sonucu büyük yangınlar çıkmış. 1690 yılında ise kale yine depremden etkilenmiş. Gallenfels ailesi, kaleyi tekrar yaşanabilir hale getirmiş.

1803 yılında, kale de dahil olmak üzere Bled mülkü, Viyana saray komisyonunun kararıyla kamulaştırılmış.

1809 yılında Napolyon Carniola’yı işgal edince Bled de Fransa İlirya Eyaletinin bir parçası olmuş.

1838 yılında Brixen Piskoposluğu, Bled ve kalesi de dahil olmak üzere mülkünün sahipliğini geri kazandı. Ancak 1848 yılında feodal sistemin kaldırılmasının ardından mülkü burjuva girişimci Viktor Ruard’a satmak zorunda kalmış.

1937 yılında kale, göl ve ada ile birlikte, otel ve restoran haline getirmeyi amaçlayan otelci Ivan Kenda tarafından satın alınmış. Ancak, mali zorluklar nedeniyle proje başarısız olmuş. Mülk önce Kooperatif Ticaret Bankası, daha sonra da Drava Banovina tarafından devralınmış.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Bled Kalesi, uzun bir süre bakımsız kalmış. 1952 yılında Devlet ve Bled Belediyesi’nin desteğiyle başlatılan restorasyon 1961 yılında tamamlanmış ve kale bugünkü haline gelmiş.

Bled Kalesi, 1999 yılında ulusal kültür anıtı ilan edilmiş.

2014 yılında, Ljubljana Piskoposu Andrej Glavan ve Bolzano-Brixen Piskoposu Dr. Ivo Muser tarafından yeniden kutsanarak yeniden hizmete girmiş.

–Bled Kalesi Bugün

2007 yılından beri kale, Bled Kültür Enstitüsü tarafından yönetiliyor. Günümüzde kale, tarihi canlandıran ve kültürel deneyimleri zenginleştiren konserler, sergiler, gösteriler ve etkinlikler de dahil olmak üzere çeşitli programlara ev sahipliği yapıyor.

Bled Kalesi

Kaleye ait binalar, bir merdivenle birbirine bağlanan 2 avlu etrafında düzenlenmiş.

Bled Kalesi’nin üst avlusu, göl ve adanın muhteşem manzaralarını sunan ana seyir noktası. Üst avludan şapele ve müzeye de girebilirsiniz. Kalenin açık hava restoranı da burada yer almakta, bu nedenle manzaraya karşı öğle yemeğinizin de tadını çıkarabilirsiniz.

Bled Kalesi Üst Avlu

Girmek için ekstra ücret ödenen müzede Bled’in tüm geçmişini görmek mümkün. Bled Kalesi’nin eski konut odalarında yer alan müze, kalenin en eğitici bölümlerinden biri.

Slovenya Ulusal Müzesi’nin himayesinde faaliyet gösteren müze, Bled ve kalesinin zengin tarihine profesyonelce hazırlanmış bir bakış sunuyor.

Burada bölgenin tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar olan gelişimini görmek mümkün. Sergilerde, ilk yerleşimciler, ortaçağ soyluları ve yüzyıllar boyunca bu eşsiz yeri şekillendiren kültürel mirası sunuluyor. Burayı gezince, Bled Kalesi’nin tarihsel olarak önemini daha iyi anlıyorsunuz.

Yaklaşık 10.000 yıllık olduğu değerlendirilen, kısmen korunmuş geyik iskeleti, “cennet kuşu” olarak bilinen tavus kuşu şeklinde ünlü 6. yüzyıl broşu müzede en çok dikkat çekenler bulguları.

Üst avluda bulunan küçük şapel 16. yüzyılda Gotik tarzda inşa edilmiş. Başlangıçta daha sade bir yapıya sahipmiş.

1690 yılında kaleyi de etkileyen yıkıcı depremin ardından Gallenfels Ailesinin katkılarıyla hem yükseltilmiş ve hem de Barok bir tonoz eklenmiş.

Bled Kalesi Şapeli

Bugün hala iç mekanını parlak renkleri ve zengin motifleriyle süsleyen ve maneviyatı ve tarihi dönüm noktalarını yansıtan Barok freskler de bu dönemde yapılmış. Resimler ve detaylar, bölgedeki diğer kutsal binalarda da iz bırakan Tirol kilise sanatının etkilerini yansıtmakta.

Bu yenilemeden sonra şapel,özgün Gotik tasarımını daha sonraki Barok eklemelerle birleştirerek eşsiz bir sanatsal karaktere sahip olmuş. Kale sakinleri için yüzyıllar boyunca bir ibadet yeri olarak hizmet vermiş.

Bled Kalesi

Kuzey duvarında, 1004 yılında Bled mülkünü Brixen piskoposu Aziz Albuin’e bağışlayan İmparator II. Henry’nin tasviri yer alırken, güney duvarında ise eşi Aziz Cunigunde’nin tasviri bulunmakta. Giderseniz, şapel girişinin üzerindeki Brixen Başpiskoposluğunun ve soylu Gallenfels ailesinin armalarını görebilirsiniz.

Günümüzde şapel, tarihi ve kutsal atmosferi sayesinde popüler bir düğün mekanı olarak kullanılıyor.

Bled Kalesi Orta Avlu

Orta avlu, üst ve alt avlular arasındaki merdivenlerin tam ortasında yer alıyor.

Aşağıdaki Bled Gölü’nü veya ana kuleyi tüm ihtişamıyla görmek için harika bir bakış noktası.

Bled Kalesi Orta Avlu

Kalenin bir bölümünün birkaç fotoğrafını çekmek için de harika bir yer olduğunu söyleyebilirim.

Kaleye girdiğinizde göreceğiniz ilk bölüm, alt avlu. Buradan kuleyi, surları ve yürüyüş yollarını görebilirsiniz. Ayrıca kule galerisine, matbaalara girebilir veya bir şeyler içmek için kafeye uğrayabilirsiniz. Kaleden çıkarken de yine bu avludan geçersiniz.

Bled Kalesi Surları ve Alt Avlu

Görkemli bir giriş kulesine sahip Romanesk surların bir kısmı korunmuş durumda. Bu surlar aslında, yukarıdan gelebilecek saldırıları püskürtmek için savunma duvarı olarak inşa edilmiş.

Günümüzdeki kale surları ise, en eski halinin izlerini hala taşıyor; savunma koridorundan, dar ok delikleri, yaz sabahlarında yükselen güneşin aydınlattığı doğal bir saat gibi işlev gören Karawanks ve Mežakla zirvelerinin manzaralarını gözler önüne seriyor.

Bled Kalesi Surları

Kale surlarından, Zasip ve Gorje dahil olmak üzere çevredeki nefes kesen tüm pitoresk güzellikleri buradan izleyebiliyorsunuz.

Bled Kalesi’ndeki tarihi matbaa da çok önemli gezilecek yerlerden. Matbaa, ziyaretçilere matbaa tarihine dair eşsiz bir bakış açısı sunuyor.

Bled Kalesi Matbaası

16. yüzyılda Bled Kalesi, Protestan düşüncesinin önemli bir merkeziymiş. Bu dönemde matbaanın gelişimi, dini ve kültürel ilerlemeyle yakından bağlantılıymış.

Kale matbaasının üstünde, Sloven dilinin tarihinde önemli bir figür olan Türk düşmanı Primož Trubar’a adanmış bir anma odası bulunuyor. Bu oda, Trubar’ın başarılarını sergiliyor ve Sloven dilinin ve edebi geleneğinin gelişimine yaptığı katkının önemini vurguluyor.

Bled Kalesi Matbaası

Trubar ayrıca, Sloven okuryazarlığının temellerini atan ve 1550’de Tübingen’de Gutenberg’in orijinal matbaa makineleri kullanılarak basılan ilk 2 Sloven kitabı olan Katekizm (Katekizem) ve İlkeler (Abecednik)’in yazarı olarak da ünlü.

Slovenya, tarihi olarak da şarapları ile ünlü bir ülke. Bu nedenle, Bled Kalesi’nin üzerinde bulunduğu kayaya oyulmuş olan kale şarap mahzeni, ziyaretçilere Sloven şarapçılığının zengin geleneğine bir bakış sunuyor.

Bled Kalesi Şarap Mahzen

Burada Ortaçağ atmosferinde, Vipava Vadisi’nin alt kesiminde yer alan Dornberg Köyü’nden gelen yaklaşık 20 çeşit zengin şarap seçkisi bulunuyor. Olağanüstü mikroiklim koşullarıyla bilinen bu şarap yetiştirme bölgesi, dolgunluğu ve zengin aromasıyla öne çıkan yüksek kaliteli şaraplar üretmekte.

Gezerken Teran, Malvasia ve Merlot gibi önemli şarap tadımlarının yanı sıra, ziyaretçiler meşe fıçılar kullanılarak yapılan geleneksel şarap şişeleme yöntemleri hakkında bilgi edinebilir ve Slovenya’nın bağcılık mirasını şekillendiren gelenekleri keşfedebilirsiniz.

Sadece bu kadar da değil. Bled Kalesi’nde özel bir kültürel anıt da yer alıyor: Maribor’da gördüğümüz Dünyan’ın en eski üzüm asmasının soyundan gelen ve 450 yılı aşkın süredir Maribor’da gelişen kale asması. .

Dünya’nın En Eski Asması

Bahsedilen örnek alınan asma işte bu. Gezgin arkadaşlarım için bu asma ile ilgili bir yazı da yazdık. Merak eden arkadaşlarım Dünya’nın En Eski Asması başlıklı yazımızı da okuyabilirler.

Mahzenin girişinin etrafında görülen asma bu özel iklim ortamında yüzyıllardır süregelen üzüm yetiştiriciliğine tanıklık eden, gelenek ve mirasa adanmış yaşayan bir anıt.

Bled Kalesi Şarap Mahzeni

Bahse konu asma deniz seviyesinden 599 m yükseklikte, oldukça nadir bir konumda yetişiyor. Eşsiz konum, üzümlerin kalitesini ve özelliklerini önemli ölçüde etkiliyor.

Hatta bazıları, kale asmasının köklerini Bled Gölü’ne kadar uzattığını ve oradan su çektiğini, bu yüzden bu kadar bol meyve verdiğini bile söylüyor.

Tabii ki kalenin sahip olduğu Bled Gölü ve çevresinin muhteşem manzarası insanın iştahını da açar. Özellikle de özel günlerde. Bu ihtiyaç da düşünülmüş olacak ki çok şık bir restoran da burada kalenin ziyaretçilerine hizmet veriyor. Ben menüyü de buraya yapıştırdım.

Bled Kalesi Restoranı

Bled Kalesi Restoranı, geleneği modernlikle harmanlıyor. Gorenjska ve Slovenya’nın mutfak mirasını koruyarak, yerel ve bölgesel yemekleri rafine bir şekilde sunuyor. Yerel üreticilerle işbirliği içinde, Jezeršek Catering tarafından işletilen restoran, protokol konuklarını, turist gruplarını ve bireysel ziyaretçileri etkileyen olağanüstü mutfak deneyimleri sunuyor. Her yemek, bölgeden temin edilen en kaliteli malzemeler kullanılarak, büyük bir özenle hazırlanıyor.

Restoran her gün 12:00-22:00 saatleri arasında açık.

Restoranın dışında alt avluda harika bir de kafe var. Burada, yerel lezzetlkerin otantik bir deneyimini sunan birinci sınıf Sloven şaraplarının, el yapımı biraların ve ev yapımı içeceklerin tadına bakabilirsiniz.

Bled Kalesi

Tabii ki burada önceliğiniz seçeceğiniz kahve eşliğinde elbette Bled’in kraliçesi olan ünlü kremalı tatlı Kremsnita olmalı.

Bu tatlıya muhallebi kreması ile doldurulmuş tabakalı bir kek diyebiliriz. Ülkede Bled tatlısı olarak da biliniyor. Biz bu tatlıyı hem hafif hem de güzel bulduk.

Kremsnita

Önereceğimiz diğer tatlı ise Riklijeva rezina. Bu tatlı da internette yazılanlara göre Kremsnita gibi top almaya aday bir tatlı.

Tereyağlı hamur katmanlarında vanilyalı krema ve kayısı kullanılıyor. Oluşum ise çikolata ile kaplanmış.

Riklijeva rezina

Tatlıyı ilk olarak Bled Sağlık Merkezi’nde çalışan İsviçreli şifacı Arnold Rikli (1823-1906)’nin misafirlerine sunduğu söyleniyor.

Kafe gördüğünüz gibi bu tatlılar eşliğinde Bled Gölü ve adasının en güzel manzaralarından birini seyretme fırsatı da sunuyor.

Kafe, Mayıs’tan Kasım’a kadar her gün 08:00-18:00 saatleri arasında açık.

Değerlendirme

Kaleyi gezdik, muhteşem manzara eşliğinde harika tatlılarımızı da yedik. Başladık düşünmeye….

Neredeyse 1000 yıllık tarihi olan bir yer. Kim bilir burada ne ihtişamlı düğünler yapılmış kimler gelip kimler gitmiştir diye…

Bled’e gelip de kaleye çıkmadan dönerseniz inanın çok şey kaybedersiniz. Çünkü Slovenya’nın sembolünü en iyi görebileceğiniz ve fotoğraflayabileceğiniz yer tam olarak burası. Ancak, en iyi fotoğrafı almak için de mutlaka sabah saatlerinde hatta kapı açılır açılmaz burada olun. Gün batımında da aşağıdan Bled’den kalenin fotoğrafları çekecek şekilde yerinizi alın.

Slovenya ile ilgili diğer yazılara Slovenya Gezi Rehberi‘nden ulaşabilirsiniz. Bölgesel planlama yapıyorsanız Orta Avrupa Gezi Rehberi‘ne bakmayı unutmayın. Sağlıcakla Kalın.

Exit mobile version