Site icon Gezer Döner – Gezi Rehberi Sitesi

Kışın Cunda Adası Gezisi

Kışın Cunda Adası Gezisi

Kışın Cunda Adası Gezisi

Yazı Dizisi : Balıkesir Gezi Rehberi
Daha Fazla Yazı

Yazar : Serhat ÇELEBİOĞLU

Aile olarak Ayvalık bölgesine yaptığımız gezinin ilk ayağı Kışın Cunda Adası Gezisi oldu. Bu adaya yaklaşık 30 sene önce eşimle birlikte turla gelmiş zeytinyağında yüzen muhteşem bir salata eşliğinde deniz çuprası yemiş çok da beğenmiştik.

Aslında kısa süre bulunmak zorunda kaldığımız adanın sadece lezzetleri ile değil kendisi de damağımızda bir tat olarak kalmıştı. Yıllar sonra tekrar bu sefer oğlumuzla adadayız.

Internette Cunda dendiğinde güzel güzel olmasına, ancak gittikçe İstanbullu turiste yönelik yeni Alaçatı haline geldi deniyor. Yani sezonda genel bir şikayet havası hakim.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Sezonda turizm merkezi olması nedeniyle çok kalabalık olacağı şüphesiz olan adaya kışın gitmenin de bazı kısıtlamaları var. Ancak, kalabalık olmayan bir ortamda doya doya gezmek için de adaya kültür rotası tadında kışın gelmek bence iyi bir seçenek. Hele ki hava da yazdan kalan güneşli günler ile gezinize eşlik ediyorsa….

Ada sıradan bir ada değil. Ayvalık koyundaki 22 adadan biri olan Cunda Adası, adalar arasında yaşam olan tek ada ve adalar merkezi olması ile ünlü. Aynı zamanda 23,3 km² yüz ölçümü ve 28,5 km kıyı uzunluğu ile Türkiye’nin de 5. büyük adası.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Sonuç olarak yakın adaları, sahilleri, Girit ve Midilli kaynaklı yerel mutfağı, Rum yapımı tarihi sokak ve yapıları ile bir kültürel zenginlik adası. Dolayısıyla mevsimlere göre seçeneklerin ağırlığı değişse de tarihi ve doğal görecek ve denenecek pek çok güzelliğe sahip.

Yazımın bundan sonrasında tüm gezgin arkadaşlarım için gezimiz esnasında dikkatimi çeken hususlara yönelik çok detaylı bilgiler vereceğim.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Cunda Adası’na Nasıl Gidilir?

Cunda Adası, Ayvalık ilçe merkezinin hemen karşısında kuş uçumu 3 km kuzey batısında bulunuyor.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Arabayla Cunda Adası; Ayvalık merkeze boğaz köprüsünü kullanarak 7 km (15 dakika), İstanbul’a Bursa üzerinden 410 km (4,5 saat ), Ankara’ya Bursa üzerinden 740 km (7,5 saat ), İzmir’e 165 km (2 saat ) mesafede bulunuyor.

İstanbul’dan deniz yolunu kullanarak gelmek isterseniz de İDO feribotları ile Bandırma’ya gelip oradan Cunda’ya ulaşabilirsiniz. Feribotla ulaşım yaklaşık 2 saat, karayolu ile ise ortalama 3 saat sürüyor. Tabii ki burada yorulmadan zaman kazanımı ve maliyet değerlendirmesi karşılaştırması size ait.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Kitaplık önünde araç park edilecek sınırlı bir alan olmakla birlikte adayı rahat gezmek isterseniz bence merkez girişinde arabanızı park etmeniz ya da otoparka bırakmanız daha doğru olur.

Arabanız yoksa Cunda Adası’na hava yolu ile ulaşım Balıkesir Edremit Koca Seyit Havalimanı üzerinden gerçekleştiriliyor. Havalimanı arabayla Cunda Adası’ndan sadece 45 km (45 dakika) mesafede bulunuyor. Havaalanından Ayvalık’a sitesinden rezervasyon yaptırmak şartı ile direkt servis hizmeti de var.

Cunda Adası

Arabanız yoksa Ayvalık’tan Cunda Adası’na otobüs, minibüs ve tekne ile ulaşabilirsiniz.

Ayvalık Merkez-Cunda Adası arasında belediye otobüsleri ve minibüsler çalışıyor. Otobüs sefer saatleri için tıklayınız.

Cunda Adası Tarihi

Adanın ismi, ilk defa MÖ 454 yılında Atina’ya haraç ödeyenler listesinde Ekatonisos olarak geçmiş.

Kışın Cunda Adası Gezisi

İstanbul’un fethi öncesinde Doğu Roma İmparatorluğu’na gelecek yardımları engellemek isteyen Osmanlı İmparatorluğu, adaya bir deniz üssü kurmuş. Buranın korsan saldırılarından uzak ve güvenli olduğunu düşünen Rum ahali de ilk defa bu dönemde adaya yerleşmeye başlamış.

Adanın ismi ise düşünülenin aksine Türkçe kaynaklı.  Kökeni Türkçe yaban atı anlamına gelen yunt kelimesine dayanıyor.  

Piri Reis, bölge adalarının haritasını çıkarmak üzere bölgeye geldiğinde başıboş atları görünce bu adalara Yund Adaları demiş ve Kitâb-ı Bahriye adlı eserinde de Ayvalık Adaları’nın bütünü için “Yund Adaları” ismini kullanılmış.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Adalarda Rum nüfusu hakim olunca da Rum telaffuzuna uygun şekilde buraya Cunda Adası denmiş.

Bölge, 1789 yılında Cezayirli Hasan Paşa tarafından çıkartılan bir fermana istinaden özerk bölge olunca ada da bu özerk bölgenin en önemli merkezlerinden biri olmuş.

Zeytin, zeytinyağı, sabun, şarapçılık ve dericilik sayesinde çok zengin olan ada Yunanistan’dan bile göç almaya başlamış. Dolap Adası ana kara bağlantısı 1817 yılında denizin doldurulmasıyla bu dönemde sağlanmış.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Ancak 1821 yılında Mora İsyanı’na paralel olarak çıkan milliyetçi isyan ile adanın gelişimi de durmuş. Zaman içerisinde adada kalan son Türkler de adayı terk etmiş ve ada tam bir zengin Rum adası haline gelmiş.

Osmanlının zayıfladığı son döneminde iyice zenginleşen Rumlar neredeyse tamamen bağımsız hareket ediyormuş. Bugün görülen eski evlerin neredeyse hepsi orijin olarak bu dönemde yapılan Rum evleri.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması, 1919 yılında adanın Yunan Ordusu tarafından işgali edilmesi ve Kurtuluş Savaşı sürecinde adada meydana gelen olaylar savaş sonrası zorunlu mübadeleyi de beraberinde getirmiş.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Bütün arnavut kaldırımlı taş evli zengin Rum mahalleleri bir anda Türk mahallelerine dönmüş ve kargaşa ortadan kalkmış.

Doğal ve kültürel güzellikleri ile ünlü Cunda artık bir turizm merkezi olarak dikkat çekmeye başlamış.

Cunda ile Ayvalık arasında yer alan Dolap Adası ise, 1964 yılında inşası tamamlanan 54 m uzunluğundaki Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü ile Cunda Adası’na bağlanmış. Böylece Cunda Adası’nın da kara bağlantısı sağlanmış.

1976 yılında Ayvalık ve çevresindeki 17.900 hektarlık alan doğal ve tarihi sit alanı olarak kabul edilmiş

1995 yılında Cunda Adası’nın da içerisinde olduğu Ayvalık Adaları Tabiat Parkı, kapladığı 17.950 ha alan ile ülkemizin en büyük Tabiat Parkı ilan edilmiş.

2023 yılında, Cunda Adası’nın doğal sit alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmiş.

Cunda Adası Bugün

Alibey Adası son yıllarda yerli turizm merkezleri arasında öne çıkan yerlerden biri. Özellikle Cunda zengin Rum taş binaları ile ülkemizdeki en büyük Rum yerleşimi miraslarından biri.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Rengarenk sokakların ahengini tamamlayan mimari gerçekten takdir edilesi cinsen.

Burada özellikle kapılar en çok ilgimi çekenler oldu. Ahşap detayları ve eskitmeleri harika. Gerçekten çok güzeller.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Özellikle fotoseverlerin burayı çok seveceğinden eminim.

Tabii ki bu durum turizm talebine de yansıyor. Yaz aylarında bu küçük adanın nüfusunun 20 bin civarında olduğu söyleniyor.

Yabancıların tur rotasında da ada var. Mesela biz oradayken Koreli büyük bir grup ada gezisi yapıyordu.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Ada halkının turizm yanında en önemli geçim kaynakları ise zeytincilik ve balıkçılık. Harika zeytinleri taptaze balıkları var ve bunların hepsini bulabileceğiniz çok güzel bir restoran sahiline sahipler.

Cunda Adası Gezilecek Yerler

-Cunda Rahmi Koç Müzesi

Cunda Adası’ndaki ilk durağımız Cunda Rahmi Koç Müzesi oldu. Aslında müzeyi gezilir kılan müzenin Ayvalık bölgesinin en önemli tarihi eserinin içerisinde kurulmuş olması.

Cunda Rahmi Koç Müzesi

Söz konusu tarihi eserin adı eski adıyla Taksiyarhis Kilisesi yeni adıyla Cunda Rahmi Koç Müzesi. Kilisenin günümüze gelme hikayesi de oldukça ilginç.

Yapı tamamen kurtarılmış ve aslına döndürülmüş bir bina. Yolunuzun üzerinde sayılır. Kitaplığa gelmeden önce mutlaka bu müzeyi de mutlaka ziyaret edin.

Cunda Rahmi Koç Müzesi

Müze ile ilgili detaylı bilgi için Cunda Rahmi Koç Müzesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

-Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Cunda Adası’ndaki 2. durağımız Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı oldu. Aslında kitaplığın gezilir kılan yanı sadece muhteşem manzarası değil benim burada Türkiye’nin Bled Gölü’nü görmem.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Bled Gölü’nü gezenler bilir. Bir göl ve üzerinde Cerkev Marijinega Vnebovzetja yani Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Kilisesi bulunuyor. Bled Kalesi’nden çekilen bu görüntü ise bugün ülkenin de sembolü olarak kullanılıyor.

Birebir aynısı olmasa da benim Aşıklar Tepesi’ndeki kitaplığın kafesinden gördüğüm üzerinde manastır bulunan Tavuk Adası görüntüsü de buna yakın bir görüntü.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Müzeyi gezdikten sonra mutlaka yokuştan devam edip kitaplığı da görün. Kitaplık ile ilgili detaylı bilgi için Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

-Tavuk Adası Manastırı

Aşıklar Tepesi’nden bakınca koyun ortasındaki adada gördüğünüz yapının adı aslen Vaftizci Yahya Manastırı (Ay Yoannu Tou Prodromou Manastırı). Manastırın orijinali kayıtlara göre 1600’lü yıllarda 2 katlı ve 120 odalı inşa edilmiş.

Burası tarihte de önemli bir yer olmuş. 1821 de Rumlar Osmanlı’ya karşı ayaklanınca o zaman özerk olan Ayvalık ve çevresinin Osmanlı’dan kurtarılması için plan yapmak üzere Yunanlı amirallerin bu adada toplantı yaptıkları da rivayetler arasında…

Mübadele sonrası kullanımına verilen şahsın manastır içinde tavuk yetiştirilmesinden dolayı Tavuk Adası Manastırı olarak anılmaya başlamış.

1948 yılında manastır kimliği belirsiz kimseler tarafından dinamitlenince ciddi şekilde harap olmuş.

Tavuk Adası Manastırı

1995 yılında Tavuk Adası’nın da içerisinde olduğu Ayvalık Adaları Tabiat Parkı, kapladığı 17.950 ha alan ile ülkemizin en büyük Tabiat Parkı ilan edilmiş.

Tabiat Parkı için 2004 yılında hazırlanan yol haritasında Tavuk Adası, 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiş ve Ayvalık Adaları Tabiat Parkı içinde Mutlak Koruma Alanında kalmış.

İş adamı Dikran Masis, 2007 yılında 17 dönümlük Tavuk Adası’nın 14 dönümlük tapulu alanını satın almış. Daha sonra talebi üzerine harap manastırın bulunduğu yaklaşık 3 dönüm arazi de restore edilmek üzere Masis’e Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 2009 yılında tahsis edilmiş ve manastırı, müze haline getirmesine izin verilmiş.

Ancak bu satın alma aslen kar amaçlı olduğundan bundan sonra süreç farklı işlemeye başlamış. Adayı turizm üssü haline getirmek isteyen Dikran Masis; 155 odalı manastırı müze ile beraber iskelesi de olan otel kompleksi yapmak istemiş. Tabii ki bu isteği reddedilmiş. Günübirlik tesis için yapılan talep de onaylanmamış.

2021 yılında yapılan kazı çalışmaları ile manastırın temelleri ve antik taş rıhtım ortaya çıkarılmış.

Bugün bile Tavuk Adası ve manastırın son kullanımına yönelik olarak iş adamı ve halk arasındaki ihtilaf devam ediyor.

-Cunda Semt Pazarı

Pazar, Cumartesi günleri kuruluyor. Pazarda adaya özgü otları, mandıra peynirleri, yerel ürünleri ve hediyelik eşya seçeneklerini bulabilirsiniz.

Cunda Semt Pazarı

Benim burada dikkatimi çeken renklerin güzelliği. Taze Ege otları alacaksanız sanırım buradan daha iyisini bulamazsınız.

Cunda Semt Pazarı

Bu görüntüleri Türkiye’de görmek zor. Kendinizi bir Fransız köy pazarında hissediyorsunuz.

Cunda Adası Ne Yenir? Nerede Yenir?

Bu konuya adada gezilecek yerler listesinde de yer alan Taş Kahve ile başlamak istiyorum. Taş Kahve ayrıca Ayvalık’ta Ayvalık Tostu yenebilecek en iyi yerler listesinin başında da yer alıyor.

Taş Kahvenin tarihi hikayesi Osmanlı İmparatorluğunun uzak adasında, Giritli Hüseyin Bey ile başlıyor.

Cunda Taş Kahve

Hüseyin Bey, Girit Resmo’da meydanda bulunan “TAŞ KAHVE”yi babası ile beraber 1885 yılında işletmeye başlamış. Ancak babası da öldükten sonra mübadele ile birlikte 1923 yılında adadan ayrılarak annesi ile birlikte Cunda Adası’na göç etmiş. Adada küçük bir kahve açmış.

1927 yılında satılığa çıkarılınca küçük kahveyi satıp Taş Kahve’yi almış. Taş Kahve, inşasında kullanılan sarımsak taşı, işçiliği ve kolonsuz inşası ile Resmo’daki kahveye benziyormuş.

Burası aslında basit bir yer değilmiş. O zamanlar denize sıfırmış, önüne sandal bağlıyorlarmış. Mübadeleden önce burada 2 tane kuyruklu piyano varmış, Cundalılar burada dans da ederlermiş.

Annesi öldükten sonra yine Girit mübadili olan Aliye Hanım ile evlenmiş. Maalesef Hüseyin Barış’ın mutluluğu çok sürmemiş kısa bir süre sonra ölmüş.

Cunda Taş Kahve

Onun ölümünün ardından Aliye hanım eşinden yadigar kalan “Taş Kahve”nin bu günlere kadar gelmesini sağlamış.

Şu anda “Taş Kahve” oğul Ali Barış’a ait ve bu tarihi mirası aynı şekilde koruyarak hizmet ediyor.

Cunda Taş Kahve

Burada aynı zamanda damla Sakızlı, dibek ve klasik Türk Kahvesi, her boyutta sızma zeytinyağı ve yöresel yuvarlama siyah ve kırma yeşil zeytin satılıyor. İsterseniz bunları kargolayıp eve de gönderiyorlar. Biz oradayken belki de biraz şov amaçlı da olsa kahve çekirdeklerini gördüğünüz şekilde eziyorlardı.

Cunda Taş Kahve

Gelelim esas amacımıza biz buraya aslen gerçek Ayvalık Tostu yemek için geldik. Orijinal tostun ekmeği de özel. İçerisine de bildiğimizin aksine sadece kasap sucuğu ve tulum peyniri (isteğe göre domates) koyuyorlar. Bir orijinal tost 250 TL (2025) fiyat ile satılıyor. Yediklerimizi beğendik ancak fiyatın biraz fazla olmasının sebebini de sizlerin takdirine bırakıyorum.

Buranın kahve çeşitlerini ve lor tatlısını da övüyorlar. Biz gittiğimizde kış olmasına rağmen dışarısı kalabalık idi. Yazın burada yer bulabilir misiniz gerçekten işiniz zor.

Adres: Cunda, Alibey Adası, Sahil Boyu Sk. No:20, 10405 Ayvalık/Balıkesir Tel: (0266) 327 11 66

Bunun dışında adada her hangi bir şey yemedik. Ancak sahilde çok fazla restoran var ve mevsimin en taze deniz ürünlerini günlük hazırlanan mezeler eşliğinde deneyebilirsiniz.

Mesela Papalina bölgeye özel bir balık. Hamsinin küçüğü gibi gözükse de değil. Mutlaka deneyin. Uno’nun karidesli spagettisi de çok ön planda bilginize..

Kışın Cunda Adası Gezisi

Diğer taraftan bölge bilindiği üzere Kuzey Ege’nin göbeğinde Zeytin ve Zeytinyağı cenneti olarak bilinen yer. Bu nedenle yemek tercihlerinizde zeytinyağı ile yapılan yemekleri de tercih edebilirsiniz.

Tatlı olarak da kavunlu dondurma ve lor tatlısı öne çıkıyor.

Cunda Adası Ne Alınır?

Adanın her tarafında kahvaltılıklar ile zeytinyağı ve ürünlerini satan yerliler göreceksiniz. Bu ürünlerin hepsi kaliteli ve harika ürünler.

Kışın Cunda Adası Gezisi

Peynir çeşitlerinde de oldukça başarılılar. Çeşit çeşit harika peynirlerden alabilirsiniz.

Cunda ahalisi el sanatlarında da oldukça başarılı. Evde ihtiyacınız olan hatıralıklardan alıp kullandıkça burayı hatırlayabilirsiniz.

Değerlendirme

Bu yazıda sizlere Cunda Adası’nın kışın sahip olduğu yalnız atmosferi anlatmaya çalıştım. Bazıları kışın orada ne var ki diyebilir. Bir fotosever ve tarihsever olarak ben böyle düşünmüyorum. Tabii ki deniz kum güneş derseniz o na da sezonda ve bayramlarda sakın ha derim. Tabii ki bu benim kişisel fikrim.

Beni burada en çok etkileyen görüntü. Aşıklar Tepesinden bakınca görülen Bled Gölü görüntüsü. Birebir aynısı olmasa da benim Aşıklar Tepesi’ndeki kitaplığın kafesinden gördüğüm üzerinde manastır bulunan Tavuk Adası görüntüsü de buna yakın bir görüntü. Bu görüntü mutlaka değerlendirilmesi gereken bir görüntü.

Balıkesir ile ilgili diğer yazılarımız için Balıkesir Gezi Rehberi‘ne bakmayı unutmayın. Sağlıcakla Kalın…

Kışın Cunda Adası Gezisi Kışın Cunda Adası Gezisi Kışın Cunda Adası Gezisi Kışın Cunda Adası Gezisi Kışın Cunda Adası Gezisi Kışın Cunda Adası Gezisi

Exit mobile version