Site icon Gezer Döner – Gezi Rehberi Sitesi

Madagaskar Gezisi

Yazı Dizisi : Madagaskar Gezi Rehberi
Yazar : Nesrin Orçun Ciritci

Sevgili dostlar! Bugün size 2 yıl önce yaptığımız Dünya’nın 8. Kıtası 4. Büyük Adası Madagaskar Gezisinden bahsetmek istiyorum.

THY direkt uçuşuyla Madagaskar’a yola çıktık. Uçak çok kalabalıktı, özellikle de Avrupalı turistler çoğunluktaydı.

Madagaskar’ın ne kadar çok yolcusu varmış derken uşak önce Mauritius Adası’na uğrayınca gerçek ortaya çıktı. Meğer neredeyse herkes Mauritius Adası’na gidiyormuş. )))) ne de olsa, son yılların popüler adası…

Madagaskar Gezisi

Madagaskar’ın Özellikleri

Madagaskar, Fransız sömürgeliğinden 1960 yılında kurtulabilmiş. Ancak her yerde Fransız etkisi hala görülüyor. Mesela dağlarda bungalov kulübelerde konakladığımız yerler Fransız bir kadın tarafından işletiliyordu. Ülkede resmi anonslar hala Fransızca yapılmakta..

Lemurlar

Dünya’nın 4.büyük adası olan Madagaskar’da 250 bin canlı türü var ve bunların %70’i sadece Madagaskar’da yaşıyor. Bu türlerin en ünlüsü ise Lemurlar.

Ahh o yağmur ormanları… saatlerce yürüyerek o Lemurların gizli dünyasını keşfetmek.. daldan dala danslarını seyretmek ne hoştu. Veya yine saatlerce yürüdükten sonra bir dağın tepesinde buz gibi suyu olan bir göl bulmak ve yüzmek.

Öküz ve ineklere ise Zebu diyorlar. Sırtları hörgüçlü bu hayvanları her yerde görebilirsiniz.

Madagaskar’da Bir Baobab Ağacı

Bir de Baobab Ağaçları çok ilginç ve güzel. Bazı bilim adamları işte bu adanın nadir ekolojik özelliklerinden dolayı Madagaskar’ı 8. kıta olarak kabul ediyorlar.

Madagaskar Halkı

Yerel halkın ataları M.Ö 500’lü yıllarda Hint Okyanusu’nun öteki ucundaki Borneo Adası’ndan buraya gelmiş. Bu nedenle de yanı başındaki Afrika kökenli halklardan farklılık arz ediyorlar. Bu yüzden fotoğraflarda da göreceğiniz gibi Afrika halkları yerine Asya halklarının özelliklerini taşıyorlar.

23 milyon nüfuslu ülkede halkın yarsı Hristiyan diğer yarısı da yerel dinlere inanıyor. Az miktarda da olsa Müslüman nüfus da var.

Yollarda, şehirden şehre bize özel minibüsümüzle gittik. Bu sayede adayı baştan başa dolaşabildik. Yol boyunca bir sürü köyden geçtik.

Yollarda, o insanların çaresizliği, fakirliği bizi bizden aldı. Aahh….halk çok fakir maalesef.. yarısından çoğu günde 1 $ kazanabiliyor. Evet , insanlar çok fakir ama hep güler yüzlüler. Belki de başka hayatları pek bilemiyorlar… kim bilir.. !

Bir Restoran Şovu

Bu arada fakir ülke ama otel ve restoranlar da herhangi bir sorun yok. Gayet hoş restoranlar var. Buralarda müzik dinleyip yerel danslarını da seyredebilirsiniz. Belki de en az turist gördüğüm ülke burası oldu.

Madagaskar

Madagaskar’da nehir kenarlarından gezerseniz 3 şey görebilirsiniz.  Altın arayanlar, banyo yapanlar ve çamaşır yıkayanlar. Tabii bir de kurusun diye otlara serilmiş çamaşırlar… ))) Bunların hepsi aynı yerde, ayni anda oluyor.

Madagaskar’ın Çocukları

Madagaskar’ın Çocukları

Çocuklar rastladıkları her yerde aracımızın yanında koşmaya çalıştılar. Biz de getirdiğimiz defter, kitap, kalem, oyuncak, bisküvi ve şeker gibi şeyleri vermeye çalıştık. Bazıları alamadı ama aralarında paylaşamama gibi bir durum da yaşanmadı.

Madagaskar’da Bir Sınıf

Bir köy okuluna gittik. Sadece bir kaç sınıf var. Forma falan yok tabii… defter, kalem varsa ne ala…. çoğunda ayakkabı bile yok. İçiniz parçalanıyor… etrafınızı sarıyorlar sevgi ile..

Madagaskar’da Bir Abla

Kız çocukları ister 8 ister 12 yaşında olsun, kardeşlerinin ikinci anneleri gibi. Sırtlarındaki kumaş parçalarında kardeşlerini taşırlar. Anneler çalıştığından (öyle düşünüyorum ) görevleri kızlarına devretmiştir.

Madagaskar’da Nerede Kalınır?

Birkaç gün okyanus kıyısında bir otelde kaldık. Ellerimizde el fenerleri ile odamıza gidiyorduk. Odalar, açık alanda yan yana sıralanmış ev şeklindeydi. Önümüz kum ve denizdi.. Gece boyu dalga, kuş, böcek ve bilemediğimiz canlıların sesleriyle uyuduk. Sabah bir kalktık ki deniz bizden 200-300 m uzaklaşmış

Meğer med cezir olayı fazlaymış orada.. Denize girdik, güneşlendik. Etrafımızda balıkçılar, çocuklar ve kadınlar… Harika bir yerdi…

Size dağların arasındaki kaldığımız o bungalov evlerden de bahsetmek istiyorum. Dediğim gibi sahibi Fransız bir kadındı. Orada birkaç Avrupalı turist vardı Evlerimize yerleştik, Yemeğimizi yedik. Telefonlarımızı şarj ettik. Otel sahibi saat 10’dan sonra elektrik olmadığını kesileceğini söyledi. Her aksam bu böyleymiş meğer. Evet, kesildi el fenerlerimizle kulübelerimizi zor bulduk.

Kaldığımız Evler

Etraftan hayvan sesleri geliyor ve ben hayatımda zifiri karanlığın ne olduğunu orada öğrendim. Simsiyah bir boşlukta gibisiniz. Çok sarsıcı… Yorganı basımın üstüne kadar çektim (ne olur ne olmaz minik yaratıklar her yerden gelebilirdi). Uyudum ve çok sevdim orayı.. Sabah kalktığımızda bazı arkadaşlar hiç uyuyamamışlardı.

Ölüler Bayramı

Yine bir gün yollardayız büyük bir mezarlığın önünden geçerken bir baktık bütün mezarlar süslenmiş, çiçeklerle dolmuş.. insanlar süslü süslü giyinmişler.. meğer ölüler bayramıymış.. Her yıl bu dönemde ölülerin ruhlarının mezarlarının başında olduklarına inanırlarmış. Ve yaşayanlar onlara ikramlarda bulunurlarmış.

Evett… ! Çok vaktinizi aldım. Gayet güzel , hoş ve ilginç bir geziydi.. Tavsiye mi? Tabii ki tavsiye ederim. Zaten fotoğrafları görünce bunu siz isteyeceksiniz. Bir başka coğrafya da buluşmak üzere hoş çakalın…. )))

Exit mobile version