Site icon Gezer Döner – Gezi Rehberi Sitesi

Kışın Ayvalık Gezisi

Kışın Ayvalık Gezisi

Kışın Ayvalık Gezisi

Yazı Dizisi : Balıkesir Gezi Rehberi
Daha Fazla Yazı

Yazar : Serhat ÇELEBİOĞLU

Kışın Ayvalık Gezisi yapılır mı? Gördükten ve yaptıktan sonraki cevabım kesinlikle evet. Neden derseniz şöyle açıklayabilirim.

Buranın bildiğimiz diğer yazlık turizm merkezlerinden deniz kum güneş performansının çok dışına çıkan önemli bir farkı var.

Bölge asırlardır özerklik altında kendi dünyalarında yaşayan zengin Rum ahalinin merkezi olmuş. Kendi tarihine paralel olarak kendi zenginliğini, mimarisini, sanatını ve kültürünü geliştirmiş ve tarihe özne olarak çıkmış bir yer.

Kışın Ayvalık Gezisi

Bugün Ayvalık ise gidenlerin yerine gelenlerin kültür olarak çok da farklı olmamaları sebebiyle geride bırakılan mirasın yok edilmeden neredeyse aynen devam ettirmeye çalıştığı bir şehir. En azından ben kenarından köşesinden de bunu gerçekten hissettim.

Bu nedenle genel bir şikayet havası hakim kalabalık olacağını hissettiğim yaz döneminde değil ama baharlarda buraya mutlaka tekrar geleceğimi biliyorum.

Sezonda turizm merkezi olması nedeniyle çok kalabalık olacağı şüphesiz olan Ayvalık’a kışın gitmenin de bazı kısıtlamaları var tabii ki…. Ancak, gezinize kültür rotası tadında keyif gezisi haline getirirseniz Ayvalık da size çok şey verir mutlu eder sizi bence….

Kışın Ayvalık Gezisi

Sonuç olarak yakın adaları, sahilleri, Girit, Midilli, Balkanlar kaynaklı yerel mutfağı, Rum yapımı tarihi sokak ve yapıları ile Ayvalık açık bir müze görünümünde. Dolayısıyla mevsimlere göre seçeneklerin ağırlığı değişse de tarihi ve doğal görecek ve denenecek pek çok güzelliğe sahip. Gezin görün öğrenin keyfini çıkarın bence…

Yazımın bundan sonrasında tüm gezgin arkadaşlarım için Kışın Ayvalık Gezisi esnasında dikkatimi çeken hususlara yönelik çok detaylı bilgiler vereceğim.

Kışın Ayvalık Gezisi

Ayvalık’a Nasıl Gidilir?

Cunda Adası, Ayvalık ilçe merkezinin hemen karşısında kuş uçumu 3 km kuzey batısında bulunuyor.

Arabayla Ayvalık; İstanbul’a Bursa üzerinden 410 km (4,5 saat ), Ankara’ya Bursa üzerinden 740 km (7,5 saat ), İzmir’e 165 km (2 saat ) mesafede bulunuyor.

İstanbul’dan deniz yolunu kullanarak gelmek isterseniz de İDO feribotları ile Bandırma’ya gelip oradan Ayvalık’a ulaşabilirsiniz. Feribotla ulaşım yaklaşık 2 saat, karayolu ile ise ortalama 3 saat sürüyor. Tabii ki burada yorulmadan zaman kazanımı ve maliyet değerlendirmesi karşılaştırması size ait.

Kışın Ayvalık Gezisi

Ayvalık merkezde araç park edilecek yer çok sınırlı. Bu nedenle çevre gezileri dışında merkezde bulunan sınırlı otoparklara aracınızı bırakmanız daha doğru olur.

Arabanız yoksa Ayvalık’a hava yolu ile ulaşım Balıkesir Edremit Koca Seyit Havalimanı üzerinden gerçekleştiriliyor. Havalimanı arabayla Ayvalık’tan sadece 45 km (45 dakika) mesafede bulunuyor. Havaalanından Ayvalık’a sitesinden rezervasyon yaptırmak şartı ile direkt servis hizmeti de var.

Arabanız yoksa Ayvalık’tan Cunda Adası’na otobüs, minibüs ve tekne ile ulaşabilirsiniz. Ayvalık Merkez-Cunda Adası arasında belediye otobüsleri ve minibüsler çalışıyor. Otobüs sefer saatleri için tıklayınız.

Ayvalık Tarihi

Önce şunu belirtmekte fayda var. Ayvalık ve çevresi 1920’lere kadar gerçek anlamda tam bir Rum yerleşimiymiş. Mübadele ile birlikte bölgenin kimliği de değişmiş ve bugünlere gelmiş.

Bölgeye ilk yerleşenlerinin Midilli’nin Kydona Köyü’nden ya da Girit’in Kydonies bölgesinden gelmiş olabilecekleri düşünülmekte.

Ayvalık ismi kayıtlara, ilk defa MÖ 330 yılında Ayvalık anlamına gelen Kydonie olarak geçmiş. Roma döneminde en parlak çağını yaşadığı düşünülen şehir, Bizans döneminde önemini kaybetmiş. Ayvalık o zamanlar limana hakim bir tepe üzerinde kuruluymuş.

Bazı tarihçilere göre 13. yüzyıl ortalarından 15. yüzyıl ortalarına kadar Ayvalık Ceneviz egemenliğinde kalmış.

İstanbul’un fethi öncesinde Doğu Roma İmparatorluğu’na gelecek yardımları engellemek isteyen Osmanlı İmparatorluğu, Cunda Adası’na bir deniz üssü kurmuş. Buranın korsan saldırılarından uzak ve güvenli olduğunu düşünen Rum ahali de ilk defa 1430-1440 yıllarında Ayvalık ve çevresine yerleşmeye başlamış.

Kışın Ayvalık Gezisi

Ayvalık ve çevresi, 1789 yılında Cezayirli Hasan Paşa tarafından çıkartılan bir fermana istinaden özerk bölge olunca ada da bu özerk bölgenin en önemli merkezlerinden biri olmuş.

Zeytin, zeytinyağı, sabun, şarapçılık ve dericilik sayesinde çok zengin olan ada Yunanistan’dan bile göç almaya başlamış.

Ancak 1821 yılında Mora İsyanı’na paralel olarak çıkan milliyetçi isyan ile ilçe boşaltılmış Ayvalık’ın gelişimi de durmuş. Zaman içerisinde Ayvalık’ta kalan son Türkler de buryayı terk etmiş.

Osmanlı Devleti, 1824 yılında, “Ayvalık reayasının affedilmesi” ile ilgili bir buyruk çıkarınca 1824 yılında başlayan geri dönüşler başlamış.

Ayvalıklı Rumlara zeytinlikleri iade edilmiş, tüm mülkiyet haklarını geri verilmiş ve vergiden muaf tutulmuşlar. Böylece Ayvalık ve çevresi tekrar tam bir zengin Rum bölgesi haline gelmiş.

Kışın Ayvalık Gezisi

1880 yılında, hissedarların çoğunun Ayvalıklılardan oluştuğu 20 bin sermayeli bir şirket şehrin güneyine düşen Dalyan Boğazı genişletilip derinleştirince Ayvalık da önemli bir ihraç limanı haline gelmiş. Deniz ticareti şehri oldukça canlandırmış.

Zeytinyağı, sabun, un gibi tarımsal ürünlerin ihracatı ile Osmanlının zayıfladığı son döneminde iyice zenginleşen Rumlar neredeyse tamamen bağımsız hareket ediyormuş. Bugün görülen eski evlerin neredeyse hepsi orijin olarak bu dönemde yapılan Rum evleri.

Kışın Ayvalık Gezisi

Osmanlı devlet memurları haricinde Müslüman yerlisi olmayan ve nüfusunun neredeyse tamamını Ortodoks Rumların oluşturduğu Ayvalık’ta 1914 yılıda yapılan nüfus sayımında Ayvalık ve Cunda’da 30.000 Rum’a karşılık sadece 184 Türk yaşıyormuş. 7-8 tane de yabancı devlet konsolosluğu ile 2 tam teşekküllü hastane varmış Ayvalık’ta.

1917 yılında Otto Liman von Sanders’in komutası altındaki Alman kuvvetlerinin yardımı ile bölgedeki Rumların çoğu Ayvalık’tan Anadolu’nun iç bölgelerine tehcir edilmiş.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması, 1919 yılında Ayvalık ve çevresinin Yunan Ordusu tarafından işgali edilmesi, işgal sonrası Anadolu’da ilk direnişin 172. Alay Komutanı Yarbay Ali Çetinkaya tarafından burada başlatılması ve Kurtuluş Savaşı sürecinde Ayvalık ve çevresinde bazı Rum çeteciler ve Yunan askerlerin pek çok Türkü öldürüp köyleri yakması savaş sonrası zorunlu mübadeleyi de beraberinde getirmiş tüm Rumlar Yunanistan’a gönderilirken Girit, Makedonya, Midilli Türkleri ile yerli yörükler, Bosna muhacirleri ve Arnavutlar bölgeye yerleştirilmiş.

Kışın Ayvalık Gezisi

Böylece bütün arnavut kaldırımlı taş evli zengin Rum mahalleleri bir anda Türk mahallelerine dönmüş ve kargaşa ortadan kalkmış.

Doğal ve kültürel güzellikleri ile Ayvalık ve çevresi artık bir turizm merkezi olarak dikkat çekmeye başlamış.

1976 yılında Ayvalık ve çevresindeki 17.900 hektarlık alan doğal ve tarihi sit alanı olarak kabul edilmiş.

İlçede 1994 yılında yapılan bir çalışmaya göre 1842-1914 yılları arasından kalma toplam 363 bina olduğu tespit edilmiş.

Kışın Ayvalık Gezisi

1995 yılında Ayvalık Adaları Tabiat Parkı, kapladığı 17.950 ha alan ile ülkemizin en büyük Tabiat Parkı ilan edilmiş, böylece Cunda Adası dışındaki tüm Ayvalık Adalarına yerleşim yasaklanmış.

Ayvalık, 2017’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmış.

Ayvalık Gezilecek Yerler

-Cunda Adası

Aile olarak Ayvalık bölgesine yaptığımız gezinin ilk ayağı Cunda Adası oldu. Bu adaya yaklaşık 30 sene önce eşimle birlikte turla gelmiş zeytinyağında yüzen muhteşem bir salata eşliğinde deniz çuprası yemiş çok da beğenmiştik.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Aslında kısa süre bulunmak zorunda kaldığımız adanın sadece lezzetleri ile değil kendisi de damağımızda bir tat olarak kalmıştı. Yıllar sonra tekrar bu sefer oğlumuzla adadayız.

Internette Cunda dendiğinde güzel güzel olmasına, ancak gittikçe İstanbullu turiste yönelik yeni Alaçatı haline geldi deniyor. Yani sezonda genel bir şikayet havası hakim.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Turizm merkezi olması nedeniyle yazın çok kalabalık olacağı şüphesiz olan adaya kışın gitmenin de bazı kısıtlamaları var. Ancak, kalabalık olmayan bir ortamda doya doya gezmek için de adaya kültür rotası tadında kışın gelmek bence iyi bir seçenek. Hele ki hava da yazdan kalan güneşli günler ile gezinize eşlik ediyorsa….

Ada sıradan bir ada değil. Ayvalık koyundaki 22 adadan biri olan Cunda Adası, adalar arasında yaşam olan tek ada ve adalar merkezi olması ile ünlü. Aynı zamanda 23,3 km² yüz ölçümü ve 28,5 km kıyı uzunluğu ile Türkiye’nin de 5. büyük adası.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Sonuç olarak yakın adaları, sahilleri, Girit ve Midilli kaynaklı yerel mutfağı, Rum yapımı tarihi sokak ve yapıları ile bir kültürel zenginlik adası. Dolayısıyla mevsimlere göre seçeneklerin ağırlığı değişse de tarihi ve doğal görecek ve denenecek pek çok güzelliğe sahip.

Ada ile ilgili detaylı bilgi için Cunda Adası başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

-Cunda Rahmi Koç Müzesi

Cunda Adası’ndaki ilk durağımız ise Cunda Rahmi Koç Müzesi oldu. Aslında müzeyi gezilir kılan müzenin Ayvalık bölgesinin en önemli tarihi eserinin içerisinde kurulmuş olması.

Cunda Rahmi Koç Müzesi

Söz konusu tarihi eserin adı eski adıyla Taksiyarhis Kilisesi yeni adıyla Cunda Rahmi Koç Müzesi. Kilisenin günümüze gelme hikayesi de oldukça ilginç.

Yapı tamamen kurtarılmış ve aslına döndürülmüş bir bina. Yolunuzun üzerinde sayılır. Kitaplığa gelmeden önce mutlaka bu müzeyi de mutlaka ziyaret edin.

Cunda Rahmi Koç Müzesi

Müze ile ilgili detaylı bilgi için Cunda Rahmi Koç Müzesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

-Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Cunda Adası’ndaki 2. durağımız Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı oldu. Aslında kitaplığın gezilir kılan yanı sadece muhteşem manzarası değil benim burada Türkiye’nin Bled Gölü’nü görmem.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Bled Gölü’nü gezenler bilir. Bir göl ve üzerinde Cerkev Marijinega Vnebovzetja yani Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Kilisesi bulunuyor. Bled Kalesi’nden çekilen bu görüntü ise bugün ülkenin de sembolü olarak kullanılıyor.

Birebir aynısı olmasa da benim Aşıklar Tepesi’ndeki kitaplığın kafesinden gördüğüm üzerinde manastır bulunan Tavuk Adası görüntüsü de buna yakın bir görüntü.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Müzeyi gezdikten sonra mutlaka yokuştan devam edip kitaplığı da görün. Kitaplık ile ilgili detaylı bilgi için Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

-Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi

Daha önce hiç adını bile duymadığım Küçükköy (Yeniçarohori) ile bu gezimiz kapsamında tanışmış da olduk. Küçükköy, Ayvalık merkeze sadece 5 km mesafede bulunuyor. Arabayla 10 dakikada varabilirsiniz.

Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi

Açıkçası söz konusu köy bölgeye gelmeden önce yaptığım yapılacak listesine çoğu gezginin belirtiği mutlaka kontenjanından girdi. Ben buraya mutlaka der miyim? derseniz demem. Ancak ahalinin gelecekte köyü nerede gördüğü noktasına da saygılıyım. İnşallah amaçlarına ulaşırlar.

Nedir bu amaç derseniz. An itibariyle yazımda genişçe açacağım SENTRUM Yeşil Destinasyon Modeli uygulanıyor. Bu modelin ulaşmak istediği vizyon Avrupa’daki ortaçağ köyleri gibi sanatla anılan sanat ve sanatseverlerin buluştuğu bir köy olabilmek.

Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi

Küçükköy’de bir ortaçağ köyü. Kültür Bakanlığı’nın Türkiye’nin en güzel 5 köyü listesine girmiş bile…başarabilirler mi? Bence daha çok yolları var gibi…ama mümkün.

Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi

Küçükköy (Yeniçarohori) ile ilgili detaylı bilgi için Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi başlıklı yazımızı mutlaka okuyun.

-Şeytan Sofrası

Ayvalık bölgesine yaptığımız gezinin önemli ayaklarından biri de Şeytan Sofrası Gezisi oldu. Şeytan Sofrası, Ayvalık merkeze sadece 10 km mesafede bulunuyor. Arabayla 15 dakikada varabilirsiniz.

Şeytan Sofrası Gezisi

124 metre yüksekliğindeki tepelik alan, Ayvalık’ın en etkileyici teras manzara noktalarından biri. Hatta tüm Ayvalık Adaları ve Midilli Adası manzarası ile o muhteşem gün batımı ortamı da dikkate alınırsa bir simge bile denebilir.

Yaklaşık 30 sene önce geldiğimiz bu tepeye yıllar sonra oğlumuzla tekrar gelmek gerçekten heyecan vericiydi. 17 hektar büyüklüğünde bu doğal alanın Türkiye’deki bir çok yerin aksine hala güzelliğini yitirmemiş olması ise bizim için çok sevindirici oldu.

Şeytan Sofrası Gezisi

Şeytan Sofrası ile ilgili daha detaylı bilgi için Şeytan Sofrası başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

-Sarımsaklı Plajı

Burası Ayvalık bölgesinde bulunan en popüler plaj. Sarımsaklı Plajı, Ayvalık merkeze sadece 8 km mesafede bulunuyor. Arabayla 15 dakikada varabilirsiniz.

Sarımsaklı Plajı

7 km uzunluğundaki mavi bayraklı plajda birçok işletme de bulunmakta. Yani burası için bir plaj değil de bir sahil bandı demek daha doğru olur.

Sarımsaklı Plajı

Biz gittiğimizde sizin de gördüğünüz gibi plaj çok temiz değildi. Ancak spor alt yapısı olarak güzel bir yer.

-Macaron Mahallesi

Macaron Mahallesi Neresidir? diye sorarsanız Ayvalık merkezinde Barbaros Caddesi ve bağlantılı sokaklarının oluşturduğu mahalle diyebilirim. Rum taş binaları ile ülkemizdeki en büyük Rum yerleşimi miraslarından biri. Bu mahallenin en önemli özelliği bugün Ayvalık’ın kalbinin attığı yer olması..

Macaron Mahallesi

Yazının başında belirtmemde fayda var. Aman Makaron demeyin mahalleden sayın abilerim çok bozuluyor tamamen gördüğünüz gibi okuyun lütfen.

Mahalledeki neo klasik mimariye sahip sarımsak taşından yapılmış evleri zamanın zenginleri için Rum ustalar tasarlamış, bazılarının arka taraflarında çok iyi korunmuş bahçeler bulunuyor.

Bunları da bakkallar, kahvehaneler ve sevimli dükkanlar tamamlıyor. Etrafa baktığınızda eskilerin özlediği soyutluktan uzak o sıcak mahalleyi görüyorsunuz.

Macaron Mahallesi

Sezonda turizm merkezi olması nedeniyle çok kalabalık olacağı şüphesiz olan Macaron Mahallesi kışın da faal. Kalabalık olmayan bir ortamda doya doya gezmek için de mahalleye kültür rotası tadında kışın gelmek bence iyi bir seçenek. Hele ki hava da yazdan kalan güneşli günler ile gezinize eşlik ediyorsa….

Sonuç olarak Macaron Mahallesi, Girit ve Midilli kaynaklı yerel mutfağı, Rum yapımı tarihi sokak ve yapıları ile bir kültürel zenginlik mahallesi. Dolayısıyla mevsimlere göre seçeneklerin ağırlığı değişse de tarihi, mimari ve kültürel görecek ve denenecek pek çok güzelliğe sahip.

Macaron Mahallesi

Macaron Mahallesi ile ilgili daha detaylı bilgi için Macaron Mahallesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ayvalık’ta Ne Yenir? Nerede Yenir?

-Ayvalık Tostu

Bu konuya adada gezilecek yerler listesinde de yer alan Taş Kahve ile başlamak istiyorum. Taş Kahve ayrıca Ayvalık’ta Ayvalık Tostu yenebilecek en iyi yerler listesinin başında da yer alıyor.

Cunda Taş Kahve

Taş Kahvenin tarihi hikayesi Osmanlı İmparatorluğunun uzak adasında, Giritli Hüseyin Bey ile başlıyor.

Hüseyin Bey, Girit Resmo’da meydanda bulunan “TAŞ KAHVE”yi babası ile beraber 1885 yılında işletmeye başlamış. Ancak babası da öldükten sonra mübadele ile birlikte 1923 yılında adadan ayrılarak annesi ile birlikte Cunda Adası’na göç etmiş. Adada küçük bir kahve açmış.

1927 yılında satılığa çıkarılınca küçük kahveyi satıp Taş Kahve’yi almış. Taş Kahve, inşasında kullanılan sarımsak taşı, işçiliği ve kolonsuz inşası ile Resmo’daki kahveye benziyormuş.

Burası aslında basit bir yer değilmiş. O zamanlar denize sıfırmış, önüne sandal bağlıyorlarmış. Mübadeleden önce burada 2 tane kuyruklu piyano varmış, Cundalılar burada dans da ederlermiş.

Annesi öldükten sonra yine Girit mübadili olan Aliye Hanım ile evlenmiş. Maalesef Hüseyin Barış’ın mutluluğu çok sürmemiş kısa bir süre sonra ölmüş.

Onun ölümünün ardından Aliye hanım eşinden yadigar kalan “Taş Kahve”nin bu günlere kadar gelmesini sağlamış.

Şu anda “Taş Kahve” oğul Ali Barış’a ait ve bu tarihi mirası aynı şekilde koruyarak hizmet ediyor.

Cunda Taş Kahve

Burada aynı zamanda damla Sakızlı, dibek ve klasik Türk Kahvesi, her boyutta sızma zeytinyağı ve yöresel yuvarlama siyah ve kırma yeşil zeytin satılıyor. İsterseniz bunları kargolayıp eve de gönderiyorlar. Biz oradayken belki de biraz şov amaçlı da olsa kahve çekirdeklerini gördüğünüz şekilde eziyorlardı.

Cunda Taş Kahve

Gelelim esas amacımıza biz buraya aslen gerçek Ayvalık Tostu yemek için geldik. Orijinal tostun ekmeği de özel. İçerisine de bildiğimizin aksine sadece kasap sucuğu ve tulum peyniri (isteğe göre domates) koyuyorlar. Bir orijinal tost 250 TL (2025) fiyat ile satılıyor. Yediklerimizi beğendik ancak fiyatın biraz fazla olmasının sebebini de sizlerin takdirine bırakıyorum.

Buranın kahve çeşitlerini ve lor tatlısını da övüyorlar. Biz gittiğimizde kış olmasına rağmen dışarısı kalabalık idi. Yazın burada yer bulabilir misiniz gerçekten işiniz zor.

Adres: Cunda, Alibey Adası, Sahil Boyu Sk. No:20, 10405 Ayvalık/Balıkesir Tel: (0266) 327 11 66

Tostçular Çarşısı

Tabii ki Ayvalık’ta bu tost neredeyse her yerde satılıyor. Merkezde ise Tostçular Çarşısı ön planda ama genelde çok şikayet var. Tercih tabii ki sizin.

-Boşnak Böreği ve Mantısı

Burada yiyebileceğiniz en güzel orijinal yemekler biri de Boşnak börekleri ve mantıları. Ancak bunun için Küçükköy (Yeniçarohori)’e gelmeniz şart.

Dediklerine göre asıl Boşnak böreği ıspanaklı ve peynirli olurmuş. Bugün ise patateslisi, kıymalısı ve sade peynirlisi, hatta patlıcanlısı bile var.

Küçükköy (Yeniçarohori) Gezisi

Boşnak mantısı ise fırında pişmiş kıymalı bohça böreğinin üstüne yoğurt ve kırmızı biberli tere yağı dökülmüş hali olarak görebilirsiniz.

Hemen meydanda yıllara meydan okuyan asırlık çınar ağaçları altında börek yemek de ayrı bir ayrıcalık.

-Papalina

Ayvalığa gelip Papalina yemeden olmaz. Papalina bölgeye özel bir balık. Hamsinin küçüğü gibi gözükse de değil. Yerel halk balığı genellikle ızgara meze olarak tüketiyor ama ben zeytinyağında unla yapılan kızartmasını tercih ettim.

Aslan Balık

Bu balığı yemek için tercihimiz Macaron Mahallesi’ndeki Aslan Balık oldu. Burası macaron pastane bölgesinden 3-5 bina ötede küçük ama sevimli bir restoran. 3-4 masa ile iş yapıyor ancak Internette puanı oldukça yüksek görünüyor.

Aslan Balık

Eşim ve oğlum tok olduğu için Papalina balığını sadece ben söyledim. Zaten mevsimi de olmadığından elinde sadece 2 porsiyon vardı. Birini ben almış oldum.

Aslan Balık

Bizimkilere de tadımlık tereyağında karides ve yanında salata söyledim. Hizmete de karides güvece de bayıldık.

Soft içecekler dahil 1250 TL (2025) ücret ödedik. Bana oldukça makul geldi.

Burası gece yarısına kadar açık. Bölgeye gelirseniz sizin de denemenizi öneririm.

-Kokoreç

Daha önce Ayvalık gezisi yapmış oğlumuz ısrarla Tıka Basa Kokoreç & Izgara’nın kokoreçini övüp mutlaka yememizi tavsiye etti. Biz de onu kırmadık.

Tıka Basa

Aslında sadece kokoreç yapmıyorlar. Izgara çeşitleri de var ancak mangaldaki kokoreçin görünüşü o kadar çekici ki muhtemelen en çok kokoreç talep ediliyor.

Tıka Basa

Biz burada yarımşar iri kıyım kokoreç söyledik. Gerçekten çok güzeldi. Rahatlıkla bir tane daha yiyebilirdim.

Yarım kokoreç 300 TL (2025) Mutlaka denemelisiniz. burası da sabah 04’00’a kadar açık.

Bizimkisi kısa süreli bir gezi olduğu için bunların dışında Ayvalık’ta her hangi bir şey yemedik. Şimdilik diyorum çünkü sahilde ve Macaron Mahallesi’nde çok fazla restoran var ve mevsimin en taze deniz ürünlerini günlük hazırlanan mezeler eşliğinde deneyebilirsiniz.

Kışın Ayvalık Gezisi

Diğer taraftan bölge bilindiği üzere Kuzey Ege’nin göbeğinde Zeytin ve Zeytinyağı cenneti olarak bilinen yer. Bu nedenle yemek tercihlerinizde zeytinyağı ile yapılan yemekleri de tercih edebilirsiniz.

Tatlı olarak da kavunlu dondurma ve lor tatlısı öne çıkıyor.

Ayvalık’tan Ne Alınır?

Ayvalık’ın her tarafında kahvaltılıklar ile zeytinyağı ve ürünlerini satan yerliler göreceksiniz. Bu ürünlerin hepsi kaliteli ve harika ürünler.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Peynir çeşitlerinde de oldukça başarılılar. Çeşit çeşit harika peynirlerden alabilirsiniz.

Perşembe günleri Ayvalık’ta semt pazarını kuruluyor. Ayvalık civarında yetişen daha önce adını bile duymadığınız Ege otları göreceksiniz. Mevsimi önemli değil oradaysanız mutlaka görün en azından fotoğraf çekersiniz.

Ayvalık ahalisi el sanatlarında da oldukça başarılı. Özellikle Macaron Mahallesi’nde çok güzel ve orijinal ürün üretimleri var. Evde ihtiyacınız olan hatıralıklardan alıp kullandıkça burayı hatırlayabilirsiniz.

Değerlendirme

Bu yazıda sizlere Ayvalık ve çevresinin kışın sahip olduğu yalnız atmosferi anlatmaya çalıştım. Bazıları kışın orada ne var ki diyebilir. Bir fotosever ve tarihsever olarak ben böyle düşünmüyorum. Rum taş binaları ile ülkemizdeki en büyük Rum yerleşimi miraslarından biri. Rengarenk sokakların ahengini tamamlayan mimari gerçekten takdir edilesi cinsen.

Tabii ki deniz kum güneş derseniz o na da sezonda ve bayramlarda sakın ha derim. Tabii ki bu benim kişisel fikrim.

Beni burada en çok etkileyen görüntü. Cunda Adası’nda Aşıklar Tepesinden bakınca gördüğüm Bled Gölü görüntüsü. Birebir aynısı olmasa da benim gördüğüm üzerinde manastır bulunan Tavuk Adası görüntüsü de buna yakın bir görüntü. Bu görüntü mutlaka değerlendirilmesi gereken bir görüntü.

Balıkesir ile ilgili diğer yazılarımız için Balıkesir Gezi Rehberi‘ne bakmayı unutmayın. Sağlıcakla Kalın…

Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi Kışın Ayvalık Gezisi

Exit mobile version