- Yeşil ve Sesizlik Zengini Marmara Adası
- Tatil Cenneti Avşa Adası
- Balıkesir’in En Güzeli Erdek
- Kışın Akçay Gezisi
- Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi

Aile olarak kışın Ayvalık bölgesine yaptığımız gezinin önemli ayaklarından biri Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi oldu. Daha önce hiç adını bile duymadığım bu köy ile bu gezimiz kapsamında tanışmış da olduk.
Açıkçası söz konusu köy bölgeye gelmeden önce yaptığım yapılacak listesine çoğu gezginin belirtiği mutlaka kontenjanından girdi. Ben buraya mutlaka der miyim? derseniz demem. Ancak ahalinin gelecekte köyü nerede gördüğü noktasına da saygılıyım. İnşallah amaçlarına ulaşırlar.

Nedir bu amaç derseniz. An itibariyle burada aşağıda genişçe açacağım SENTRUM Yeşil Destinasyon Modeli uygulanıyor. Bu modelin ulaşmak istediği vizyon Avrupa’daki ortaçağ köyleri gibi sanatla anılan sanat ve sanatseverlerin buluştuğu bir köy olabilmek.
Küçükköy’de bir ortaçağ köyü. Kültür Bakanlığı’nın Türkiye’nin en güzel 5 köyü listesine girmiş bile…başarabilirler mi? Bence daha çok yolları var gibi…ama mümkün.

Yazımın bundan sonrasında tüm gezgin arkadaşlarım için kışın yaptığımız Küçükköy gezimiz esnasında dikkatimi çeken hususlara yönelik çok detaylı bilgiler vereceğim.
Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi
Küçükköy’e Nasıl Gidilir?
Küçükköy, Balıkesir’in Ayvalık İlçesi’ne bağlı bir mahalle. Ayvalık merkeze 7 km uzaklıkta E 87 Karayolu üzerinde olduğundan ulaşımı da oldukça kolay.
1915 Çanakkale Köprüsü ve Troya Tüneli bölgeye ulaşımı oldukça kısaltmış durumda. Çanakkale merkezine arabayla 2,3 saat (167 km), İstanbul’a 6 saat (480 km), İzmir’e 2 saat (150 km) uzaklıkta.
Küçükköy’e hava yolu ile gelmek isteyenler Edremit merkeze 8 km uzaklıkta bulunan Balıkesir Koca Seyit Havalimanı’nı tercih edebilir. Havalimanı Küçükköy arasındaki 45 km mesafeyi arabayla 40 dakikada almak mümkün.
Küçükköy Tarihi
Köyün tarihi 1462 yılına, Fatih Sultan Mehmet’in Midilli seferine kadar uzanıyor. Fatih Sultan Mehmet adayı almaya karar verince 1462 yılında burada yeniçerilere ön hazırlık ve gözetleme için bir oba kurdurtmuş. Adanın fethinden sonra hem adanın yeniden korsanların eline geçmemesi hem de çıkabilecek isyanların bastırılması için bir kısım yeniçeriler burada kalmaya devam etmiş.

Buranın bir yeniçeri köyü olduğunu gören Rumlar da güvenli olduğunu düşünüp yöreye yerleşmeye başlamış ve yerleşime “yeniçerilerin yeri” anlamına gelen Yeniçahori demiş.
Papaz İkonomos, 1773 yılında Hasan Paşa’nın da katkılarıyla Osmanlılardan bir “özerklik belgesi” alınca, Ayvalık, İstanbul hükumetinin koruması altında, bağımsız bir bölge kimliği kazanmış. 1821 yılına kadar özerk yapısıyla altın çağını yaşamış ve dışarıdan oldukça nitelikli büyük bir göç almış. Bu dönemde köye de çok nitelikli bir Rum göçü olmuş.

Bugün görülen eski evlerin neredeyse hepsi orijin olarak bu dönemde yapılan Rum evleri. Ancak bu dönem çok uzun sürmemiş.
1893 ile 1913 yıllarında özellikle Karadağ, Saraybosna ve Sancak’tan gelen Boşnaklar da köye yerleşmiş. Dolayısıyla köy çok kültürlü bir yapıya kavuşmuş ancak bu dönem de kısa sürmüş.

Kurtuluş Savaşı sonrasında mübadele yıllarında Rumlar bölgeyi terk edince yoğunlukla Karadağ’dan gelen 2. Boşnak grubu boşalan evleri doldurmuş. Böylece köy artık tam bir Boşnak köyü olmuş. Mübadele sonrasında hane başına 20 ağaç zeytin, altı veya dokuz dönümlük tarla verilmiş. Haneler geçimlerini verilen ağaç ve tarlaları işleyerek kazanmış.
Küçükköy, Ayvalık İlçesine bağlı bir köyken 1970 yılında belde yapılmış.

1980’li yıllardan itibaren burada yaşayan Boşnaklar ulaşım, eğitim zorluklarının yanı sıra turizm alanındaki gelişmelere paralel olarak köyü terk edip turizm cenneti Sarımsaklı’ya göç etmeye başlamışlar. Güvenlik sorunu da ortaya çıkınca köy tamamen boşalmış. Harabeleşme başlamış.
2000’li yıllarla birlikte şehirden kaçıp kendi hayatlarını kurmak isteyen resim, heykel, edebiyat, sinema ve müzisyenlerden oluşan bir grubun bu köyü keşfetmesi ile köyün kaderi bir anda değişmiş.
Eski Rum yapıları, asıllarına sadık kalınarak restore edilmiş; müze, galeri ve sanat ve tasarım odaklı üretim atölyelerine dönüştürülmüş, kent müzesi ve kültür merkezleri kurulmuş. Eski mimari miras korunarak yapılan dönüşüm ile birlikte köy cazibe merkezi olmaya başlayınca üçüncü kuşak Boşnaklar da köylerine geri dönmeye başlamış.

Belde, 2013 yılında çıkan Büyükşehir Belediyesi yasası ile aynı adla tek mahalleye dönüşmüş ve Ayvalık İlçesi’nin mahallesi olmuş.
2021-2022 yıllarında ilk defa Küçükköy’de uygulamaya alınan ve Enerjisa Enerji, Sabancı Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde doğa, kültür ve toplum dengesinde sürdürülebilir kalkınmayı gözeten SENTRUM Yeşil Destinasyon Modeli ile köy fiziksel olduğu kadar sosyal ve kültürel olarak da dönüşümü başlatmış.
Küçükköy Bugün
Köy eskiden bir Rum köyü olduğundan bugün köydeki tüm evler çok büyük oranda tipik Rum mimarisi özelliklerini taşıyor. Köyde şu anda kayıtlı Rum mimarisine ait 400’e yakın taş ev, 3 kilise ve 3 manastır bulunmakta.
Köy ahalisi bugün geçimini turizm yanında turizmi destekler nitelikte tarım ve hayvancılık ile de sağlıyor. Tarım kapsamında zeytincilik ve ürünleri ön planda onu tahıl ve ürünleri üretimi takip ediyor.

SENTRUM Yeşil Destinasyon Modeli ile kültürel ve doğal değerler korunurken atıklar ayrıştırılmış, inşaatlarda ya da işletmelerde asla plastik malzeme kullanılmamış, yenilenebilir enerji uygulamaları öne çıkarılmış, enerji verimliliği sağlanmış, yüksek sesli müzik kaynağı işletmelere izin verilmemiş. Bu temelde de teknoloji ve sanat bir araya getirilip turizm 4 mevsime yayılmış.

Dediklerine göre birkaç yılda emlak fiyatları çok artmış, dönüşüm ilerledikçe daha da artacakmış. Zaman ne gösterir bilinmez ancak çevreyi gördükten sonra bana biraz riskli yatırım gibi geldi.
Tabii ki amaçlanan ile yaşanan şimdilik farklı olabiliyor. Biz buraya Sarımsaklı tarafından değil köye 15 km mesafedeki Cunda Adası tarafından oldukça zorlayıcı bir yoldan geldik. Hatta gelirken etrafa bakıp acaba yanlış yolda mıyız? diye de kendimize sorduk. Köye girene kadar ne sanat ne kültürü fark edemedik. Kısacası sadece köy değil çevresel bütünlük de önemli. Daha çok yolları var gibi.

Köye girdikten sonra tabii ki aralık ayı olması sebebiyle olsa gerek meydanda börek yiyen küçük bir topluluk dışında kimseye rastlamadık. Pansiyonlar genel olarak kapalıydı. Merkezde az sayıda işletme açıktı.
Rengarenk sokakların ahengini tamamlayan mimari ve peyzaj gerçekten takdir edilesi cinsen. Fotoseverlerin burayı çok seveceğinden eminim.

Burada özellikle kapılar en çok ilgimi çekenler oldu. Ahşap detayları ve eskitmeleri harika. Gerçekten çok güzeller.
Küçükköy Gezilecek Yerler
-Küçükköy Merkez Cami (Aya Athanasiau Kilisesi)
1840-1850 dolaylarında inşa edilen Ayiu Athanasiu Kilisesi 1920’li yıllarda camiye dönüştürülmüş günümüzde Küçükköy Merkez Cami olarak hizmet veriyor.

Açıkçası bu tür dönüştürmeler belki karşılıklılık ilkesi çerçevesinde düşünülüyor ancak görüldüğü gibi bu bir cami olamıyor. Bazı yapıları orijinal olarak bırakmak daha doğru sanki…
-Küçükköy Göç Müzesi
Caminin bahçesindeki eski kilise okulu ise bugün Küçükköy Göç Müzesi olarak kullanılıyor.

2013 yılında hizmete giren müzede Büyük Balkan Göçü’nde yaşanmış acıları temsil eden yüzlerce obje ile fotoğraf sergileniyor.
-Sarımsaklı Plajı
Burası Ayvalık bölgesinde bulunan en popüler plaj. Küçükköy’den en yakın deniz, 4 km uzaklıkta bulunan ünlü Sarımsaklı Plajı, arabayla 6 dakikalık çok kısa bir mesafede bulunuyor.

7 km uzunluğundaki mavi bayraklı plajda birçok işletme de bulunmakta. Yani burası için bir plaj değil de bir sahil bandı demek daha doğru olur.

Biz gittiğimizde sizin de gördüğünüz gibi plaj çok temiz değildi. Ancak spor alt yapısı olarak güzel bir yer.
Küçükköy Ne Yenir? Nerede Yenir?
Bölge bilindiği üzere Kuzey Ege’nin göbeğinde Zeytin ve Zeytinyağı cenneti olarak bilinen yer. Bu nedenle yemek tercihlerinizde zeytinyağı ile yapılan yemek ve mezeleri tercih edebilirsiniz.

Diğer taraftan burası artık tescilli bir Boşnak köyü olması ve sahile göç eden Boşnakların da geri dönmesi ile Türkiye’deki Bosna diyebileceğimiz bir Boşnak kültürüne sahip. Tabii bu durum yemekleri de etkiliyor.
Burada yiyebileceğiniz en güzel orijinal yemekler Boşnak börekleri ve mantıları. Dediklerine göre asıl Boşnak böreği ıspanaklı ve peynirli olurmuş. Bugün ise patateslisi, kıymalısı ve sade peynirlisi, hatta patlıcanlısı bile var.

Boşnak mantısı ise fırında pişmiş kıymalı bohça böreğinin üstüne yoğurt ve kırmızı biberli tere yağı dökülmüş hali olarak görebilirsiniz.
Yıllara meydan okuyan asırlık çınar ağaçları altında börek yemek de ayrı bir ayrıcalık. Böreklerin ve mantının yanında yine Ayvalık bölgesinde çok meşhur olan karadut ve koruk suyu veriyorlar. Bir de ikram biberli süt turşusu var onu da kaçırmayın.
Küçükköy Ne alınır?
Küçükköy’ün her tarafında kahvaltılıklar ile zeytinyağı ve ürünlerini satan yerliler göreceksiniz. Bu ürünlerin hepsi kaliteli ve harika ürünler.

Küçükköy ahalisi el sanatlarında da oldukça başarılı. Evde ihtiyacınız olan hatıralıklardan alıp kullandıkça burayı hatırlayabilirsiniz.
Değerlendirme
Bu yazıda sizlere Küçükköy’ün kışın sahip olduğu yalnız atmosferi anlatmaya çalıştım. Kabul edelim ki Küçükköy gelecekte parmakla gösterilecek bir sanat köyü olma yolunda ilerliyor. Ancak ben ne Eski Datçayı ne de bir Adatepe Köyü’nü burada hayal edemiyorum. Tabii ki bu benim kişisel fikrim.
Bu nedenle ilerleyen süreçte köyün mimari karakterinin dışında burada bina yapımına izin verilmemesi çok önemli.

Küçükköy’ün kalabalık, gürültülü, stresli şehir yaşamından bir nebze olsun uzaklaşmak için ideal ancak uzun zaman geçirmek için uygun olmadığını düşünüyorum. Ancak yine de kışın buraya gelinip kısa ve öz güzel vakit geçirilebilineceğini değerlendiriyorum.
Balıkesir ile ilgili diğer yazılarımız için Balıkesir Gezi Rehberi‘ne bakmayı unutmayın. Sağlıcakla Kalın…



