Site icon Gezer Döner – Gezi Rehberi Sitesi

Hatay ve İlki Düzenlenen Defne Kitap Fuarı

Yazı Dizisi : Hatay Gezi Rehberi

Yazar : Sevdiye Yeşil

Hatay ve İlki Düzenlenen Defne Kitap Fuarı için “Medeniyetler Şehri” sloganıyla yine yollardaydık. Bu güzel şehirde dolu dolu 11 gün geçirecektik. 

Heyecanlıydım, herkes bana Ermenisi, Süryanisi, Alevisi birlik beraberlik içinde öyle güzel yaşıyorlar ki hayran kalacaksın. Okumayı da çok severler dediklerinde nasıl heyecanlanmam ki.

Heyecanım çabuk geçti çünkü Hatay’a yoğun sis sebebiyle tam 3 saat rötarlı indik ve hava çok soğuktu.

Havaş şoförü Suzan Hanım

Hatay’da ilk olarak bizi şehir merkezine götüren Havaş şoförü Suzan Hanım ile tanıştık. Kendisine hayran kaldım. Naifliğinin yanında güçlü bir kadın gördüm işini titizlikle yapan. İnşallah kendisiyle tekrar seyahat fırsatı yakalayabilirim. Bayanları her alanda görmek güzel. Suzan hanım beş çocuk annesi ve çok güzel mavi gözleri var. Donanımlı, kendini geliştirmiş bir çok kişiye örnek model olabilecek özelliklere sahip.

Liban Otel

Fuarı Defne Belediyesi düzenleyeceğinden konaklama için Harbiye De Liban Otel seçilmiş. Otel çok soğuk olsa da fuar ile olan kolay toplu ulaşım bağlantısı nedeniyle konum olarak oldukça güzel bir yerdeydi.

Harbiye De Liban Otel

Fuar alanı önünden 303 numaralı şehir içi otobüse binip otel önünde iniyorduk. Otelimiz hem fuar alanına yakın olduğu için halkın içine karıştık ve müthiş keyif aldık.

Hatay Yağmurları ile Tanışmamız

Fuarın yapılacağı Sümerler Maksim Alanı’na yerleşmeye başladık. Soğuk bir tarafa hava durumu bizim orada geçireceğimiz süre için neredeyse her gün yağış veriyordu. 

Hatay Zabıta Sabri Bey

Yabancıyız sonuçta. Yağış oranı da yüzde sekseni gösterince biz de fuar bölgesinde görevli zabıta Sabri Beye gerçekten 11 gün boyunca yağmur yağar mı? diye sorduk. Başladı anlatmaya; meğer Hatay yağmurları ile meşhurmuş. Yağmaya başladığı zaman 40 gün sürüyormuş. Bir de yaşanmış bir olayı paylaştı bizle..

Bir Suudi Arabistanlı tır dolusu koyun, kuzu, deve gibi hayvanları şehre getirmiş satmak için. O günlerde de yağmur yağmaya başlamış. Adamcağız da yağmuru görünce kim kaç lira verirse itiraz etmeden kabul ediyorum demiş. Amacı biran evvel hayvanlarını bitirip memleketine dönmekmiş, dönmüş de. Yıllar sonra da Hatay’dan biri Sudi Arabistan’a gitmiş ve bu adama denk gelmiş. Sohbetleri esnasında adam memleket neresi diye sormuş. Türkiye cevabını alınca neresinden demiş. Antakya’yı duyunca da -Allahını seversen o yağmurlar sürüyor mu hala? diye sormuş.

Hatay Yağmurları

Biz çok güldük bu anekdota. Gülen yüzler görünce mutlu oluyorum, seviniyorum. Son zamanlarda genelde asık suratlar gördüğüm için Hatay mutlu bir şehir diye düşündüm.

İşin komiği orada kaldığımız 11 gün boyunca o meşhur yağmurlar sürdü. Belki 10 belki 40 yılda bir denk gelen soğuklar da cabası.

Hatay Birinci Defne Kitap Fuarı

İşte o soğuk fuarda da işimizi oldukça zorlaştırıyordu.

Hatay Birinci Defne Kitap Fuarı

Birinci Defne Fuar’ı Sümerler Maksim Alanı’nda düzenlendi. Hava şartları ve ilk fuar olması sebebiyle yoğun bir fuar olmadı.

Hatay Birinci Defne Kitap Fuarı

İnsana hasret kaldığımız boş saatlerimiz çoktu ama gelen ziyaretçilerin muhteşem donanımlı okuyan, gezen, araştıran, sorgulayan kültür seviyesi yüksek yetişkinler olması gülümseme sebebim oldu.

Cam mavisi gözler de Hatay’a has sanırım. Fuar ziyaretçilerimiz içerisinde o açık mavi gözleri epeyce gördüm ve beğenmemek mümkün değildi.

Hatay Birinci Defne Kitap Fuarı Soğuktan Çadırımıza Sığınan Patican

Bu arada bir sokak köpeği ıslanmış ve muhtemelen de çok üşümüş. Fuarın en kalabalık saatinde içeride turluyordu.

Hatay Birinci Defne Kitap Fuarı Soğuktan Çadırımıza Sığınan Patican

Meğer rahat bir yer arıyormuş kendine, geçiş koridorunda aradığı rahat yeri bulmuş olmalı ki uzun bir süre çevresinden gelen geçenlere aldırmadan uyumuş.

Gençleri ise sürekli bana deneme kitapları sordu ve ilk defa bu kadar denemelere talep gördüm.

Dayanamadım ve sordum;

Neden deneme? diye. Aldığım cevap ilginçti.

Hatay Birinci Defne Kitap Fuarı

Bizim öğrenme açlığımız var, başkası ne düşünmüş, ne yazmış, nasıl bakmış merak ederiz önemlidir bizim için. Kitaplardan ne alabilirsek kar bize. Onun için deneme tercih ederiz. Roman okumayız kitaplardan alabileceğimiz bir şeyler olmalı mutlaka dedi. Hatay okumayı çok seviyor, kitaplar değerli onlar için.

Harbiye Şelaleleri

Harbiye Şelaleleri, Defne ilçesine bağlı. Hatay’a gelen herkesin mutlaka gelip gördüğü bir yer. 

Harbiye Şelaleleri
Harbiye Şelaleleri

Bir türlü dinmeyen yağmurlar bir çok yapmak istediğimiz şey gibi Harbiye Şelaleleri gezimizin tadını çıkarmamızı da engelledi.

Harbiye Şelaleleri
Harbiye Şelaleleri

Yani Harbiye Şelaleleri’ni hem gece hem de gündüz gördüm ama yağmurla birlikte. Orada da çok güzel mekanlar keşfettik. Özellikle Kafka ve Yaşar Kemal alıntılarının olduğu mekana bayıldım.

Hatay’da Ne Yenir Nerede Yenir?

Hatay Türkiye’nin en önemli mutfaklarından biri. Lezzetli yemek seçeneği bol ama bu malesef bu Harbiye için geçerli değil.

Harbiye’nin eski Harbiye olmadığını yerli halktan duymuş bir kaç tavsiye mekanla da test etmiş olduk. O muhteşem mutfağı olan Hatay’da üç günümüzü aç geçirdik dersem gülmeyin lütfen. Yemek yemek için Harbiye’yi seçerseniz sizinde aç kalma olasılığınız yüksek.

İşte Zabıta Sabri Bey burada devreye girdi. Sağ olsun imkanları dahilinde biz fuarcılara çok yardımcı oldu. Bilmediğimiz bulamadığımız her şeyi kendisine sorduk tavsiyeler aldık ve güzel yemekler yedik.

Humus çok yaygın mesela. Dünya’ya her ne kadar Lübnan Mutfağı olarak yayılmışsa da Hataylılar da humusu kendi mutfaklarından görüyor.

Klasik olanı zeytinyağlı dedikleriymiş zamanla tarifi geliştirerek tereyağlı bir lezzette çıkarmışlar ortaya. Tabi benim tercihim zeytinyağlı olanı, damak zevkime daha bir hitap etti.

Şelale Bakkaliyesi

Masal Perim vardı Hatay’da yazar Filiz Başaran Şelale ve eşi Semih Şelale Harbiye’de bir ocak başı bulduk.

Harbiye Şelale Bakkaliyesi
Harbiye Şelale Bakkaliyesi

Mangalın kralı oldu. Harbiye Şelale Bakkaliyesi’den etleri seçiyorsun ve yandaki küçücük dükkanda pişirtiyorsun. Ķüçücük diyorum ama lezzet büyük.

Hatay Tarihi Bizim Künefeci

Antakya Köprübaşı Meydanı’nda değişik yerler denedik ama en çok beğendiğimiz torundan dedeye 1946 yılından beri işin içinde olan Tarihi Bizim Künefeci oldu.

Hatay Tarihi Bizim Künefeci

Vitrin şahaneydi, künefeyi pişirmelerini izlemek başka birşey, müthiş hissettiriyor. Sahipleri öyle misafirperver ki sohbetleri de ayrı keyif, işin mutfağına girdik fotoğraf çekilmek için.

Tarihi Cindi Hamamı

Künefecinin karşısında ki Tarihi Cindi Hamamı’nın da havası çok değişik geldi.

Hatay’dan Ne Alınır?

Turunç memleketi diyorlar ya Hatay için o mandalinalar nasıl lezzetli nasıl büyük dalından koparıp yemek kısmet olmasa da organiğini getiren arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

Hatay Turunç Ağaçları

Benim yaşamak istediğim dalından koparma zevkini onlar yaşadı olsun yeme zevki hala bende.

Hatay Mandalinası

Hatta sosyal medya da paylaşım yaptım. Bizim yoğun talep gören “Kafaya Nasıl Takmayız” kitabının önüne mandalinayı koyup “Kafaya mı taksam, mideye mi atsam” dedim. Tabii ki mideye attım.

Hatay Defne Sabunu

Diğer dikkatimi çeken bir şey de her tarafta gördüğüm Defne Sabunları. Defne Belediyesi Defne ağacı ve defne sabunları ile ünlü bir yermiş. Bu sabunlar da her türlü deri hastalığı için bire birmiş.

Eve Dönüş

Yeni yılı ailem ile Edirne’de geçireceğim için bir gün önce ayrıldım Hatay’dan. Fuarcı arkadaşlarımın beni bir uğurlayışı vardı ki Survivor gibi kitapvivor’dan ilk kurtulan bendim ve alkışlar eşliğinde uğurlanıyordum aslında soğuktan kurtuluyordum.

Hatay

Darısı başımıza nidalarını duydum. Hayatımda ilk defa bu kadar soğuğa maruz kalmıştım ve tek değildim. Çok üşüdüm ama güzel dostluklarla Hatay’dan ayrılırken henüz görmediğim o kadar çok yer vardı ki uzun çarşı gibi;

– Daha sıcak günlerinde tekrar görüşmek üzere hoşça kal diyordum.

Exit mobile version